Biyoloji Sözlüğü

Biyoloji Sözlüğü

All | Latest | # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z | Submit a name
There are currently 1652 names in this directory
Abiyotik
Canlı olmayan.
Submitted by:

abiyotik faktör
Organizmanın yaşam ortamındaki toprak, su, iklim, inorganik maddeler gibi biyolojik olmayan faktörlerin tümü.
Submitted by:

Absisik asit (ABA)
Büyümeyi inhibe eden bitki büyüme hormonu.
Submitted by:

Absisyon Tabakası
Yaprak sapının dip kısmında yer alan, birbiriyle gevşek olarak bağlantılı, ince duvarlı hücrelerden oluşan özel bir tabaka. Bu hücre tabakası, yaprağın bağlantısını zayıflatır ve yaprak dökümüne olanak verir.
Submitted by:

Absorpsiyon
Ab-den+sobere-emme Bir maddenin deri ve sindirim kanalı mukozası tarafından alınması. Bir maddenin enerjiyi veya diğer bir maddeyi emebilme, soğ urma yeteneğidir.
Submitted by:

Absorpsiyon spektrumu
Işığın bir maddeden geçerken emilen özel dalga boylarının enerji miktarı için bir ölçü. Her molekül kendine özgü bir absorpsiyon spektrumuna sahiptir.
Submitted by:

Açık dolaşım
Kanın damarlardan dokular arasındaki özel boşluklara yayılıp, madde alış-verişi olduktan sonra toplayıcı damarlarla kalbe dönmesine denir.
Submitted by:

Adaptasyon Uyum
Canlının yaşama ve üreme şansını artıran çevreye uyumunu sağlayan ve kalıtsal olan özellikleri. Bir canlının kendi ç evresine uyması, uymayı gerçekleştiren olaylar, canlının çevresi içinde yaşamasına olanak veren özellik.
Submitted by:

Adaptif Dallanma
Bir atasal türden farklı habitatlarda yaşayan türlerin evrimleşmesi.
Submitted by:

Adenin
Aden-bez Enerji iletiminde önemi olan nükleik asit ve nükleotidlerin adenozin tri fosfat ATP, adenozin di fosfat ADP, adenilik asit AMP bileşeni. Nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazıdır. Adenin yapısına katıldığı bazı moleküller ATP, ADP, AMP, NAD, NADP vs.
Submitted by:

Adenovirüsler
Çift zincirli DNA molekülüne sahip virüslere denir. Boyutları 70 - 80 nm olup hayvanlarda bazı tümörlere neden olur.
Submitted by:

Adenozin trifosfat ATP
Canlıların doğrudan kullandığı hücresel enerji molekülü, biyolojik enerji. Adenin, riboz ve üç fosfat grubu içeren bir organik maddedir. Biyolojik sistemlerdeki enerji iletiminde birinci derecede önemlidir.
Submitted by:

ADH
Metabolik faaliyetler sonucunda oluşan alkolleri, keton ve aldehit gruplarına çeviren enzimlerden birisi.
Submitted by:

adhezyon
Farklı molekülleri bir arada tutan çekim veya kuvvet.

Adipoz
Adiposis-yağa ait Yağın depolandığı doku ya da yağ.""
Submitted by: ""

Adrenalin
Böbrek üstü bezinden salgılanan hormon.
Submitted by:

Adventif Kök Ek kök
Ad-ya+Venire-gelmek Normal olmayan bir yerden gövdeden çıkan kök.
Submitted by:

aerob canlı
Hücresel solunum için oksijen varlığına gereksinim duyan canlı.
Submitted by:

Aerob organizma
Ancak oksijen varlığında yaşayabilen organizmalara denir tam tersi Anaerob.
Submitted by:

Aerobik
Aero-hava Yalnız moleküler oksijen bulunduğu zaman gelişme ya da metabolizleme.
Submitted by:

aerobik canlı
Hücresel solunum için oksijen varlığına gereksinim duyan canlı.
Submitted by:

aerobik solunum"
. Havadan oksijen alınarak karbonhidratların parçalanması yoluyla karbondioksit
Submitted by: su ve enerjinin açığa çıkması. 2. Oksijenli solunum."

Afaziya
A-yok+Phasis-konuşma Beyin merkezlerinin hastalanması ya da zedelenmesi sonucu olarak bazı sembolleri yazı ve söz olarak tanıyamama durumu.
Submitted by:

agar
Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jellerini hazırlamak için kullanılan jelatinimsi bir madde.

Aglütinasyon
Agglutinare-bir şeyi yapıştırmak Bir sıvı içinde dağınık halde bulunan hücre ya da parçacıkların kü meleşmesi. Kan hücrelerinin kümeleşerek pıhtılaşması.""
Submitted by: ""

Agnata
Anathos-çene Çenesiz balıklar. Lampetra sp., Mirine sp. ve bir çok sonu gelmiş türü içeren omurgalı sınıfı.
Submitted by:

AIDS
Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu, HIV virüsünün neden olduğu ve bağışıklık sisteminin etkisiz hâle gelmesiyle sonuç lanan bir hastalıktır.
Submitted by:

akne
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltahaplı sivilce.

Akondroplaziya
A-değil+Chondros-kıkırdak+Plasscin-o Yetersiz kemik oluşumuna ve cüceliğe neden olan kemik gelişim ve olgunlaşması nda kalıtsal bozukluk.""
Submitted by: ""

Akromegali
Akron-kol ve bacaklar+Megalo-büyük İskete kol ve bacaklar, burun, çene, el ve ayak parmaklarının fazla büyümesi. Hipofiz bezinden büyüme hormonun fazla salgılanması sonucu oluşabilir.
Submitted by:

Akrozom
Akron-kol ve bacaklar+Soma-vücut Sperma hayvancığının baş bölgesini örten şapka gibi yapıdır. Bir spermin yumurta zarı ile ilk olarak kaynaşan ve yumurta içerisine giren öndeki ucunda yer alan yapı.
Submitted by:

Aksiyon Potansiyeli
Faaliyette bulunan herhangi bir dokuda bir kas kasılırken ve salgı yaparken, sinirden impuls geçerken duyarlı bir aygıtla saptanabilen düşük güç te bir akım.
Submitted by:

Akson
Axon-dingil Sinir impulsunu hücreden öteye götüren sinir lifi. Sinir hücrelerinin uzun uzantısı.
Submitted by:

Aktif Taşıma
Bir maddenin
Submitted by: enerji harcanmasını gerektiren bir işlemle hücre membranı aracılığıyla

Aktin
Kasta bulunan bir proteindir. Miyozinle birlikte kasın, kasılma ve gevşe mesini sağlar. Kaslarda kasılmayı sağlayan protein yapıdaki ince iplikler.
Submitted by:

Aktivasyon enerjisi
Kimyasal bir reaksiyonun başlaması için gerekli enerji miktarıdır.
Submitted by:

aktivatör
Enzimlerin etkinliğini artıran maddeler.
Submitted by:

akut böbrek yetmezliği
Böbreğin hasar görmesi sonucu oluşan böbreklerdeki âni fonksiyon kaybı.

Akyuvar
Fagositoz yapabilen
Submitted by: antikor üretebilen

Alarm Renkliliği
Bazı hayvanların yaşamlarını sürdürmek için gösterdikleri renk adaptasyonları. Predatörler, parlak, belirgin renkler taşıyan bu hayvanların zehirli ya da tatsız olduğunu sanarak onları yemekten çekinirler.
Submitted by:

Alel
Allelon-iki şeyden biri Kromozomun belli bir yerinde lokus görülebilen, bir genin değişik formlarıdır. Bir karakter üzerinde aynı ya da farklı yönde etkili olan iki veya daha fazla genden her biri.
Submitted by:

Alem
Canlıların bilimsel sınıflandırılmasında kullanılan en üst sınıflandırma taksonudur.
Submitted by:

Alerji
Çevredeki bir maddeye karşı saman nezlesi, deri kızarması ya da astım biçiminde oluşan aşırı duyarlılık.
Submitted by:

Alg
Sulu ortamda yaşayan yosun. Gelişme sırasında embriyo teşkil etmeyen ve iletim dokusundan yoksun olan ve klorofil içeren büyü k bitkisel gruplarından biridir.
Submitted by:

alkolik fermantasyon
Glikozun oksijensiz ortamda mikroorganizlamar tarafından etil alkole kadar yıkılarak enerji açığa çıkarılan metabolik yol.

Allantoyis kesesi
Allas-sosis+Eidos-şekil
Submitted by: biçim Sürüngen

almaş
İki veya daha çok şeyin sırayla değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe.
Submitted by:

alöron
Bitki tohumlarında bulunan protein tanecikleri.

Alveol
Alveoller
Submitted by: akciğerlerin içinde bulunur. Kılcal damarlardaki olan karbondioksiti alıp

Alyuvar
Kanda en çok sayıda bulunan, omurgalı hayvanlarda akciğer veya solungaçlardan vücut dokularına oksijen taşınmasında görev alan kı rmızı kan hücresidir.
Submitted by:

amebosit hücre
Belirgin bir şekli olmayan, amip benzeri hücreler, ameboid.
Submitted by:

Amensalizm
Biri ötekinden olumsuz olarak etkilendiği halde ikincisinin birinci türün bulunmasından zarar görmemesi durumudur.
Submitted by:

Amfibi (iki yaşamlılar)
Hem karada hem de suda hareket ve yaşam yeteneğine sahip canlılar.
Submitted by:

Amilaz
Nişastayı, bir disakkarit olan maltoza katalizleyen, insanlarda tükürük bezlerinden ve pankreastan salgılanan enzimdir.
Submitted by:

Aminoasit
Bir amino -NH grubu ile bir karboksil -COOH grubu içeren bir organik bileşiktir. Aminoasitler, proteinleri oluşturmak için peptid bağlarıyla zincir biçiminde birbirine bağlanabilir. Proteinlerin yapı taşıdır. Bir amino asit, amino grubu NH2 ile bir karboksil grubu COOH taşıyan bileşiklerdir. Çok sayıda amino asit birleşerek proteinleri oluşturur.
Submitted by:

Amipsi Hareket
Amoibe-değişme+Eidos-form Bir hücrenin yalancı ayaklar yoluyla yaptığı hareket.
Submitted by:

Amniyon
Amnion-kuzu Sürüngen, kuş ve memeli hayvanların embriyo örtülerinden biridir. Embriyo etrafında su dolu kesedir.
Submitted by:

Amonyak NH3
Protein metabolizması sonucu oluşan azot ve hidrojen bileşimi olan keskin kokulu bileşik. Amino asitlerin hücresel solunumda kullanılmasıyla açığa çı kan, suda çözünebilen, zehirli atık madde.
Submitted by:

Ampirik
Tecrübeye dayanan, deneye dayalı.
Submitted by:

Anabolizma
Anamole-atma Enerji depolama, yani hücresel madde yapımını ve büyümeyi sağlamak üzere basit moleküllerin karmaşık molekülleri oluşturmasına neden olan kimyasal reaksiyonlar.
Submitted by:

anaerob
Yaşamak için oksijen varlığına gereksinim duymayan canlı.
Submitted by:

anaerob canlı
Hücresel solunum için oksijen varlığına ihtiyaç duymayan canlı.
Submitted by:

Anaerobik
An-yok+Aero-hava+Bios-yaşam Yalnız moleküler oksijenin yokluğunda gelişme ya da metabolizleme.
Submitted by:

anaerobik canlı
Hücresel solunum için oksijen varlığına ihtiyaç duymayan canlı.
Submitted by:

anaerobik solunum "
. Oksijen kullanılmadan karbonhidratların parçalanması ve enerji elde edilmesi. 2. Oksijensiz solunum."
Submitted by:

Anafaz
Ana-yukarı, geri, tekrar+Phasis-evre Mitoz ya da mayoz hücre bölünmesinde metafazı izleyen ve kromozomların kutuplara doğru çekilmeye baş ladığı evre.
Submitted by:

Anaflaksis
Ana-yukarı, geri, tekrar+Phylaksis-k Organizmanın yabancı protein ya da başka maddelere karşı normalin üstünde aşırı reaksiyonu.
Submitted by:

anal açıklık
Sindirim sonucu oluşan atıkların hücreden uzaklaştırıldığı bölüm.
Submitted by:

Analog
Analogos-orana göre Görünüş ve işlerde benzer fakat köken bakımından farklı.
Submitted by:

analog organ
Filogenetik kökenleri farklı olan ancak aynı görevi gören organlar.
Submitted by:

Anatomi
Canlıların iç yapısını ve bu yapıyı meydana getiren organları inceleyen bilim, canlıların gövde yapısı, beden yapı sı.
Submitted by:

Androjen
Andros-insan+Gennan-üretmek Testesteron ya da öteki erkek eşey hormonlarından biri gibi erkek özelliğini veren herhangi bir maddedir.
Submitted by:

anemon
Mercanlar sınıfından
Submitted by:

Anfetamin
Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisin olan uyuşturucu madde.
Submitted by:

Angiospermler
Angeion-damar+Sperma-tohum Gerçek çiçekli trakeo fitler, çiçek ve meyvaya sahip, tohumları kapalı bir ovaryum içinde bulunan bitkilerdir.
Submitted by:

Anhidrobağlar
Anhydros-susuz İki molekül arasında su çıkması yoluyla oluşan bağlardır. Örneğin, bir molekülden OH-, ötekinden H+ iyonu çıkarak.
Submitted by:

Anizogami
Farklı şekil, büyüklük ve yapıdaki gametlerin birleşimiyle yapılan eşeyli üreme şekli.
Submitted by:

anız
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap.
Submitted by:

anolog organ
Görevleri aynı, kökenleri farklı olan organlar.
Submitted by:

Anter
Antheros-çiçeklenme Çiçekli bir bitkide erkek organlardan biri, için de haploid spor ya da polen taneciklerinin oluştuğu polen keselerini mikrospo rangium içeren stamen kısmıdır.
Submitted by:

Anteridyum
Antera-çiçekten yapılan ilaç+ Çiçeksiz bitkilerde spermlerin oluştuğu erkek organdır.
Submitted by:

Anterozoid
Mantarlarda hareketli eşeysel hücre.
Submitted by:

Antiasit
Asit giderici
Submitted by:

Antibakteriyel
Bakterilerin yaşamasını durduran veya üremesini önleyen kimyasal maddedir.
Submitted by:

Antibiotikler
Anti-karşıt+Bios-yaşam Mikro organizmalar tarafından meydana getirilen ve seyreltik çözelti halinde bakterilerin ve başka mikroorganizmaların gelişmesini engelleme, ya da onları tahrip etme yeteneğine sahip maddelerdir. İnsan, hayvan ve bitki hastalıklarının tedavisinde geniş ölçüde kullanılmıştır.
Submitted by:

Antibiyotik
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
Submitted by:

Antidiüretik Hormon
Anti-karşıt+Diuretikus-sidik meydana Böbrek borucuklarında suyun geri emilmesini denetleyen ve hipofizin arka lobundan salgılanan hormondur. Böbreklerden suyun geri emilmesini sağlayan ve hipofizin arka lobundan salgılanan hormon.
Submitted by:

Antijen
Anti-karşıt+Gennan-meydana getirmek Bir organizmada özgül antikorların yapılmasını başlatan protein ya da protein+polisakkarit bileşiminde bir yabancı maddedir. Canlı vücuduna dışarıdan giren ve antikor oluşmasını sağlayan yabancı madde.
Submitted by:

Antikodon
tRNA'daki üçlü baz dizilişi.
Submitted by:

Antikor
Vücuda giren yabancı maddeleri yok etmek için vücudun ürettiği savunma maddesi. Hastalığa sebep olan etkenleri zararsız duruma getirmek iç in akyuvarların salgıladığı madde. Çok hücreli organizmaların bağışıklık sistemi tarafından antijene karşı geliştirilen glikoprotein yapısındaki moleküller. (İmmunoglobulin)
Submitted by:

Antikor Antibody
Kan ya da dokularda bulunan bazı yabancı maddelere karşı tepki olarak oluşturulan proteindir.
Submitted by:

Antimetabolitler
Anti-karşıt+Metabollein-değiştirmek Normal fizyolojik işlev için gereksinen maddelere sıkı yapısal benzerlik gösteren maddeler, esas metabolitin kullanılmasını engelleyerek ya da onun yerini alarak etkisini gösterir.Enzimlerin metabolitlere etkisini engelleyen ya da metabolitlerin başka görevlerini kısıtlayan madde. Canlı organizmalarda gerçekleşen kimyasal tepkimelerde yer alan maddelere metabolit denir.
Submitted by:

antioksidan
Vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi besinlerle de vücuda alınan (E veC vitaminleri vb.) ve canlı organizmada toksinlerin etkisiz hale gelmesini sağlayan madde.
Submitted by:

antiseptik
Yaralı dokulara veya cilde enfeksiyonu engellemek üzere sürülen antimikrobiyal maddelerdir.

Antitoksin
Anti-karşıt+Toxicon-zehir Bakteri tarafından salınan toksine genellikle protein karşı meydana getirilen bir antikor. Antibody""
Submitted by: ""

Antosiyanin
Antho-çiçek+Kyanos-mavi Kırmızı, mor ve mavi çiçeklerde ki bir renk maddesidir. Hidrolize olunca antosiyonidin ve şeker meydana getiren glikozitler oluşur.
Submitted by:

Anyon
Ana-yukarı+İon-giden Negatif yük taşıyan iyon.
Submitted by:

Aort
Sistemik dolaşıma kan götüren atardamarların ana gövde kısmı.
Submitted by:

Apandiks
ince bağırsak ile kalın bağırsağın birleştiği yerde parmak şeklinde bir çıkıntı.
Submitted by:

Apandisit
Apandisin iltihaplanması.
Submitted by:

apikal dominansi
Uç meristemin, lateral meristemin büyümesini önlemesi.

Apikal Meristem
Apex-tepe+ Merizein-taksim e Kök ya da gövde ucunda bulunan farklılaşmamış embriyonik doku.""
Submitted by: ""

Apoenzim
Apo-den+En-içinde+Zyme-maya Enzimin protein kısmıdır. Tam işlevsel enzim haline gelmek için özgül bir koenzime gereksinim duyar. Enzimin koenzim olmadan etkinlik gösteremeyen protein kısmıdır.
Submitted by:

archaea (Arke)
Çeperlerinde peptidoglikan tabakası bulundurmayan ve aşırı koşullarda yaşayabilen prokaryotik mikroorganizma grubudur.

Arı döl yetiştirme
Homozigot ebeveynlere uygun olarak
Submitted by: ele alınan özellik ya da özellikler bakımından her zaman aynı sonucu veren genetik çaprazlama. ""

Arkebakteriler
Ortalama yaşam koşullarına sahip ortamlarla birlikte zorlu yaşam koşullarına sahip ortamlarda dahi yaşayabilen, küresel, çubuk, spiral, dikdö rtgen gibi çok çeşitli şekillere sahip tek hücreli prokaryotik canlılardır.
Submitted by:

Arkegonyum
Arche-başlangıç+Gonos-döl Çiçeksiz bitkilerde yumurtanın oluştuğu dişi organ.
Submitted by:

Arkenteron
Arche-başlangıç+Enteron-bağırsak Gastrulanın ortasında endodermle sarılı boşluk, ilk bağırsak.
Submitted by:

ART (Yardımcı üreme teknolojileri)
Yumurtalıktan döllenmemiş yumurtayı alıp, vücut dışında bir sperm ile birleştirdikten sonra döllenmiş yumurtayı yada yumurta-sperm karışımını, gelişimin gerçekleşebilmesi için dişi üremekanalındauygunbiryereyerleştirilmesiniiçerenbirkaç işlemden herhangi biri.
Submitted by:

Arter
Kanı yürekten vücudun çeşitli bölgelerine götüren kalın esnek duvarlı damar.
Submitted by:

Arteriol
Arteria-atardamar Kılcal damarın ucundaki küçük atardamar.
Submitted by:

Artropod
Artrhon-eklem+Pous-bacak Böcek ya da krustase gibi eklembacaklı bir omurgasız hayvan.
Submitted by:

asetil koenzim A
Oksijenli solunumda, Krebs döngüsünün başlangıcında okzaloasetik asit ile birleşerek sitrik asidi oluşturan bileşik.
Submitted by:

Asetilkolin
Organik bir baz olan kolinin asetik asitle esteridir. Normal olarak sinirlerin ucundan salgılanır. Sinir impulsunun sinapstan geçişini sağlar. Otonom sinir sistemi hücrelerinden salgılanan ve iskelet kaslarına uyarı götüren motor nöronlardan salgılanan çizgili kasların kasılmasını artıran, kalp kasının kasılma hızını yavaşlatan nörotransmitter.
Submitted by:

Asidozis
Vücuttan baz kaybı ya da asit birikmesiyle beliren patalojik durumdur. Yüksek hidrojen yoğunluğuyla belirlenir. Düşük pH
Submitted by:

asimetri
Herhangi bir simetri tipine sahip olmama durumu.
Submitted by:

Asit
Acidus-ekşi Molekül ya da iyonlar su içinde hidrojen iyonlarını proton veren bir maddedir. Asitler ekşi bir tada sahiptir, mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirir ve bazlarla birleşerek tuzları oluşturur.
Submitted by:

asit yağmuru
Fabrika bacalarından ve taşıtların egzoz borularından çıkarak havaya karışan zehirli kimyasal maddelerin, yağmur ya da karla birlikte yeryüzü ne inmesi.
Submitted by:

Aşı
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen
Submitted by: o hastalığın ölü veya zayıflatılmış mikrobuyla hazırlanmış eriyik.""

Askospor
Askos-torba+Sporos-tohum Özel bir spor muhafazası içinde bulunan, genellikle sekiz spordan oluşan dizi.
Submitted by:

astım
Enfeksiyon ve alerjik nedenlere bağlı olarak akciğer içi hava yollarının daralması.

Atardamar
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar.
Submitted by:

Ateliozis
Ateleia-tam olamama Hipofizle ilgili cücelik.
Submitted by:

Atmosfer basıncı
Atmosferin yeryüzünde bulunan her cisim üzerine yaptığı basınç. Deniz seviyesinde, 760 mm'lik civa sütununun 1 cm2 alana yaptığı basınç 1 atmosfer basıncıdır.
Submitted by:

Atom
Elementin kimyasal özelliğine sahip en küçük parçasıdır. Proton, nötron ve çekirdeğin çevresinde özgül bir yörünge ü zerinde dönen elektronlardan oluşmuştur.
Submitted by:

Atom Yörüngesi
Atom çekirdeği etrafında bir elektronun izlediği yol.
Submitted by:

ATP
Fotosentez ve hücre solunumu sırasında oluşan ve hücre içinde bulunan, hücre içi biyokimyasal reaksiyonlar için gereken kimyasal enerjiyi taşıma, hücre içi sinyal iletiminde gerekli fosfatın kaynağı olma ve RNA sentezinde gereken dört monomerden biri olma gibi birçok işleve sahip nükleotittir. Adenozintrifosfat’ın kısaltılmasıdır.
Submitted by:

ATP sentaz
ATP sentezini gerçekleştiren çok alt birimli bir enzim.

Atreziya
A-yok+Tresis-delik Normal vücut deliği
Submitted by: geçit ya da boşluğunun yokluğu ya da kapalılığı.""

atrioventrikülar düğüm
Kalbin ritmik çalışmasını düzenleyen ve sağ kulakçığın alt duvarında yer alan sinir düğümü.

Atriyum
Atrion-salon
Submitted by: hol Bir başka yapı ya da organa geçme olanağını veren odacık. Venadan kanı alan ve karıncığa pompalayan yürek odacığı. Kalbin önde bulunan iki odası kulakçık.""

Avikularya
Avicula-kuş Kuş başına benzeyen Briyozoa kolonisinin bir üyesi.
Submitted by:

ayraç
Cisimleri, birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirtmede kullanılan madde.
Submitted by:

ayrı eşeyli
Eşey organlarının ayrı bireyler üzerinde taşınması, dişi ve erkek bireyleri ayrı olarak meydana getirme.

Ayrıştırıcı
Beslenme zincirinin sonunda yer alan kadavra
Submitted by: dışkı

Azot
Atom numarası 7 olan, havada beşte dört oranında bulunan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, N ile simgelenen elementtir.
Submitted by:

Bağımlı değişken
Bir ya da birden çok değişkendeki değişmelerden etkilenen ve böylece bu değişkenler arasında bağıntı kurulan değ işken.
Submitted by:

Bağımsız dağılım
Mayoz sırasında, homolog olmayan kromozomlar üzerinde taşınan genlerin, ayrılarak gametlere geçişinin rastgele olması nedeniyle bu genlerin kalıtımının şansa dayalı olarak gerçekleşmesi.
Submitted by:

Bağımsız değişken
Diğer dış etkenlerden bağımsız olarak kendi bünyesinde ortaya çıkan veya istediğimizde değiştirebildiğimiz değişkenlerdir.
Submitted by:

Bağışıklık
Bir organizmada, mikroorganizmalara ve bunların oluşturduğu maddelere karşı oluşturulan normal olmayan şartlara karşı koymayı sağlayan, doğal ya da sonradan kazanılmış direnç.
Submitted by:

bağlı genler
Aynı kromozom üzerinde yer alan genler.

Bakteri
Bacterion Küçük bir hücreli mikroorganizmadır. Zarla çevrili gerçek ve belirgin çekirdeği ve organelleri bulunmayan prokaryotik yapıdaki en ilkel tek hücreli canlı. Ribozom dışında organeli yoktur.""
Submitted by: ""

Bakteriyel yapay kromozom (BAC)
Bakterilerde kullanılan DNA klonlama vektörü bu vektör 150.000 baz çiftine kadar yabancı DNA taşıyabilir.
Submitted by:

Bakteriyofaj
Bacterion-küçük çubuk+ Phage Bakteri hücresine giren ve öldürebilen virüs. Bakterileri enfekte ederek ölümlerine neden olabilen virüslere verilen genel ad. DNA virüsüdür. Aşağıda verilen yaşam döngüsü, virülerin nasıl zarar verdiğini göstermektedir
Submitted by:

Bal özü
Çiçekler tarafından salgılanan tatlı ve genellikle kokulu bir sıvı.
Submitted by:

Balzam
Genellikle odunsu bitkilerden elde edilen reçine ve bu reçinelerden yapılan ilaç.
Submitted by:

Basil
Terim Türkçe'ye Fransızca'daki 'bacille' sözcüğünden geçmiştir ve asıl kökeni ise Latince'de 'küçük ç ubuk' anlamına gelen 'bacillum' sözcüğüdür. 'Bacillum' ise yine Latince olan ve 'sopa' anlamına gelen 'baculum' sözcüğünün bir türevidir. Escherichia coli Coli basili olarak nitelendirilir. Çubuk şeklindedir.
Submitted by:

Basılanma Imprinting
Yumurtadan yeni çıkmış bir kuş yavrusunun ya da yeni doğmuş bir memeli yavrusunun ilk birkaç saat içinde bir objeyle kuvvetli bir sosyal iliş ki kurarak çabuk öğrenme biçimidir.
Submitted by:

Başkalaşım
Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri.
Submitted by:

baskılanma
Bir kimyasala veya diğer uyaranlara cevaben bir gen ya da gen grubunun ifadesinin durması.
Submitted by:

Baz
Suda çözündüğü zaman hidroksil iyonu veren bileşiktir. Kırmızı turnusolu maviye dönüştürür.
Submitted by:

Bazal metabolizma
Hayatın devamı için şart olan asgari metabolizma faaliyeti. Bazal metabolizma hızı, uygun sıcaklıkta açken, birim zamanda vücutta kaybedilen ı sı miktarı veya birim zamanda tüketilen O2 miktarı ölçülerek hesaplanır. Endospor oluşturmuş bakteri, yaprak dökmüş ağaç, uyku halindeki kuru tohum, kış uykusuna yatmış hayvan bazal metabolizmaya örnektir.
Submitted by:

Bazal Metabolizma Hızı
Besin alınmaması ve hareketsizlik koşulunda, vücudu canlı tutmak için gerekli olan enerji tüketimidir.
Submitted by:

Bazidyum
Bazis-temel Yüksek mantarların topuz biçiminde olan ve spor üreten organıdır.
Submitted by:

Bentik zon
Okyanusun tabanı.
Submitted by:

Bentos
Benthos- Bentik zone. Deniz dibi. Göl ya da denizin dip fauna ve florası.
Submitted by:

Besi doku
Endosperm. Bir tohumun çimlenip ilk yapraklarını verinceye kadar geçen sürede besin ihtiyacını karşılayan doku. Çiçekli 'Kapalı Tohumlu' bitkilerde 3n, Açık tohumlu 'kozalaklı' bitkilerde n kromozomludur. İçerdiği besin çeşidi ve miktarı dormansi süresini belirler
Submitted by:

besi yeri
Laboratuvar ortamında hücrelerin normal metabolik aktivitelerini sürdürebilmeleri için oluşturulan ortam.
Submitted by:

Besin Zinciri
En son enerji kaynağı olan bitkiden enerjiyi ileten organizmaların dizisidir. Bu dizideki her fert kendisinden bir öncekini yer ve kendinden bir sonraki tarafından yenir.
Submitted by:

Beslenme
Besin maddelerinin hücre ve vücutta kullanılmasına beslenme denir.
Submitted by:

beta oksidasyon
Asetil CoA molekülünü oluşturmak için yağ asitlerinden iki karbonlu birimlerin ayrılması olayı.

Beyin
Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü.""
Submitted by: ""

Biküspid
Bi-iki+Cuspis-uç İki sivri uç ya da kapakçığa sahip olma.
Submitted by:

bileşik
İki ya da daha fazla farklı element atomlarının oluşturduğu saf madde.
Submitted by:

Bilim
Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
Submitted by:

Bilimsel yöntem
Bilimde belli bir sonuca erişmek için, bir plana göre izlenen yol, metot.
Submitted by:

bilirubin
Hemoglobinin yıkım ürünlerinden biri.

Binomial
Nomenklatür İkili adlandırma Organizmaları cins ve tür adından oluşan iki isimle adlandırma sistemidir. Carl Linne'nin (1707-1778) bitki ve hayvanların isimlendirilmesi için ikili adlandırma (binomial nomenklatür) yani
Submitted by: 2 sözcükten oluşan (Cins adı+ Tanımlayıcı adı=Tür adı) bir sistem geliştirmiştir. ""

Bipolar
iki uçlu veya iki kutuplu olma durumu.Sinir hücreleri için bir akson bir dendrit bulunduran
Submitted by:

Birefrigens
Bi-iki+Refringere-kırmak Bir maddenin çözelti halinde ışığı farklı konumda değişik olarak kırma özelliği.
Submitted by:

Birim Zar
Birçok hücre organelinde bulunan zar yapısı tipi. İki tarafta protein moleküllerinin oluşturduğu tabakalar, bunların arasında sandviç biç iminde lipid ve öteki moleküllerin yer aldığı zar yapısı. Elektron mikroskobunda arası açık renk iki koyu çizgi halinde görülen iki protein tabakası halinde bulunan lipit tabakasından oluştuğu varsayılan yapı.
Submitted by:

Birincil oosit
Bir oogoniyumun diploit yavru hücresi.
Submitted by:

Birincil spermatosit
Bir spermatogoniyumun diploit yavru hücresi bu hücre, ikincil spermatositi oluşturmak üzere ilk mayotik bölünmeyi geçirir.
Submitted by:

birleşik öğrenme
Canlının çevreden gelen bir uyarı ile diğer bir uyarıyı ilişkilendirmesi şeklinde gerçekleşen öğrenme türü.

Bisturi
Laboratuarda kullanılan keskin bıçak.""
Submitted by: ""

Bitkiler
Fotosentez yapan, ökaryotik, ağaçlar, çiçekler, otlar, eğrelti otları, yosunlar ve benzeri organizmaları içinde bulunduran çok büyük bir canlı lar âlemi.
Submitted by:

Bivalent
Sentromeri henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan grup.
Submitted by:

Biyocoğrafya
Populasyonların,türlerinveekolojikkomünitelerinDünya’daki dağılış şekillerini inceleyen bilimsel çalışma alanı.
Submitted by:

Biyoessey
Bios-yaşam+Assay-deneme Biyolojik etken bir maddenin etkinliğini, canlı organizma üzerinde göstererek saptama.
Submitted by:

biyoetanol
Karbonhidrat içerikli tarımsal ürünlerin fermantasyonu ile elde edilen ve benzinle belirli oranlarda harmanlanarak kullanılan çevreci bir yakıt.

Biyogenez
Canlıların kendilerine benzeyen canlılardan oluştuğunu açıklayan görüş.Abiyogenez karşıtıdır ve abiyogenezi çürütmüştür""
Submitted by: ""

Biyoinformatik
DNA sekansları gibi karmaşık biyolojik bilgilerin analizinde, bilgisayarların ve/ya da matematiğin kullanılması.
Submitted by:

biyokimya
Canlıların yapısındaki maddelerin kimyasal özellikleri ile uğraşan bilim dalı.

Biyokütle
Belirli bir alan ve hacimde bulunan canlı ağırlığa biyokütle denir. Belli bir alanda bulunan organizmaların su dışındaki toplam kuru madde kütlesi.""
Submitted by: ""

biyolistik
DNA ile kaplı, yüksek hıza sahip mikroroketlerin bombardımanı yoluyla hücrelere DNA sokma yöntemi.
Submitted by:

Biyolog
Biyoloji ile ilgilenen bilim insanı.
Submitted by:

Biyoloji
Canlıları bilimsel olarak çalışan bilim dalı.
Submitted by:

biyolojik çeşitlilik
Belirli bir alan, çevre veya tüm dünya üzerindeki canlıların genetik, tür ve ekosistem çeşitliliği.
Submitted by:

Biyolojik Oksidasyon
Mitokondrideki elektron ileticisi aracılığıyla bir atom ya da molekülden elektron alınması olayıdır.
Submitted by:

Biyolojik Saat
Bir bitki ve hayvanın dış ve iç faaliyetinin, çevresinin düzenli çevrimsel değişmesine uyması.
Submitted by:

Biyolüminesens
Bios-yaşam+ Lümen-ışık Bir hücre ya da hücredeki enzim sistemi tarafından ışık çıkarılması.
Submitted by:

Biyom
Bios-yaşam+Ome-kitle İklim, fiziksel ve biyolojik çevre etmenlerinin karmaşık etkileşimi sonucunda oluşan ve kolayca belirlenen büyük kommü nite. Yeryüzünde geniş bir coğrafik bölge işgal eden, belirli iklim koşulları ve bitki örtüsüne sahip büyük ekosistem.
Submitted by:

Biyomas
Belli bir habitatta bulunan organizmaların toplam ağırlığı.
Submitted by:

biyoremediasyon
Zararlı kimyasalları zararsız hâle getirmek ya da ortamdan uzaklaştırmak için mikroorganizmaların kullanılmasını içeren süreç.

biyoritim
Periyodik olarak bazı biyolojik yapıların veya genlerin ifade edilmesini mümkün kılan mekanizma." "

Biyosentez
Küçük moleküllerin enzimler aracılığı ile birleştirilerek büyük moleküllerin sentezlenmesi olayının canlı organizma içinde meydana gelmesi.""
Submitted by: ""

Biyosfer
Yeryüzünde canlı organizmalar tarafından işgal edilen hava, toprak ve su katlarının tümüdür. Dünyadaki bütü n canlıların yaşadığı 16-20 km kalınlığında tabaka. Biyosferin deniz seviyesinden 8-10 km'si atmosfere, 8-10 km'si okyanusların dibine doğru uzanır.
Submitted by:

Biyoteknoloji
Özellikle DNA ve hücreyle ilgili konularda kullanılan biyolojik tekniklere verilen ad. Canlı hücreleri kullanarak biyolojik tekniklerle endüstri, tıp, tarım vb. alanlarda kullanılmak üzere materyal üretimi. Biyolojik sistemlerin bilim ve mühendislik ilkelerine dayalı mal ve hizmet üretiminde kullanılması.
Submitted by:

Biyotik
Canlı olan.
Submitted by:

Biyotik Potansiyel
Tüm çevre koşulları optimum yaş dağılımı kararlı olan bir populasyonda doğuştan artış gücü. Bir popülasyonda ölümlerin en az, çoğalmaların en yüksek düzeyde olması sonucu popülasyonun en çok artma oranı.
Submitted by:

biyotop
Organizmanın içinde yaşadığı karakteristik alan ya da özel tip habitat,çayır, orman gibi ortamlar.
Submitted by:

Biyoyakıt
Bitkisel veya hayvansal kaynaklardan elde edilen ve yakıt olarak kullanılan madde.
Submitted by:

Blastomer
Döllenmiş bir hayvan yumurtasının erken bölünmeleriyle üretilmiş olan hücrelerden herhangi biri. Emriyonik gelişme sırasında, blastula safhası nda zigotun segmentasyonu sonucu oluşan aynı büyüklük ve genetik özelliklere sahip hücreler.
Submitted by:

blastopor
Emriyonik gelişmenin gastrula safhasında dış tabakada bulunan hücrelerin içeri çökmesiyle oluşan ilkin girintinin açıklık kısmı.
Submitted by:

Blastosit
Döllenmiş yumurtanın ilk bölünmeleriyle oluşan erken embriyo. Memelilerde, hücrelerden oluşmuş içi boş top şeklinde yapıdır.
Submitted by:

Blastosöl
Blasios-tohum+Koilos-oyuk, boşluk Döllenmiş yumurtanın oluşturduğu hücre kümesi ortasında içi sıvı dolu boş luk. Blastula evresi. Emriyonik gelişme sırasında, blastula safhasında küresel yapı oluşurken hücrelerin kenarlara göç ederek oluşturduğu boşluk, birinci karın boşluğu.
Submitted by:

Blastula
Blastos-tohum Döllenmiş yumurta hücresinin bölünmesiyle oluşan ortası sıvı ile dolu bir hücre tabakasından ibaret küresel yapı. Döllenmiş yumurtanın bölünmeler sonucu, ortası sıvıyla dolu olan bir hücre tabakasından oluşan yapı.
Submitted by:

böbrek taşı
Havuzcukta
Submitted by: kalsiyum ve ürik asit gibi maddelerin kristalleşmesiyle oluşan katı yapılar." "

Böcekler
Eklem bacaklıların altı bacaklı
Submitted by: çoğu kanatlı ve vücutları baş

bodur
Kısa boylu.

Boşaltım
Sindirim sisteminden bilirubin
Submitted by: idrar torbasındaki idrarın ve ter

botoks
Estetik operasyonlarda kullanılan, kırışıklıkları gidermek için bakterilerden elde edilen bir madde olan botulinum toksininin vücuda enjekte edilmesi.

Bowman kapsülü
Sir William BOWMAN 19.yüzyıl İngiliz hekimi Her böbrek borucuğunun ucunda kılcal damar yumağını glomerulus saran hücrelerin oluş turduğu çift duvarlı kese. Nefronun ucunda
Submitted by: glomerulusu saran yarım küre şeklindeki bölüm.""

boza
Darı irmiği, su ve şekerden fermantasyon yoluyla üretilen, besleyici bir kış içeceği.

Brakifalanji
Brachys-kısa+Log-kütük Bir ya da daha fazla parmağın kısa oluşu.
Submitted by:

Brakilidaktili
Brachys-kısa+Dactylos-parmak El ve ayak parmaklarının anormal kısalığı.
Submitted by:

Brakipoda
Brachium-kol İki kabuğa ve içte, üzerinde kirpikli tentakülleri bulunan, iki kıvrımlı kola sahip deniz organizmalarının dahil olduğ u filum.
Submitted by:

Brakisefal
Brachys-kısa+Kephale-boş Dar kafatasına sahip olan, yuvarlak kafalı, kafatası indeksi 80 ya da daha fazla olan. Kafkas kafatası. Türklerin kafatası bu şekildedir.
Submitted by:

Brankiyal
Branchion-solungaç Solungaç bölgesine ait.
Submitted by:

Briyofitler
Brios-yosun+Phyton-bitki Bitkiler dünyasında kara yosunları ve ciğer otlarının bulunduğu filum.
Submitted by:

Briyozoa
Brios-yosun+Zoe-yaşam Yosun hayvancıkları. Kayalar üzerinde yosunu andıran dallı, güzel görünüşlü bir hayvan türünü n kolonisi.
Submitted by:

Bronş
Soluk borusundan ayrılan akciğerlere giden iki boru.
Submitted by:

Bronşit
Bronşlarda bakterilerin yerleşip üreyerek iltihaplanması.
Submitted by:

Brown Hareketi
Robert BROWN 20.yüzyıl botanikçisi Bir çözelti ya da süs pansiyon içinde küçük parçacıklarının, su moleküllerine çarpmasından ileri gelen harekettir.
Submitted by:

Bulaşıcı
Doğrudan, nefes alma veya temas gibi birçok yolla canlılar arasında taşınabilen hastalıklar.
Submitted by:

burkulma
Eklem bağlarının veya çevresindeki dokuların gerilmesi veya yırtılması.

Büyüme
Canlının tüm vücudunun veya bir bölümünün belli bir süre içerisinde ağırlık ve uzunluk ö zellikleri bakımından artış göstermesi.""
Submitted by: ""

C Vitamini
Meyve ve sebzelerde bulunan, eksikliğinde bağ dokusunda zayıflamalara yol açan bir vitamin türü.
Submitted by:

C3 bitkileri
Fotosentezde karbonun tespit edilmesi sırasında ilk kararlı ürün olarak PGA’yı üreten ve CO2 alıcısı olarak ribuloz bisfosfatı kullanan bitkiler.
Submitted by:

C4 bitkileri
Fotosentezde karbonun tespit edilmesi sırasında ilk kararlı ürün olarak okzaloasetatı üreten ve CO2 alıcısı olarak fosfoenolpirüvatı kullanan bitkiler.
Submitted by:

Canlılık
Beslenme, enerji üretme, protein sentezleme, kalıtsal madde taşıma, hareket etme, çoğalma vb. özelliklere sahip olma.
Submitted by:

Çekinik resesif Genler
Bir homolog kromozom takımının her iki üyesi tarafından taşınmadıkça fenotipini ifade edemeyen genlerdir. Yani etkisini yalnız homozigot durumda ya da çift-dozda olunca gösteren genlerdir.
Submitted by:

Çekirdek
Ökaryot hücrelerde bir veya daha fazla sayıda bulunabilen kalıtım materyali olan DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeleri içerebilen çift zarla çevrelenerek sitoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli.
Submitted by:

Çekirdekçik
Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rRNA üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan hücre bölünmesinin ilk aşamasında bir veya birkaç tane olarak görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı.
Submitted by:

çeltik
Kabuğu ayıklanmamış pirinç.

Çenek
Tohum yaprağı. Tohumun yapısındaki bitki taslağında bulunan yapraklardan her biri. Embriyonun bir kısmını oluşturan
Submitted by: bazı bitkilerde besin deposu görevini yapan ve ilk oluşan yapraklar. Kotiledon""

Cenin
Gelişmenin erken dönemindeki embriyoya verilen ad.
Submitted by:

Çevresel Direnç
Bir türün maksimum çoğalma hızını engelleyen fizyolojik ve biyolojik etmenlerin toplamı.
Submitted by:

Chrysophyta
Chrysos-sarı+Phyton-bitki Sarı-kahverengi algler.
Submitted by:

Çiçek
Tohumla üreyen bitkilerde tohumu veren
Submitted by: çanak ve taç yaprak

Çift çenekli bitki Dikotiledon
Embriyolarında iki çenek yaprak kotiledon bulunan bitkiler. İletim demetleri gövdede belirli bir düzende yerleşmiştir.
Submitted by:

çiğ
Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince su damlacıkları.
Submitted by:

Cins
Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup, türleri içerisine alan taksonomik bir gruptur.Örneğin kö pek Canis, meşe Quercus gibi.
Submitted by:

Çıkarım
Belli önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarından, yanlışlıklarından, başka önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğ ruluklarını, yanlışlıklarını çıkarma.

çıkık
Kemiklerin eklem yerlerinden ayrılması.

Cıvık mantarlar
Hem bitkisel hem de hayvansal özellik gösteren, gövdeleri ya tek yada çok çekirdek içeren, uygun olmayan şartlarda Sklerotyum adı verilen bir kist oluşturan canlılar.
Submitted by:

çomak hücreleri
Gözün retina tabakasında bulunan, düşük ışık şiddetlerine duyarlı, siyah beyaz görmeyi sağlayan, çubuk şeklindeki reseptör hücreler.
Submitted by:

Covper bezi
Seminal sıvının oluşturduğu bezlerden biri.
Submitted by:

Çözücü
Başka bir maddeyi çözme özelliğine sahip olan madde.
Submitted by:

Cross-over
Mayozun profaz I evresinde, kardeş olmayan kromatitler arasında karşılıklı olarak gerçekleşen kalıtsal madde alışverişi.
Submitted by:

Crossing-over
Eşey ana hücrelerinde gerçekleşen mayoz bölünmenin profaz I safhasında oluşan tetratların kromatitleri arasındaki parça değişimi.
Submitted by:

çubuk (çomak) hücresi
Ağ tabakada bulunan, yassı zar keselerinden oluşmuş loş ışıkta görmeyi sağlayan, rodopsin pigmenti içeren hücre.

çürüme
Canlı organizmanın ölümünden sonra mikrobik
Submitted by: kimyasal ve fiziksel etmenlerin etkisiyle bozulup bileşiklerine ayrılması olayı.""

D - amino asit
Bakteri hücre duvarlarının polipeptidlerinde bulunan, proteinlerde bulunmayan amino asit.
Submitted by:

Dalak
Omurgalı hayvanlarda lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri.
Submitted by:

dalga boyu
Elektromanyetik spektrumda yer alan ardışık iki dalganın tepe noktaları arasındaki uzaklık.
Submitted by:

dalız
Oval pencereden gelen ses dalgalarını salyangozun içine ileten salyangozun giriş bölgesi.

Dalton
John DALTON
Submitted by: 8.Yüzyıl İngiliz fizikçisi Moleküler ağırlık birimi. Bir hidrojen atomu ağırlığı.""

darı
Tohumları buğday gibi besin maddesi olarak kullanılabilen tek çenekli bitki türü.

davranış
Bir organizmanın gerçekleştirdiği hareketler ve bu hareketleri nasıl gerçekleştirdiğini açıklayan öğrenme ve hafıza gibi hareketsel niteliği olmayan aktiviteler bütünü." "

davranış Bilimi
Canlılardaki davranış şekillerini
Submitted by: bu davranışların amaç

Deaminasyon
Bir aminoasit ya da başka bir organik bileşikten bir –NH amino grubunun ayrılması. Bir molekülden amino grubunun çıkarılması işlemi.""
Submitted by: ""

defosforilasyon
ATP gibi moleküllerin yapısındaki fosfatın kopartılması.

Dehidrasyon
Gerçekleşen bir reaksiyon sonucunda suyun çıkması
Submitted by: bir doku

dehidrasyon tepkimesi
Tepkiyen moleküllerden su kaybının meydana geldiği bir kimyasal tepkimedir.
Submitted by:

Dehidrogenasyon
De-ayrı+ Hydro-su Bir molekülden hidrojen atomlarının ayrılması şeklindeki bir oksidasyon tipi.
Submitted by:

Dekarboksilasyon
Bir organik bileşikten bir -COOH karboksil grubunun ayrılması.
Submitted by:

Dekstrin
Nişastanın kısmen sindirilmesi sonucu oluşan küçük zincirli, çözünebilen polisakkarit.
Submitted by:

dekstrinaz
Dekstrini glikoza kadar parçalayan enzim. dendrit
Submitted by:

Delaminasyon
De-ayrı+Lamina-tabaka Blastodermin embriyonik gelişimi sırasında, üstte ektoderm ve altta endoderme ayrılması.
Submitted by:

Delesyon
Bir genin ya da kromozomun devamlılık gösteren parçasından bir kaybın olması sonucunda ortaya çıkan bir mutasyon.
Submitted by:

Delta-32
ccr5 adlı akyuvar hücre zarı yapısında bulunan bir reseptör proteininin mutasyon geçirmiş halidir. ccr5 genenin mutasyona uğraması zarar değ il fayda sağlar ki o fayda, aids hastalığına yol açan virüsün bazı türlerinin hiv kolay bir şekilde akyuvar hücrelerinin içine girememesidir. çünkü virüse tutunma yüzeyi sağlayan proteinin yapısı değişmiştir.
Submitted by:

Denatürasyon
Protein veya nükleik asitlerin doğal yapısının bazı fiziksel (yüksek sıcaklık, radyasyon) ve kimyasal [kuvvetli asit veya baz, organik çözücüler (alkol, kloroform vb.), yoğun inorganik tuz çözeltisi etkilerle bozulması sürecidir.
Submitted by:

denatüre
Doğal niteliklerin değişmesi
Submitted by:

Dendrit
Sinir hücresinin kısa olan uzantısı.
Submitted by:

denek
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey.
Submitted by:

Dengeli beslenme
Sağlık için gerekli olan besinleri belirli ölçülerde ve düzenli olarak alma.
Submitted by:

Dengeli Polimorfizm
Poly-çok+Morphe-biçim Ayrı ve zıt seçme baskısı ile sağlanan heterozigot ve homozigot karışımı.
Submitted by:

Denitrifikasyon
Amonyağın serbest azota çevrilmesidir. Örneğin bazı bakteriler enzimleri yardımıyla denitrifikasyon yaparlar. Nitrat ve nitrit iyonlarının azot gazını oluş turmak üzere indirgendiği metabolik faaliyet belirli toprak bakterileri tarafından gerçekleştirilir. Nitratın oksijensiz solunumda son elektron alıcı olarak kullanılması sonucu oluşur.
Submitted by:

Dentin
Kollagen ve kalsiyum tuzlarından yapılmış omurgalı hayvanların dişinin içteki sert kışımı.
Submitted by:

Dentrit
Dendron-ağaç Bir sinir impulsunu hücresel gövde boyunca ileten tipik biçimde dallı sinir lifi.
Submitted by:

deoksiribonükleaz
DNA’yı yıkan bir enzim.
Submitted by:

deoksiribonükleik asit
Hücrenin kalıtsal bilgilerini taşıyan nükleik asit tipi.
Submitted by:

Deoksiribonukleik asit DNA
Canlılardaki yönetici molekül.
Submitted by:

deoksiribonükleikasit (DNA)
Kendini eşleme yeteneği olan ve kalıtsal özellikleri belirleyen canlıların yönetici molekülü
Submitted by:

Deoksiribonukleotid
DNA'nın yapıtaşı olan molekül.
Submitted by:

Deoksiriboz
C5H10O4 bileşiminde olan ve DNA'nın yapı birimlerinden biri olan şeker. Genel adı pentoz olan monosakkarit. Ribozdan bir oksijen atomu eksik olan beş karbonlu bir şekerdir. DNA'nın bileşenlerinden biridir.
Submitted by:

Deplazmoliz
Plazmolize uğramış hücrenin tekrar su alarak eski haline dönmesi.
Submitted by:

Deri Değiştirme
Mutare-değiştirmek Saç, tüy ve dış iskelet gibi bir dış örtünün atılması ve yerine yenisinin yapılması.
Submitted by:

Derisi dikenliler
Yer değiştirmeyi sağlayan su kanal sistemleri iyi gelişmiş, çoğu ayrı eşeyli, yumurtalarını suya döken, gelişimlerinde baş kalaşım gösteren omurgasız hayvanlar.
Submitted by:

Dermis
Derma-deri Omurgalı derisinin iç tabakası. Hayvanlarda derinin alt tabakasına verilen ad.
Submitted by:

Desiduoz
Decidere-dökülmek Kalıcı olmayan, erginleştiğinde dökülen. genellikle yaprak döken odunlu bitkiler için kullanılır
Submitted by:

Desmosomlar
Karşılıklı iki hücre yüzeyinde kesikli olarak bulunan ve hücreler arası boşluklarla ayrılan düğme biçimindeki plakalardır. Hücreleri bir arada tutmaya yararlar.
Submitted by:

Detoksifikasyon
Bir maddenin zehirli etkisini azaltan enzimatik olaylar.
Submitted by:

Deuterostom
Deuteros-ikinci+Stoma-ağız Blastoporu arka uçta ağızdan uzakta bulunan ve ön uçta yeniden meydana gelen hayvan.
Submitted by:

Diapoz
Dia-arasında+Pausis-durma Bir böceğin hayat devresinde inaktif olduğu evre.
Submitted by:

Diastol
Diastole-çekme, uzama Yürek kaslarının, özellikle ventrikül kaslarının gevşemesi. Bu sırada lümen kanla dolar.
Submitted by:

Diferensiasyon
Farklılaşma. Daha ergin duruma doğru gelişme, daha basit bir hücreden özelleşmiş bir hücre durumuna değişme.
Submitted by:

Difüzyon Yayılma
Moleküllerin kinetik enerjileri nedeniyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri. Moleküllerin hareket enerjileriyle çok yoğun ortamdan az yoğun ortama hareket etmesi. Enerji harcanmaz
Submitted by:

Digitigrat
Digitus-parmak+Gradus-adım Yalnız parmakları toprağa değen köpek ve kediler için kullanılan parmaklar üzerinde yürüme hareketi.
Submitted by:

Dihibrit
iki karakter bakımından melez olan bireylere verilen ad.
Submitted by:

Dihibrit çaprazlama
İki lokustaki alleller bakımından farklılık gösteren ebeveynlerin çaprazlanması AaxAa
Submitted by:

Dikotiledon
Dis-çift+Kotiledon-fincan biçimindek İki kotiledona çenek, yaprak sahip bitki. Embriyosunda iki çenek yaprağı bulunan bitki.
Submitted by:

Dim
Belirli bir alanı işgal eden ve kendi aralarında çoğalan benzer organizmaların oluşturduğu populasyon.
Submitted by:

Dimorfizm
Bir türün iki farklı forma sahip olma durumu.
Submitted by:

Dioik
Dis-çift+Oikos-ev İki evcikli. Bir birey üzerinde dişi, bir başkası üzerinde erkek çiçekleri bulunan bitki türleri.
Submitted by:

Dipeptit
Bir peptid bağı ile bağlanmış iki amino asit.
Submitted by:

diploid
İki kromozom takımına sahip olan (2n kromozomlu) hücre ya da organizma.

Diploit
Diploos-iki kat Gametlerde bulunan iki takım kromozom sayısı
Submitted by: iki takım kromozoma sahip hücre ya da organizma. 2n kromozom takımı taşıyan hücre.""

Disakkarit
iki mol monosakkaritin dehidrasyonu sonucu oluşan çift şeker. Hidrolizle iki monosakkarit meydana getiren sukroz, laktoz ve maltoz gibi şekerler.
Submitted by:

diseksiyon
Cansız bir organın veya dokunun labaratuvar ortamında kesilerek incelenmesi.

Distal
Distans-uzakta Aralıklı
Submitted by: belirli bir noktadan uzakta.""

distal tüp
Nefronlarda suyun hormona bağlı olarak geri emildiği bölüm.

Diyabet
şeker hastalığı. Kanda şeker oranının çok artmasıyla ortaya çıkan hastalık. ""
Submitted by: ""

diyafram
Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kaslı yapı.

diyaliz
Su ve elektrolitlerin yoğunluğa bağlı olarak yarı geçirgen zardan geçirilmesi işlemi." "

Dış Çaprazlama
Farklı soylara ait bireyler arasındaki eşleşme.
Submitted by:

Dış döllenme
Gametlerin çevreye salınması sucul hayvanlar için tipiktir. Aynı zamanda yumurta dökme de denir.
Submitted by:

dış solunum
Organizmanın çevresinden aldığı gazı solunum organında vücut içine alması. Solunum organıyla kan arasındaki gaz alışverişi.
Submitted by:

DNA
Genetik bilgileri içeren ve hücre çekirdeğinde yer alan ikili sarmal yapıdaki yönetici molekül. Deoksiribonükleikasit.""
Submitted by: ""

DNA belirteci
İki ya da daha çok alel halinde var olan ve bu nedenle genetik haritalamada kullanılabilen bir DNA dizisi.
Submitted by:

DNA Deoksiribo Nükleik Asit
Kromozomlarda bulunur ve nükleotitlerindeki özel dizilerde kodlanan genetik bilgiyi içerir. Yaşayan tüm canlıların temel kalıtım maddesi. Ökaryotlarda, ö zellikle hücre çekirdeğinde depolanmıştır.
Submitted by:

DNA dizileme
Bir DNA molekülünde nükleotit sırasının belirlenmesi.
Submitted by:

DNA gen transferi
Konak hücrede replike olabilen bir klonlama vektörü kullanılmadan bir genin bir kromozoma transferini içeren klonlama süreci.
Submitted by:

DNA helikaz
İkili sarmalı çözen bir enzim.
Submitted by:

DNA ligaz
Replikasyon ve rekombinasyon sırasında, kırılmış DNA iplikçiklerini birleştiren enzim.
Submitted by:

DNA parmak izi
Bir bireyin sadece kendisine özgü olan allel sekans örüntüsü yaygın olarak birbirini izleyen kısa tekrarlardan ve tek nükelotit polimorfizmlerinden oluş ur. Her insanın kendine özgü olan, genomu içindeki oldukça değişken bazı tekrarlanan DNA dizilerinin analizi ile elde edilen DNA parça kalıpları.
Submitted by:

DNA polimeraz
Bir DNA kalıbı üzerinde DNA sentezleyen bir enzim.
Submitted by:

Doğalgaz
Yer kabuğunun içinde metan, etan gibi çeşitli hidrokarbonlardan oluşan yanıcı gaz.
Submitted by:

doğuştan gelen davranış
Kalıtsal olarak nesilden nesle aktarılan davranışlar.

Doku
Texere-dokumak Belirli görevler yapmak üzere özelleşmiş benzer hücreler topluluğu. kas
Submitted by: sinir

doku kültürü
Çok hücreli canlılardan alınan bir hücrenin yapay ortamda çoğaltılarak yeni bir doku veya canlı oluşturulması.

döl
Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü.
Submitted by:

Döl almaşı
Eşeyli üreyen bazı canlılarda ve özellikle bitkilerde, çok hücreli haploit ve diploit evrelerin birbirini izlemesi.
Submitted by:

döl değişimi
Eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği üreme sistemi, döl almaşı, metagenez.
Submitted by:

Döl yatağı: Uterus
Dişi üreme sisteminde, fetusu doğuma kadar beslemek ve barındırmakla görevli kas yapısında bir organdır.
Submitted by:

Dolikosefal
Dolichos-uzun+Cephale-kafa Uzun kafalı. Eni boyunun %'inden az olan bir kafatası biçimidir.""
Submitted by: ""

Döllenme
Bir spermin bir yumurtayla birleşip kaynaşması ve oluşan zigotun gelişmeye başlaması. Fertilizasyon.
Submitted by:

Döllenme borusu
Spermlerin yumurtayla birleştiği ve zigotu oluşturduğu tüp.
Submitted by:

Dominans (baskınlık)
Genetikte, genin bir alelinin, homolog kromozomlarında iki farklı allel taşıyan heterozigot bireyin fenotipini belirlemesi olayı.
Submitted by:

Dominant
Baskın gen.
Submitted by:

dopamin
Yokluğunda ya da eksikliğinde Parkinson hastalığına sebep olan, tirozin amino asitinin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezî sinir sistemine ait nörotransmitter madde.

dormansi
Tohumun ana bitkiden ayrılıp çimleninceye kadar geçen
Submitted by: embriyonik faaliyetlerin sıfıra yakın oduğu dönem.""

dorsal
Sırt bölgesi.

doymamış yağ asitleri
Yapısındaki karbon atomları arasında çift bağa sahip olan yağ asitleri. ""
Submitted by: ""

DPN Difosfopiridin nükleotid
Aynı zamanda NAD Nikotin Adenin Dinükleotid de denir. Birçok reaksiyonda bir hidrojen alıcısı ya da vericisi olarak iş gören bir koenzim.
Submitted by:

Drupa
Drupa-olgun zeytin Eriksi meyve. Meyve kabuğunun dış kısmı derimsi, orta kısmı etli ve iç kısmı sertleşmiştir. erik, kayı sı v.b.
Submitted by:

Düğümsel Doku
Kendi reaksiyon hızı birbiriyle ilişkili bir dizi reaksiyon için aralık sağlayan parça, örneğin Nodus sinoatrialis, yürek atışı nı başlatır ve yüreğin kasılma hızını düzenler.
Submitted by:

duodenum
İnce bağırsağın midenin bitiş yerinde başlayan bölümü, onikiparmak bağırsağı.

Duplikasyon
Kromozomun bir parçasının iki katına çıktığı mutasyon olayı çoğunlukla bir kromozomun homologundan kopan parçanın
Submitted by: diğerine eklenmesi durumunda bu olay gerçekleşir. ""

Duyu siniri
Dış yada iç reseptör organlardan yada duyu alıcılarından alınan uyartıları sinir merkezine ileten sinirler.
Submitted by:

Düz kas
iç organların hareketini sağlayan ve istemsiz çalışan, demetler alinde, uzun, iğ biçimli, tek çekirdekli kas hücrelerinin bağ dokusu içerisinde meydana getirdiği kas tipi.
Submitted by:

Echinodermata
Echinus-kirpi, denizkestanesi+Eski Yunanc Derisidiken liler filumu. Derisi dikenli deniz hayvanları deniz yıldızı, deniz kestanesi v.b.
Submitted by:

Efektör
Bir organizmanın uyarıya karşı reaksiyon gösteren vücut kısmı, örneğin kas.
Submitted by:

efektör organ
Motor nöronların bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş ya da madde oluşturan, merkezî sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren salgı bezi, kas gibi organ.

efektör organlar
Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve sinirsel uyarılara karşı verilen cevabın yerine getirildiği organlar
Submitted by: sonuçlandırıcı organlar.""

Effektör
Bir organizmanın faaliyette bulunduğu vücut yapısı, uyarıya karşı reaksiyon gösterme arası. Örneğin kas ve bez.
Submitted by:

Ekdizon
Ekdysis-çıkarma Artropodlarda deri değişimini sağlayan hormon.
Submitted by:

Ekdoderm
Embriyo gelişimi sırasında meydana gelen dış tabaka.
Submitted by:

Ekilibrum
Aequus-eşit+Libra-denge Birbirine denk karşıt kuvvetlerin durumu.
Submitted by:

Eklem
iskelet sistemini oluşturan, iki yada daha fazla kemiğin birbirine eklendiği kısım.
Submitted by:

Eklembacaklılar
Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çokayaklılar gibi önemli sı nıfları içine alan omurgasız hayvanlar grubu.
Submitted by:

Ekoloji
Oikos-ev+Logos-söz, konuşma Organizmaların birbirleri, fiziksel ve biyotik çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

Ekolojik Niş
Bir organizmanın, bir kommünite ya da ekosistem içinde yapısal adaptasyonuna, fizyolojik tepkisine ve davranışına bağlı durumu. Komünitedeki bir türün kendi etkinlikleri ve ekosistemdeki diğer elemanlarla etkileşimde üslendiği rolü.
Submitted by:

Ekosistem
Canlı ve cansız kısımlar arasındaki madde alışverişinde bir devir izleyen ve kararlı bir sistem oluşturmada birbirini etkileyen canlı ve cansız kısımların doğal bir birimi. Bir çevredeki canlı ve cansızların tümü.
Submitted by:

Ekosistem hizmetleri
Ekosistemlerin insan toplumlarına fayda sağlayan kaynakların sürekliliğini sağlaması süreçleri.
Submitted by:

Ekosistem mühendisi
Mevcut habitatları değiştiren ya da yeni habitatlar yaratan yapılar inşa eden bir organizma.
Submitted by:

Ekoton
Komşu biomlar arasında oldukça geniş bir geçiş bölgesidir. Bu bölge kısıtlı ölçüde de olsa, ekoton iç in karakteristik olan bazı organizmalara ek olarak yakın olan her biomdan bir miktar organizma içerir.
Submitted by:

Eksik baskınlık
Heterozigot fenotipin iki homozigot fenotip arasında bir ara değere sahip olması durumu.
Submitted by:

Eksik çiçek
İşlevsel erkek organı ya da işlevsel dişi organı olmayan çiçek.
Submitted by:

Ekskresyon
Ex-dışarı+Cernere-ayırmak Boşaltım. Organizmadaki metabolik artıkların dışarı atılması.
Submitted by:

Eksositoz
Tek hücreli bir ökaryot canlının artık maddelerini boğum yaparak hücre dışarısına atma işlemi.
Submitted by:

Ekspressivite
İfade Edilebilirlik Organizmadaki bir genin belirlediği kalıtlanabilen bir sıranın ortaya çıkış uzamasını sağlayan bir kas.
Submitted by:

ekstrem
Aşırı, son derecede, uç noktada.
Submitted by:

Ektoderm
Ektos-dış+Derma-deri Gastrulanın iki germ tabakasından dışta olanı, deri ve sinir sistemini oluşturur. Embriyo gelişimi sırasında oluşan üç tabakadan en dışta olanı, dış deri.
Submitted by:

Ekzergonik
Ex-dışarı+ Ergon-iş Dışarı enerji verilmesiyle karakterize edilen reaksiyon.
Submitted by:

ekzergonik reaksiyon
Kendiliğinden gerçekleşen ve gerçekleştiği sırada enerji açığa çıkan reaksiyon.
Submitted by:

Ekzon
Ökaryotlarda, bir polipeptidin bir kısmını kodlayan bir DNA molekülü kısmı.
Submitted by:

Ekzositoz
Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılmasıyla oluşan yapının zardan koparak dışarı çıkması olayı. Ökaryotik hücrelerde kofulların hücre zarı ile kaynaşarak içerdikleri salgı, atık vb. maddeleri hücre dışına vermesi.
Submitted by:

Ekzotoksin
Exo-dış taraf+Toxicum-zehir Bakteri hücreleri tarafından dış ortama salınan çok kuvvetli bir zehir.
Submitted by:

elektroforez
Moleküllerin, nişasta gibi jel yapılı maddeler bulunan ortamda elektriksel alanın etkisiyle göç hızlarının farklılığından yararlanılarak ayrılmaları. Moleküllerinin, yüklerinin büyüklüklerine oranı temelinde ayrıştırılması.
Submitted by:

Elektrolit
Elektron-amper+Lytos-çözülebilir Çözeltide yüklü partiküllere yani iyonlara ayrılan ve çözeltiden elektrik akımının geçmesini sağlayan madde.
Submitted by:

elektromanyetik spektrum
Gama ışınlarından radyo dalgalarına kadar ışığın dalga boylarına göre sıralanması ile oluşan dizilim.

elektron
Atomun yapısında bulunan negatif yüklü parçacık.""
Submitted by: ""

Elektron Taşıyıcı Sistem ETS
Besin moleküllerinden oksijene, elektron mitokondride bulunan enzim sistemi. Solunum ve fotosentezde elektronların bir molekülden başka bir moleküle aktarılmasını sağlayan sistem.
Submitted by:

elektroporasyon
Hücre membranlarını geçici küçük por oluşumuna neden olan ön bir yüksek voltaja maruz bırakarak protoplastların DNA alı mını artıran bir yöntem.
Submitted by:

Element
Yörüngelerde seyreden eşit sayıda elektronlara ve atom çekirdeğinde eşit sayıda protona sahip olan atomlardan oluşmuş doğal ya da yapay, kadar madde tipi.
Submitted by:

elodea
Bir tür tatlı su bitkisi.

Embolus
Embolos-tıkaç Kanla taşınıp damarı tıkayan pıhtı ya da herhangi bir parçacık.""
Submitted by: ""

Embriyo
En-içinde+Bryein-şişmek Bir organizmanın gelişmesinin ilk evresi, döllenmiş olan bir yumurtanın gelişim ürünüdür. Yumurtanın döllenmesinden sonra, oluşan canlı taslağı. Çok hücreli canlılarda gelişim basamaklarından biri, Tohum, yumurta ya da rahim gibi koruyucu bir yapı içerisinde yer alan, genç bir hayvan ya da bitki sporofiti.
Submitted by:

Embriyonik kök hücre (ESC)
Blastosistdeki çok potansiyelli bir hücre. Embriyodan elde edilen, farklılaşabilme yeteneği yüksek olan hücre.
Submitted by:

emeç
Su ve karayosunları ile bazı bitkilerin kökü andıran tutunma organı.
Submitted by:

emilim
Sindirilmiş besinlerin ince bağırsaktan dolaşım sistemine geçmesi. endergonik tepkime
Submitted by:

emme kuvveti
Osmotik basınç ve turgor basıncı arasındaki farktan dolayı oluşan kuvvet.
Submitted by:

Emülgatör
Besinlere katılan ve onların kararlı emülsiyon haline gelmesini sağlayan katkı maddesi.
Submitted by:

Emülsiyon
Emulsum-sağmak Başka bir sıvı fazda dağılan bir sıvı faz içindeki kolloid. Biri öbürünün içinde mikroskobik damlacık halinde dağılmış iki veya daha fazla sıvı karışımı.
Submitted by:

Endemik
Belirli bir bölgeye özgün olan ve böylece çoğunlukla görece sınırlı bir yayılışa sahip olan.
Submitted by:

endemik tür
Dünyanın yalnızca belirli bir bölgesinde bulunan bir bölgeye özgü olan canlı türü.
Submitted by:

Endergonik
Endom-içinde+Ergon-iş Enerji absorpsiyonu ile karakterize edilen bir reaksiyon dur. Meydana gelmesi için enerji gereklidir.
Submitted by:

Endoderm
Endom-iç+Derma-deri Archenteronu çevreleyen gastrulanın en iç tabakası olup, sindirim sistemini ve bu sisteme ait organları oluşturur.
Submitted by:

endojen
Hücre ya da sistem içinde gerçekleşen, dokulardaki yapım ve yıkım olayları.
Submitted by:

Endokard
Kalbin içini örten bir sıra yassı epitel dokudan oluşan zar.
Submitted by:

Endokrin
Endom-içinde+Krinein-ayırmak İç salgı. Başka bir organ ya da kısım üzerinde özel bir etkiye sahip olan bir maddeyi kan ya da lenf içine salgılama işlevini yürüten organlara ait.
Submitted by:

Endokrin bez
iç salgı hormon bezi. Ürettiği salgıyı özel bir salgıya değil de kana veren bezlerden herhangi biri. İç salgı bezi. Endolenf
Submitted by:

Endometriyum
Rahmin epitel astarı.
Submitted by:

endonükleaz
Bir nükleik asit molekülünün iç kısmında bulunan fosfodiester bağlarını kıran bir enzim.
Submitted by:

Endositoz
Tek hücreli bir ökaryotun besin maddelerini boğum yaparak hücre içerisine alma işlemi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılmasıyla oluşan yapının zardan ayrılarak sitoplazma içine alınması olayı.
Submitted by:

Endoskeleton
Endom-iç+ Skeleton-kuru vücut Vücudun içinde destek vazifesi gören kemikli ve kıkırdaklı destek yapı.
Submitted by:

Endosperm
Endom-içerdeki+Sperma-tohum Tohumlu bitkilerde gelişen embriyoyu besleyen ve saran dişi gametofitin besi dokusu. Gymnospermlerde haploid, Angiospermlerde triploittir. 3n kromozomlu besi doku.
Submitted by:

Endospor
Ana bitki üzerinde spor keselerinin iç kısmında meydana gelen sporlar, Bakterilerin olumsuz çevre koşullarında dönüştükleri yapı."
Submitted by:

endotel tabaka
Kan damarlarının içini döşeyen tek katlı yassı epitel.
Submitted by:

endüstriyel Fermantasyon
Endüstriyel ürünlerin üretimi amacıyla gerçekleştirilen geniş ölçekli mikrobiyal fermantasyon işlemi.

enerji
İş yapabilme ya da bir değişikliğe neden olma yeteneği." "

enerji dönüşümü
Enerjinin bir formdan başka bir forma çevrilmesi." "

enerji formu
Enerjinin farklı şekilleri." "

Enerjinin Korunumu Yasası
Bir temel fizik yasasıdır. Verilen herhangi bir sistemdeki enerji miktarı sabittir. Enerji ne vardan yok edilebilir
Submitted by: ne de yoktan var edilebilebilir

Enfeksiyon
Bakteri, virüs, mantar yada protozoonların organizmaya girmesi durumu. Hastalık etkeni mikroorganizmanın vücuda girmesi ve yayılması ile neden olduğu bulaşıcı veya bulaşıcı olmayan hastalık.
Submitted by:

Engram
En-iç+Grama-işaret Öğretmenin bir sonucu olarak beyinde meydana geldiği farz edilen değişikliğe ait bir terimdir.
Submitted by:

entegrasyon
Bütünleşme, birleşme.
Submitted by:

enterogastrin
Mideyi uyararak mide özsuyu salgılamasını engelleyen hormon.

enterokinaz
Tripsinojeni aktifleştirerek tripsine dönüştüren enzim." "

Entropi
İş yapmaya uygun olmayan dağınık enerji durumudur.""
Submitted by: ""

Enzim
En-içinde+Zyme-maya Canlı bir organizma içinde özel kimyasal reaksiyonları hızlandıran bir protein katalizördür. Hücre içinde ü retilen ve bütün hayat olaylarını başlatan, hızlandıran, protein yapısındaki katalizörler.
Submitted by:

Enzimatik
Bir enzime ait veya enzimle alakalı olan.
Submitted by:

enzimatik tepkime
Enzimlerin etkisiyle gerçekleşen tepkimeler.

eozin
Doku kesitlerinin boyanmasında kullanılan kırmızı-kahverengi
Submitted by: asidik bir boya.""

Epiboli
Epibole-örtü Bir gastrulasyon tipidir. Embriyonun animal kutbundaki küçük blastomerler gelişir ve vegetal hemisferin hücrelerini örter.
Submitted by:

epidermal
Epidermisten köken alan, epidermis yapısından olan.
Submitted by:

Epidermis
Epi-üzerinde+Derma-deri Bir organizmadaki en dıştaki hücre tabakasıdır. 1. Bitkilerde kök, gövde ve yaprakların dış epitel ö rtüsü. 2. Hayvanların vücudunu kaplayan derinin üst tabakası, üst deri.
Submitted by:

Epididimis
Epi-üst+Didymos-testis Testise yakın, spermlerin toplandığı karmaşık şekilde kıvrılmış tüptür. Erkek üreme sisteminde, testislerin üzerinde bulunan spermlerin olgunlaştığı ve kısa bir süre depolandığı yer.
Submitted by:

Epifit
Epi-üzerinde+Phyton-bitki Yalnız konum ve destek sağlamak için başka bitki üzerinde gelişen bitki. Orkide gibi.
Submitted by:

epifiz
Omurgalılarda beyinde bulunan ve melatonin hormonu salgılayan iç salgı bezi.
Submitted by:

Epigenez
Epi-üzerinde+Genesis-doğurulmak Döllenmiş ve farklılaşmış bir yumurtadan başlayarak yeni yapıların ardışık olumunu ifade eden teoridir.
Submitted by:

Epiglottis
Epi-üzerinde+Glottis-dil Larinks girişi, glottisi örten kapağa benzer yapı. Yutkunma sırasında soluk borusunun girişini kapatan gırtlak kapağı.
Submitted by:

Epikotil
Bitki embriyosu ya da fidede kotiledonların bağlanma yerinin üstünde kalan eksen kısmı.
Submitted by:

Epitel
Vücut dış yüzeyini, organların iç yüzeyini örten hayvansal doku.
Submitted by:

epitel doku
Hayvanlarda organizmanın vücut dışını, iç organların içini ve vücut boşluklarını astarlayan doku.
Submitted by:

Epitelyum
Epi-üzerinde+Thele-meme başı Damarları ve bazı küçük boşlukları kaplayan vücudun dış ve iç yüzeyini örten doku tabakasıdır. Az miktarda çimento maddesiyle birleştirilmiş hücreleri içerir.
Submitted by:

Erepsin
Proteinlere etki eden ince bağırsak özsularında bulunan enzim.
Submitted by:

Ergotin
Çavdarmahmuzu özütü. İlaç yapımında kullanılır.
Submitted by:

eritropoietin
Oksijen eksikliğinde böbrek ve karaciğerden salgılanmasıyla alyuvar yapımını hızlandıran hormon.

Eritrosit
Yapısında oksijen bağlama yeteneği olan hemoglobini bulunduran kan hücresi alyuvar.""
Submitted by: ""

Erozyon
Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması.
Submitted by:

eser element"
. Canlı dokuda çinko
Submitted by: bakır

Eşey
Cinsiyet.
Submitted by:

eşey hücresi
Üremeden sorumlu hücre, gamet.
Submitted by:

eşeyli üreme
Farklı iki eşey hücresinin birleşmesiyle bir canlı oluşması. Erkek ve dişi üreme hücrelerinin birleşerek zigotu meydana getirmesiyle gerç ekleşen üreme şekli.
Submitted by:

Eşeysiz üreme
Bir canlının özelleşmiş üreme hücrelerini meydana getirmeden tıpatıp atasına benzer canlıların oluşmasını sağlayan ü reme şeklidir. Tomurcuklanma, bir hücrenin bölünmesi veya yenilenme gibi yollarla gerçekleşen, genetik olarak birbirinin aynı olan yavruların meydana geldiği, sadece tek bir ebeveynin yer aldığı üreme şekli.
Submitted by:

Eşik
Bir uyartının, duyum meydana getiren ya da algılanabilen alt sınır değeri.
Submitted by:

eşik değer
Uyartı oluşturabilen en düşük uyarı şiddeti.

Eşik sinyali
Bir sinir hücresinde uyarının zarda değişiklik yapması için gereken minimum potansiyel farkı.""
Submitted by: ""

Esiospor
Aika-yara+Sporas-tohum İlk baharda berberis kadın tuzluğu üzerinde gelişen buğday pasının ince duvarlı çift çekirdekli sporu.
Submitted by:

ester bağı
Organik asitler ile bazlar arasında kurulan kimyasal bağ. Yağ asitleri ile gliserol arasındaki kimyasal bağ.
Submitted by:

Estrojen
İkincil eşey karakterlerinin gelişimini sağlayan ovaryum folikülleri tarafından üretilen dişi eşey hormonu.
Submitted by:

Estrus
Şiddetli arzu Memelilerin dişilerinde şiddetli seksüel dürtüyle ortaya çıkan sınırlı seksüel periyodun tekrarlanması.
Submitted by:

Etçil
Hayvansal organizmalarla beslenen, et yiyen, etle beslenen.
Submitted by:

Etholoji Etoloji
Ethos-gelenek+Logos-çalışma Doğal koşullarda hayvan davranışını tüm ayrıntılarıyla inceleyen bilim dalıdır. Canlıları n davranışlarını inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

etik
Ahlaki, ahlakla ilgili.
Submitted by:

etil alkol fermantasyonu
Glikozdan oksijensiz ortamda son ürün olarak etil alkolün oluştuğu ve ATP’nin sentezlendiği, bazı anaerob organizmalar tarafından kullanılan bir metabolik yol.
Submitted by:

Etiolasyon
Aitio-neden Karanlıkta yetiştirilen bir bitkide klorofil eksikliği nedeniyle sararma, bu durumda bitkiler küçük yapraklara ve uzun, zayıf yapraklara sahiptir.
Submitted by:

Euteria
Eu-iyi+Therion-hayvan, canavar Yavrularını oldukça ilerlemiş bir gelişim evresinde doğuran ve çok iyi gelişmiş bir plasentası bulunan plasentalı memelilerdir. Monotremata ve Marsupialia hariç bütün canlı memelileri içerir.
Submitted by:

F1 İlk yavru kuşak
Ebeveynler (P) çiftleştikten sonra elde edilen döl.
Submitted by:

F2 İkinci yavru kuşak
F1 kuşağının üyeleri arasında gerçekleştirilen bir çiftleştirmeden elde edilen döl.
Submitted by:

Fagositoz
Phagein-yemek+Kytos-boşluk+Osis-koşu Mikroorganizmaların, diğer hücrelerin ve yabancı taneciklerin akyuvar gibi bir hücre tarafından yutulması. Hücre zarından geçemeyen büyük katı moleküllerin yalancı ayaklarla hücre içine alınmasıdır. Ökaryot yapıya sahip bir çok hücrede büyük moleküllü katı (besinlerin veya yok edilecek yabancı) maddelerin, yalancı ayakların kaynaşmasıyla hücre zarından koful oluşturarak hücre içerisine alması.
Submitted by:

fakültatif anaerob
Hem oksijenli hem de oksijensiz ortamda yaşayabilen canlı.
Submitted by:

fallopi tüpü
Yumurtalığı döl yatağına bağlayan, döllenmenin gerçekleştiği kanal.
Submitted by:

Familya
Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kullanılan bir sınıflandırma terimi.
Submitted by:

farenjit
Enfeksiyon veya kimyasallara bağlı olarak yutağın tahriş olması.

Farinks
Pharynx-boğaz Yutak. Sindirim sisteminin solungaç keseleri ya da yarıklarını meydana getiren bölümü. İleri omurgalılarda farinks
Submitted by: ön tarafta ağız ve burun boşluğu ile

Fauna
Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü.
Submitted by:

feed-back
Bir sürecin basamaklarındaki bir değişimin önceki bir basamağa etki etmesi durumu.

femur
Uyluk kemiği.""
Submitted by: ""

Fenokopi
Phanein-göstermek+ Copia-bol
Submitted by:

Fenoloji
Çiçek açma, üreme, göç gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı, periyodik biyolojik olayların incelenmesi ve kaydı.
Submitted by:

Fenotip
Phainein-göstermek+Typos-tip Bir organizmanın kalıtsal yapısının dıştaki görünür ifadesidir. Bir bireyin hem genetik ve hem de çevre faktörleri sonucunda ortaya çıkan gözlemlenebilir özellikleri.
Submitted by:

Fermentasyon
Fermentum-mayalanmak Organik bir bileşiğin bir enzim sistemiyle anaerobik olarak parçalanmasıdır. Açığa çıkan enerji, hücrenin diğer olayları yürütmesinde kullanılır. Bazı mikroorganizmaların ürettiği enzimlerin etkisiyle organik maddelerin uğradığı değişiklik. Bakteri, maya ve memelilerin kas hücrelerinde görülen oksijensiz şartlar altında glikoz moleküllerinin parçalanmasıyla enerjinin açığa çıktığı olay.
Submitted by:

Feromon
Phorein-taşımak Bir organizma tarafından çevreye salgılanan ve aynı türün öteki üyelerinin davranış ve gelişmesine etki eden bir maddedir. Alan belirlenmesi, topluluk içinde hiyerarşik düzenin sağlanması ve üreme döneminde eşlerin birbirini bulması gibi durumlarda etkili olan, “dış hormon” olarak da adlandırılabilen kimyasallar.
Submitted by:

Fetüs
Embriyonun üçüncü aydan doğuma kadar tüm organ taslakları oluşmuş hali. Gelişmekte olan embriyonun hamileliğin sekizinci doğum anına kadar olan evrelerini belirtmek için tıbbi ve yasal terim.
Submitted by:

Fibril
Telcik. miyofibril=kas telciği nörofibril=sinir telciği
Submitted by:

Fibrin
Kanın pıhtılaşmasıyla oluşan ipliksi, ağsı yapı.
Submitted by:

fibrinojen
Kanın damar dışında pıhtılaşmasını sağlayan bir protein. fibroblast
Submitted by:

fibroblast
Temel bağ dokusu hücresi.
Submitted by:

Fikoeritrin
Phykos-deniz yosunu+Erythros-kırmızı Kırmızı alglerde bulunan kırmızı renkli kromoprotein.
Submitted by:

Fikosiyanin
Phykos-deniz yosunu+Kyanos-mavi Mavi-yeşil alglerde bulunan mavi renkli kromoprotein.
Submitted by:

Filogenetik sınıflandırma
Canlıların akrabalık derecelerine göre sınıflandırılması. Doğal sınıflandırma.
Submitted by:

Filogeni
Phylon-ırk+Genesis-döl Bir organizma grubunun tüm evrimsel tarihi.
Submitted by:

Filotaksis
Bitkilerde, gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli.
Submitted by:

Filtre
Akışkan olan sıvı yada gazı süzmeye yarayan gözenekli madde. Akışkandaki asıltı, çamursu ya da katı maddeleri ayırmaya yarar.
Submitted by:

Filum
Phylon-ırk Hayvan ya da bitki dünyasında, ortak bir atadan geldiklerine inanılan organizmaları içeren büyük ana bölüm.
Submitted by:

Fisyon
Fissio-yarmak, çatlamak Organizmanın yaklaşık iki eşit parçaya bölündüğü eşeysiz üreme olayıdır.
Submitted by:

Fitoplankton
Phyton-bitki+Planktos-dolaşan Okyanus ya da göllerde bulunan ve çoğunlukla alglerin oluşturduğu mikroskobik yüzücü bitkilerdir. Çoğunlukla bir hücreli su yosunlarından oluşan, sularda yaşayan bitkisel topluluk.
Submitted by:

Fizyoloji
Canlılardaki yaşamsal olayları işleyişi inceleyen bilim dalı. Doku ve organların görev ve faaliyetlerini inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

Flagellatlar
Flagellum-kamçı Bir ya da daha fazla sayıda ince, kamçı gibi organı bulunan mikroorganizmalardır.
Submitted by:

Fleksör
Flectere-eğilmek Kol ve bacağın kırılmasını sağlayan kas.
Submitted by:

Floem
Phloios-kabuk Bitkilerdeki bir tip iletim dokusudur. Gövde ya da kökte hem yukarı hem de aşağıya doğru organik maddeleri taşı r. Bitkilerde organik besin taşıyan, canlı, iletken doku, soymuk borusu.
Submitted by:

Flora
Belirli bir coğrafi alanda bulunan bitki veya bakteri türlerinin tümü.
Submitted by:

Floresans
Farklı dalga boyunda radyasyon absorbe eden bir maddenin ışık salması, eksite edilmiş singlet durumun temel duruma bozunması sırasında meydana gelir. Isıya bağ lı olmayan çok hızlı bir olaydır.
Submitted by:

Folikül
Folliculus-küçük torba Memeli ovaryumunda olgunlaşmış yumurtayı taşıyan küçük bir hücre kesesidir. Memelilerde yumurtalıkta bulunan ve olgunlaşmış yumurtayı taşıyan kesecik. Memelilerin dişi bireylerinde, olgunlaşmamış yumurtayı çevreleyen besleyici hücreler.
Submitted by:

Folikül uyarıcı hormon (FSH)
Ön hipofiz tarafından üretilen bir gonadotropin.
Submitted by:

Foramen Ovale
Forare-delmek Sağ ve sol atriumlar arasında bulunan oval pencere fötüste bulunur. Bunun aracılığıyla sağ atriuma giren kan ciğerlere uğramadan aorta geçebilir.
Submitted by:

Foraminifera
Forare-delmek+Ferre-taşımak Kalkerli ve çok odacıklı kabuk salgılayan ameboid protozoa. Odacıklar üzerindeki deliklerden hayvan ayaklarını çıkarır.
Submitted by:

fosfat grubu
Bir molekülden diğerine enerji transferini gerçekleştiren çok atomlu bir iyon.
Submitted by:

Fosfataz
Bir molekülden su kullanarak fosfat grubunu ayıran enzim.
Submitted by:

Fosfodiester bağı
DNA'daki fosfat ile şeker arasındaki bağ.
Submitted by:

Fosfolipit
Fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etânolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan, yapısında suyu seven ve sevmeyen grupların bir arada bulunduğu lipit gurubu.
Submitted by:

Fosfoprotein
Protein sentezlendikten o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş hali.
Submitted by:

Fosforesans
Phos-ışık+Phorein-taşımak Bir molekülün triplet durumun dan temel durumuna bozunması sırasında belirli bir ısısı olmaksızın ışı k çıkarması.
Submitted by:

Fosforilasyon
Phos-ışık+Phorein-taşımak Bir fosfat grubunun organik molekül içine girişi. ATP üretimi. Bir moleküle fosfat grubu bağlanması. ATP sentezlenmesi. Fotofosforilasyon, Oksidatif Fosforilasyon, Substrat Düzeyinde Fosforilasyon
Submitted by:

Fosil
Fossilis-kazmak Yer kabuğunda korunmuş olan organizma kalıntısı. Milyonlarca yıl önce yaşamış canlıların korunarak bu güne kadar gelmiş kalıntıları.
Submitted by:

Fosil yakıtlar
Aralarında petrol, doğal gaz, kömür ve turbanın yer aldığı jeolojik çağlar boyunca, oksijensiz sedimentler içerisine gömülmüş olan organik maddelerden oluşmuş yakıtlar.
Submitted by:

fotofosforilasyon
Fotosentez sırasında ışık enerjisi yardımıyla ADP’ye fosfat bağlanarak ATP üretilmesi.

fotokimyasal tepkime
Işık etkisiyle oluşan kimyasal tepkime.""
Submitted by: ""

Fotoliz
Phos-ışık+Lysis-kayıp Işık altında bir molekülün ayrışması. Örneğin klorofil tarafından absorbe edilen ışın enerjisiyle fotosentezde suyun ayrışması. Fotosentezin ışığa bağımlı tepkimelerinde hidrojen ve elektronları elde etmek için suyun iyonlarına ayrışması.
Submitted by:

Foton
Phos-ışık+Ton-dilim Elektromanyetik radyasyon partikülü, bir kuan tumluk ışınsal enerji. Elektromanyetik radyasyonlarda enerji akışını sağlayan, elektriksel olarak yüksüz ve kütlesiz daima ışık hızıyla hareket eden dalga paketleri.
Submitted by:

Fotoototrof
Enerjisini ışıktan ve karbonunu karbon dioksitten elde eden bir organizma.
Submitted by:

Fotoperyodizm
Phos-ışık+Peri-ışık+Hodos-yol+İsmos- Hayvan ve bitkilerin ışık ve karanlık değişimlerine karşı gösterdikleri fizyolojik tepki.
Submitted by:

Fotoreseptör
Işığa duyarlı almaçlar.
Submitted by:

fotosentetik canlı
Fotosentez yapma yeteneğine sahip canlı.

Fotosentez
Phos-ışık+Synthesis-bir araya getirm Bitki hücrelerinde klorofil tarafından tutulan ışınım enerjisinin kullanılmasıyla su ve karbondioksitten karbonhidratların sentezlenmesi olayıdır. Yeşil bitkilerin
Submitted by: güneş enerjisi ve klorofil pigmenti yardımıyla CO2 ve H2O'dan besin maddelerini üretmesidir. Klorofil taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayı.""

fotosistem
Kloroplastın tilakoit zarı üzerinde yer alan ve fotosentez sırasında farklı dalga boylarındaki ışığı soğuran birimler.
Submitted by:

fotototrof
Işık enerjisi kullanarak kendi besinlerini sentezleyebilen canlılar.

Fototropizma
Phos-ışık+Tropos-dönüş Organizmanın ışığa karşı büyüme tepkisi.""
Submitted by: ""

Fötüs Fetüs
Fetus-verimli Embriyonik gelişimini büyük ölçüde tamamlamış fakat doğmamış yavru. İnsanda gebeliğin .ayından doğuma kadar.
Submitted by:

Fovea
Fovea-küçük çukur Bir organın yapısı üzerindeki küçük çukur. Özellikle retinanın merkezinde bulunan çukur yalnız konileri içerir ve net görüntüyü sağlar.
Submitted by:

Fruktoz
Genellikle meyvelerde ve balda bulunan ve yapısında 6 karbon atomu içeren bir çeşit şeker molekülü.
Submitted by:

Fukoksantin
Fucus-kaya likeni+ Xanthos-s Diatome, esmer alg ve dinoflagellat'larda bulunan kahverenkli pigment.
Submitted by:

Fundus
Fundus-dip Bir organın dip kısmı ya da tabanı. İçi boş organın ağza en uzak kısmı. Midenin genişlemiş kı smı.
Submitted by:

fungus
Mantar.

Fungusit
Mantarla mücadele ilaçları.""
Submitted by: ""

G1
Hücre döngüsünde, mitozun sonu ve S fazının başlangıcı ara-
Submitted by:

G2
Hücredöngüsünde,Sfazıvemitozunbaşlangıcıarasındaki
Submitted by:

Galaktoz
Süt şekeri olarak da bilinen laktozda, glikozla beraber bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan, glikoza göre daha az tatlı olan ve sudaki çözünürlüğü fazla olmayan altı karbonlu bir şeker türüdür.
Submitted by:

galvanometre
Elektrik akımındaki değişimin manyetik alan oluşturması prensibiyle çalışan bir tür test cihazı.
Submitted by:

Gamet
Gamete-kadın Üreme hücresidir. Eşeysel üremede birleşip kaynaşan yumurta ya da sperm, birleşme sonunda yeni bir fert gelişimini başlatır. Erkek ve dişi üreme hücresine verilen ad.
Submitted by:

Gametangiyum
İçerisinde gametin oluşturulduğu herhangi bitki ya da mantar yapısı.
Submitted by:

Gametofit
Gamete-kadın+Phyton-bitki Bir bitkinin hayat devresinde haploit ya da eşeyli gamet üreten evre. Bitkilerde ve döl almaşının gö rüldüğü fotosentez yapan protistlerde, gametleri üreten çok hücreli haploit evre.
Submitted by:

Gametogenez
Gametlerin üretilmesine yol açan özelleşmiş hücre bölünme serisi.
Submitted by:

Ganglion Gangliyon
Gangli-düğüm Merkezi sinir sistemi dışında bulunan sinirlerde hücre gövdelerinin oluşturduğu düğümsü kütle. Merkezi sinir sistemi dışı nda bulunan, sinir hücrelerinin gövdelerinden oluşan sinir düğümü.
Submitted by:

gasohol
Bazı araçlarda yakıt olarak kullanılan, %90 kurşunsuz benzin ve %10 tarımsal kökenli etil alkol karışımı.

Gastodermis
Gaster-mide+Derma-deri Bağırsakların içini astarlayan sindirim ve absorbsiyondan sorumlu doku.""
Submitted by: ""

Gastrin
Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormonu.
Submitted by:

gastrit
Mide mukozasının akut ya da kronik enfeksiyonu.

Gastrula
Gaster-mide Blastuladan sonraki erken embriyonik devre. Başlangıçta ektoderm ve endoderm olmak üzere iki tabakadan ve bu iki tabaka arasında kalan boş luktan oluşur. Ektoderm ile endoderm arasındaki blastosöl ve arkanteron
Submitted by: endodermin içini astarlayan ve blastoporla dışarı açılan invaginas yonla oluşur. Embriyonun blastuladan sonra oluşan

Gastrulasyon
Gaster-mide Genç embriyonun gastrula olduğu ve önce iki, sonra da üç hücre tabakasının oluşmasıyla ilgili olaydır.
Submitted by:

GDO
Genetiği Değiştirilmiş Organizma, Doğal olarak canlıda var olmayan bir özeliğin, genler aracılığıyla o canlıya aktarılması. Ö rneğin kuzey buz denizinde yaşayan bir balığın geni domatese aktarılarak soğuk havalarda domates üretiminin sağlanması...
Submitted by:

gelişme
Doku ve organların görevlerini yerine getirebilecek olgunluğa erişmesi.
Submitted by:

Gemma Çanakları
Bitkinin gözü ya da tomurcuğu Bryofitler'de, çanak şekilli vejetatif tomurcuklar, eşeysiz olarak tam bir bitki haline gelir.
Submitted by:

Gen
Gennan-meydana getirmek Genetik bilginin biyolojik birimi. Özel bir kromozomun belirli bir konumunda yer alır. DNA molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluş muş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası.
Submitted by:

gen çıkarma
Bir organizmanın bir ya da birden fazla geninin inaktivasyonunu içeren bir genetik mühendisliği stratejisi.
Submitted by:

gen ekleme
Yeni bir gen veya gen grubunun bir organizmanın yapısına sokulmasını içeren bir genetik mühendisliği stratejisi.
Submitted by:

gen haritalaması
Bir DNA molekülü üzerindeki farklı genlerin göreceli pozisyonlarını belirleme.
Submitted by:

Gen havuzu
Bir populasyondaki tüm bireylerde bulunan tüm genlerin farklı alellerinin tümü.
Submitted by:

gen klonlama
Bir geni taşıyan bir DNA parçasının bir klonlama vektörüne sokulması ve ardından bu rekombinant molekülün bir konak hücrede çoğaltılması. Bir klonlama vektörü kullanmaksızın aynı sonucu başaran teknikleri tanımlamak için de kullanılır (doğrudan gen transferi gibi).
Submitted by:

Gen tedavisi
Vücutlarındaki hücrelerinde işlevsel olmayan gen alellerini içeren bireylere, işlevsel alelleri içeren hücreleri sağlamak suretiyle bir genetik hastalığı tedavi etme yöntemi.
Submitted by:

Genetik
Kalıtsal bilginin birimleri olan genlerin yapısının, işlevinin ve kalıtımının bilimsel olarak çalışılması.
Submitted by:

Genetik Denge
Bir populasyonun ardışık kuşaklarında allellerin dağılımının seleksiyon ya da mutasyonla değiştirilmedikçe sabit kalması durumu.
Submitted by:

Genetik harita
Bir kromozom üzerinde yer alan genlerin kromozom üzerindeki konumlarının, genlerin rekombinasyon frekansları esas alınarak belirlenmesi.
Submitted by:

Genetik kod
Nükelotit üçlüleri şeklindeki talimat seti bir mRNA’daki doğrusal nükelotit dizisi, bir proteindeki doğrusal amino asit dizisine tercüme edilir.
Submitted by:

genetik mühendisliği
Tedavi edici bir madde, aşı veya doğadakinden daha çabuk, daha fazla miktarlarda ürün üretmek için genetik materyalle yapılan herhangi bir hareket veya girişim. Yeni genleri veya genlerin yeni kombinasyonlarını kapsayan DNA moleküllerini üretmek için deneysel tekniklerin kullanımı.
Submitted by:

genetik parmak izleme
Her bir birey için özgül olan bir bantlaşma kalıbı veren çok değişken, dağılmış tekrarlı dizilerin genomdaki dağılı mlarını belirleyen bir hibritleme tekniği. genetiği değiştirilmiş
Submitted by:

Genetik Sürüklenme
Kendi arasında çoğalan küçük populasyonlarda heterozigot gen çiftlerinin bir ya da öteki allel bakımından doğal seçilim yerine şansa bağlı olarak homozigot duruma gelme eğilimi.
Submitted by:

Genetik yapı
Bir Mendel populasyonundaki farklı genotiplerin ve her bir lokustaki farklı allellerin frekansları.
Submitted by:

Geniz
Burun ve ağız boşluğunun arkasındaki kısım.
Submitted by:

Genom
Bir organizmanın sahip olduğu genetik şifrelerin tamamı. Prokaryot ya da ökaryot organizmalarda bulunan genetik materyalin tümü.
Submitted by:

Genom projesi
İnsanın ya da başka canlıların genomlarının tamamının ya da bir kısmının haritasını ve diziliş biçimlerini saptamayı hedeflemeye yönelik araştırmalar.
Submitted by:

Genom-Genotip
Gennan-meydana getirmek+Typos-tip Bir organizmanın asıl kalıtsal yapısı, gen çeşitleri.
Submitted by:

Genotip
Canlının sahip olduğu genlerin toplamı.
Submitted by:

Genus
Doğum, ırk, çeşit Yakın akraba türlerin bir araya gelerek oluşturduğu taksonomik kategori.
Submitted by:

Geometrik dizi:
2-4-8-16-32-64 şeklinde devam eden bir artış şekli.
Submitted by:

geri bildirim
Birçok biyolojik olayda, olayın sonucunun ya da ürününün, reaksiyonun ilerlemesine veya durdurulmasına yol açan belli bir seviyeye ulaşması.

Geri Bildirim Feedback Denetimi
Bir sistemde reaksiyon ürünlerinin birikiminin
Submitted by: ürünlerin yapım hızının azalmasına neden olması ya da ürün eksikliğinin üretim hızının artmasına yol açması.""

Gibberellin
Bitki büyüme hormonu.
Submitted by:

Gibberellinler
Çiçekli bitkilerde, büyüme ve gelişmenin denetiminde işlevi olan ve doğal olarak bulunan bir grup kimyasal madde. Bazı türlerin genç bitkile rinde sürgünlerin uzamasını hızlandırır.
Submitted by:

glifosat
Yabancı bitkileri öldürmek amacıyla üretilmiş olan bir çeşit zehir. Herbisit.

Glikojen
Hayvanlarda besinlerle alınan karbonhidratların karaciğer ve kaslardaki depo şekli. Yalnızca hayvan hücrelerinde bulunur. Glikozun hayvanlar ve insanlardaki depo şeklidir. Karaciğ er ve kas hücrelerinde bol miktarda bulunur.""
Submitted by: ""

Glikolipit
Genellikle hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şeker moleküllerine kovalent bağlarla bağlanması ile meydana gelen bileşik lipit.
Submitted by:

Glikoliz
Glykys-tatlı+Lysis-çözelti Şekerlerin daha basit bileşiklere meta bolik dönüşümü. Sitoplazmada glikozun pirüvik asite kadar parçalanması sırasında gerçekleşen tepkimeler ve bu tepkimeler sırasında ATP elde edilmesi.
Submitted by:

Glikoz
C6H12O6 molekül yapısındaki karbonhidrat. Karbonhidratların en küçük yapı taşıdır. Fotosentez ile bitkilerde üretilir. Çok sayıda glikoz özel bağlarla birleşerek nişastayı, selülozu ve glikojeni oluşturur. Kan sıvısında bulunan kan şekeri glikozdur.
Submitted by:

glikozit bağı
Karbonhidratların kendileriyle veya başka bir hidroksil grubu içeren bileşiklerle kurduğu kimyasal bağ.

Gliserin
Lipidlerin yağların yapısına katılan temel bir madde.""
Submitted by: ""

gliserol (gliserin)
Üç karbon ve üç hidroksil grubu bulunduran organik bir molekül.

Globulin
Globulus-kürecik Kan plazmasında bulunan proteinlerin bir sınıfıdır. Bunlardan bir kısmı gamma globulin antikor olarak iş görü rler.""
Submitted by: ""

Glomerulus
Glomus-top Küçük kan damarları ya da sinir liflerinin küme sidir. Özellikle bir böbrek tüpçüğünün proksimal ucundaki kapiller yumağı. Böbrekteki nefronların bowman kapsülü içinde bulunan kılcal kan damarları ağı.
Submitted by:

Glukagon
Pankreas tarafından üretilerek kana verilen, kan sekerini artırıcı etki yapan hormon.
Submitted by:

gölge bitkileri"
. Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler. 2. Gölge bir ortamda büyüyen bitkiler."
Submitted by:

Golgi Cisimciği
Camilio GOLGİ, 18. yüzyıl İtalyan histoloğu Olgun sperm ve eritrositler hariç tüm hücrelerin sitoplazmasında bulunan bir tip hücre organe lidir. Hücre organellerinin salgılanmasında rol oynadığına inanılır.
Submitted by:

Gonad
Gone-tohum Gamet oluşturan bezdir. Yumurtalık ya da testis. Üreme hücrelerini meydana getiren üreme organları.
Submitted by:

Gonadotropin
Gonadları uyaran bir tropik hormon tipi.
Submitted by:

gonozom
eşeyin belirlenmesinde rol oynayan eşey kromozomları.
Submitted by:

görünür ışık
Dalga boyu 380-750 nm arasında değişen, insan gözünün algılayabildiği elektromanyetik spektrumun bir bölümü.
Submitted by:

gövde
Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan, genelde toprak üstünde olan yapılar.

Gözlem
Bir olayı
Submitted by: bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay

Grana
Grana-tanecik Kloroplast içindeki ardışık klorofil, protein ve lipid tabakalarını taşıyan ve fotosentezin işlevsel birimi olan küçük yapılardı r. Kloroplastlar içindeki klorofil taşıyan yapı.
Submitted by:

Granül
Stoplazmada bulunan küçük tanecikler.
Submitted by:

granum
Kloroplast içerisindeki tilakoitlerin üst üste dizilmeleriyle oluşturduğu yapılar. Kloroplast stromasındaki zar yapısındaki yassı kesecikler.
Submitted by:

GTP
Hücre içerisinde meydana gelen bazı biyokimyasal reaksiyonlarda enerji için kullanılan bir tür molekül Guanozin tri fosfat.
Submitted by:

Guanin
DNA ve RNA nın yapısına katılan bir pürün bazı.
Submitted by:

Guatr
Boynun ön kısmında şişmeye yol açan tiroid bezi büyümesidir. Tiroidin aşırı faaliyeti ya da iyot eksikliğinden ortaya çı kar. Tiroid bezinin büyümesi sonucu oluşan hastalık.
Submitted by:

Gutasyon
Kök basıncı ile yaprak porlarından dışarı iletilen ve yaprak üzerinde beliren su damlacığı. Bitkilerin yapraklarından damlalar halinde su atılması. Damlama.
Submitted by:

Gymnosperm
Gymnos-çıplak+Sperma-tohum Çıplaktohumlular. Tohum ları ovaryum içinde kapalı olmayan tohumlu bitkiler sınıfı. Konifer ve ortadan kalkmış bir çok bitkileri iç erir.
Submitted by:

Habitat
Habitus habere- den tutmak Bir bitki ya da hayvanın doğal olarak yaşadığı yer, bulunabileceği bölge.
Submitted by:

Habituasyon
Organizmaların bir uyarıcıya alışarak ona tepki gösteremez duruma gelmesi.
Submitted by:

Habitus
Bir bitki yada hayvanın genel görünüşü.
Submitted by:

hakka
Üzümsü, açılmayan, etli meyve.
Submitted by:

Haploit Haploid
Haploos-basit, tek Normal olarak olgun bir gamette bulunan bir kromozom takımıdır. Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom sayısı, vü cut hücrelerinin sahip olduğu kromozom sayısının yarısına sahiptir. Kromozom sayısının yarıya inmesi sonucu oluşan n sayıda kromozom taşıyan hücrelere haploid hücre denir.
Submitted by:

Hardy-Weinberg Yasası
Bir populasyonda bulunan bir allel gen çifti üyelerinin bağıl frekansları bir binomial denklemin açılımı olan a+ab+b ile tanımlanır. 
Submitted by:

harmanlama
Mikroorganizmaların, genellikle santrifüjleme ile kültürden alımı.
Submitted by:

Havers Kanalları
Kemik matriksi içinde uzanan ve kan damarları ve sinirleri içeren kanallar. Kemik dokudaki, sinir ve kan damarlarının geçtiği kanal.
Submitted by:

Hazırlık Reaksiyonu
Kendinden sonraki bir dehidrogenasyon reaksiyonu için uygun bir substrat molekülünün konfigürasyonunun oluşması ile sonuçlanan metabolik reaksiyonlar için kullanılan bir terimdir.
Submitted by:

HCG (insan koriyonik gonadotropini)
Korpus luteumun varlığını sürdürmesi ve hamileliğin devam etmesine yardım etmek üzere plasentadan salgılanan hormon. Hamilelikteki ikinci çizgi.
Submitted by:

Heksoz
Altı karbonlu monosakkarit.
Submitted by:

Helikaz
DNA nın kopyalanması sırasında DNA nın helik zincirini fermuar gibi açan enzim.
Submitted by:

Hemiparazit (yarı parazit)
Fotosentez yapabilen fakat suyu ve mineral besin maddelerini yaşayan bir başka bitkinin gövdesinden elde eden parazitik bitki.
Submitted by:

Hemofili
Haima-kan+Philein-sevmek Antihemofilik globulin denilen maddenin eksikliğiyle tromoblastin oluşmasının bozulduğu, soya çekimsel hastalıktır. Kan yeterince pı htılaşmaz.
Submitted by:

Hemoglobin
Haima-kan Eritrositlerin, oksijen ve karbondioksit ileten ve pH ayarlanmasında yardımcı olan, kırmızı renkte demir içeren protein pigmenti.
Submitted by:

hemolenf
Açık dolaşım sistemine sahip omurgasızlarda bulunan vücut sıvısı.
Submitted by:

hemolitik
Kan hücrelerini parçalama özelliği olan.
Submitted by:

Hemoliz
Alyuvarların, içerisindeki hemoglobinin açığa çıkacak tarzda parçalanması veya ayrışması.
Submitted by:

hemosiyanin
Eklem bacaklıların ve yumuşakçaların hemolenfinde bulunan, oksijeni bağlayan bakır elementi içeren, mavi-yeşil renkli solunum pigmenti.
Submitted by:

Henle Kulpu
Friedrich HENLE, 19 .Yüzyıl Alman anatomisti. Memeli böbrek tübülündeki 'U' şeklinde medullaya kadar inen ilmik. Proksimal ve distal kı sımlar arasında yer alır.
Submitted by:

heparin
Kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir glikoprotein.

Hepatik
Hepatikos-karaciğer Karaciğere ilişkin.""
Submitted by: ""

Hepatit B
Kan yoluyla bulaşan ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açan bir tür virüs.
Submitted by:

Herbasöz
Herba-ot Otla ilgili ya da ot özelliği taşıyan, odunsu olmayan.
Submitted by:

Herbivor
Herba-ot+Vorare-yemek Otçul. Bitki yiyen hayvan. Otlarla beslenen hayvanlara verilen genel ad.
Submitted by:

Herbivor (otçul)
Bitki dokularını yiyen hayvan.
Submitted by:

hermafrodit
Çift eşeyli, her iki eşeyin organlarını birlikte taşıyan canlılar, erdişi. Erkek ve dişi birincil cinsiyet karakterlerini birlikte bulundurma.
Submitted by:

Hermafroditizm
Her iki eşeyede sahip canlı. Erkek ve dişi eşey organlarının aynı organizmada birlikte bulunması.
Submitted by:

Hermafroditlik
Hermes+Aphrodite-mitolojik tanrı ve Aynı organizmada hem erkek hem de dişi eşey organlarının varlığı ile karakterize edilen durumdur.
Submitted by:

Heterogami
Heteros-diğer+Gamos-evlilik Yumurta ve sperm gibi büyüklük ve yapı bakımından ayrı iki gametin birleşmesiyle meydana gelen ü reme şeklidir.
Submitted by:

Heterograftlar
Heteros-diğer Alıcıdan başka bir tür hayvanın vücudundan elde edilen doku aşıları.
Submitted by:

Heterojen
Değişik karakterlere yada yapılara sahip olan.
Submitted by:

Heterosis
melez gücü Melezlerin atalarına göre kazandıkları üstünlük.
Submitted by:

heterotrof canlılar
Kendi besinlerini üretemeyen ve organik maddeleri dışarıdan almak zorunda olan canlılar.

heterotrof"
. Gereksinim duyduğu besinleri diğer organizmaları yiyerek ya da onlarınürettiği ürünleri kullanarak elde eden organizma. 2. Tüketici."
Submitted by:

Heterotroflar
Heteros-diğer+Trophos-beslek İnorganik maddelerden kendi besinini sentez edemeyen ve bu nedenle ya ototroflar ya da çürüyen maddeler üzerinde yaşamak zorunda olan organizmalar.""
Submitted by: ""

Heterozigot
Heteros-diğer+Zygos-çift Homolog kromozomların karşılıklı lokuslarında belirli bir karakter için iki farklı allelin bulunması.
Submitted by:

Heterozis
Heteros-diğer Melez gücü. Birbiriyle ilgisi olmayan soylara ait fertlerin birleşmesinden meydana gelen yavruların hayatta kalmak için atalarından daha iyi uyum göstermeleri.
Submitted by:

Hibernasyon
Hiberna-kış Bazı hayvanlarda kışı geçirmek için metabolizmanın yavaşladığı bir uyuşukluk dönemi.
Submitted by:

Hibrit
Melez. Genetik olarak birbirine benzemeyen ebeveynlerin yavruları.
Submitted by:

hibritleşme
Bir karakter bakımından farklı genotipe sahip bireylerin çiftleştirilmesi yada çaprazlanması.
Submitted by:

Hidrofitler
Hydor-su+Phyton-bitki Çok nemli ortamda büyüyen bitkilerdir. Ya tamamen sucul olurlar ya da kökleri su veya çamur içinde fakat gövde ve yaprakları su üzerinde bulunur.
Submitted by:

Hidrojen Bağı
Eğer hidrojen atomu, iki atom arasında ortaklaşa kullanılıyorsa meydana gelen iki molekül arasındaki zayıf bir bağdı r. Bu bağlar protein ve nükleik asitlerin yapısında birinci derecede önem taşır.
Submitted by:

Hidrokarbon
Yalnızca hidrojen ve karbondan oluşan bileşik.
Submitted by:

Hidroliz
Hydor-su+Lysis-çözünme Bir bileşikteki belirli bazı bağların arasına su girmesiyle bileşiğin parçalara ayrılmasıdı r. Hidroksil grubu ayrılan bileşiğin bir kısmına, hidrojen atomu da öteki kısmına katılır. Bir molekülün kovalent bağlarının su ile parçalanarak ayrılan kısımların birine H diğerine OH grubunun eklenmesi.
Submitted by:

Hidroponik
Hydro-su+ Ponere-yer Topraksız bitki kültürüdür. Kökler besin maddesi bakımından zengin sulu ortamda büyütü lürler.
Submitted by:

hidrotermal baca
Okyanus tabanlarında, yerin altından gelen yarıklardan, suyun iç yüzeyine doğru mineralli sıcak suların çıktığı yer.
Submitted by:

Hif
Hyphe-ağ Bir mantar miselyumunda bulunan çok sayıdaki ipliklerden her biri. Mantarların sahip olduğu genellikle ince uzun ve saydam mikroskopik iplikçiklerin adı.
Submitted by:

hijyen
Sağlığı koruma, sağlık kurallarına uygun olan.

hiperkolesterolemi
Kandaki kolesterol oranının yüksek olması durumu." "

Hipersensitivite
Hyper-aşırı+Sensitivite-duyarlılık Değişik tepki gösterme durumudur. Anormal olarak artmış duyarlılık.""
Submitted by: ""

Hipertonik
Hyper-üst+Tonos-ton Solut molekülü konsantrasyonu daha fazla ve solvent su molekülü konsantrasyonu daha az olan çözeltidir. Karşılaştırılmış olduğu çözeltininkine göre daha büyük osmotik basıncı vardır.
Submitted by:

hipertonik çözelti
Hücre öz suyuna göre daha yoğun olan çözelti.
Submitted by:

hipervitaminöz
Vitamin fazlalığında meydana gelen hastalıkların genel adı.
Submitted by:

Hipofiz
Beyinde hipotalamusun hemen altında yerleşmiş olan küçük bir bezdir ve hipotalamusa ince sapla bağlanır. Ön lop ağzın tavanı ndan dış büyümeyle, arka lop ise beynin tabanından aşağıya doğru büyüyerek oluşur.
Submitted by:

Hipokotil
Hypo-alt+Kotyle-oyuk, çukur Bir bitki embriyosunun bir kısmı ya da fidenin, kotiledon yapraklarının birleşme noktasının altında kalan kısmı.
Submitted by:

hipoksi
Ortamda oksijenin sınırlı miktarda bulunması.

Hipotalamus
Hypo-alt+Thalamus-iç oda Görme
Submitted by: su dengesi

Hipotez
Hypo-alt+Thesis-yerleştirmek Kontrollü deneylerle denenebilen ve sonuca temel teşkil eden bir varsayımdır. Araştırmanın başlangıcı nda henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti.
Submitted by:

Hipotonik
izotonik sıvıdan daha düşük osmotik basınca sahip olan sıvı.
Submitted by:

hipotonik çözelti
Hücre öz suyuna göre daha az yoğun olan çözelti.
Submitted by:

his demeti
Karıncık kaslarının kasılmasını sağlayan sinir liflerinden oluşmuş demetler.

histamin
Bağ dokuya ait mast hücreleri tarafından üretilen
Submitted by: alerjik belirtilere neden olan

Histoloji
Dokuları inceleyen bilim dalı""
Submitted by: ""

Histon
Bir ökaryotik kromozomun yapısal birimi olan bir nükleozomun iç kısmını oluşturan protein gruplarından herhangi biri.
Submitted by:

HIV
İnsan bağışıklık yetersizliği virüsü bu retrovirüs, kazanılmış bağışıklık yetersizliği sendromuna (AIDS) neden olur.
Submitted by:

hiyerarşi
Makam sırası, basamak, derece düzeni, aşama sırası.
Submitted by:

holoenzim
Apoenzim ve kofaktörün birlikte oluşturduğu yapı.
Submitted by:

Homeostasi
Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak, kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması. Vücuttaki organ ve sistemlerin belirli bir düzen içinde çalışması.
Submitted by:

Homeostazis
Homois-değişmeden+Stasis-ayakta dura Bir organizmanın içindeki kararlılığı ve yeknesaklığı devam ettirme eğilimi.
Submitted by:

Hominid
Homo-insan Familyasına ait olan. Yaşayan ya da soyu tükenmiş insan veya insan benzeri tip.
Submitted by:

Homograft Reaksiyon
Homos-benzer+Graft-aşı Aynı türden fakat farklı genotipteki bir organizmadan alınan bir aşılama dokusunun aşılanan organizma tarafından reddedilmesi.
Submitted by:

Homojen
Bütün birimleri aynı yapıdaki, aynı nitelikte olan
Submitted by:

Homokromi
Bazı canlıların vücut renginin, düşmanlarından korunmak için ortam rengine uyum sağlaması. Bukalemun gizlenmek için, peygamber devesi avlanmak için, dil balığının renginin, bulunduğu zeminin açık ya da koyu rengine uyum yapması.
Submitted by:

Homolog
Sitogenetikte,aynıgenetikkompozisyonavesekansasahip olan kromozom çiftlerinden bir tanesi .
Submitted by:

Homolog kromozom
Biri anneden, diğeri babadan gelen aynı gen çiftine sahip kromozomlar.
Submitted by:

homolog organ
Filogenetik kökenleri aynı, görevleri farklı olan organlar.
Submitted by:

Homolog Yapılar
Homologos-uyuşan Çeşitli hayvanlardaki ortak ilkel bir yapıdan gelişen, yapı planı ve gelişmede benzerlik gösteren yapılardır.
Submitted by:

Homolyotermik
Homois-değişmeyen+Therme-ısı Vücut sıcaklığı sabit olan hayvanlardır. Çevre sıcaklığındaki değişmelere karşın vücut sıcaklığı değişmeyen kuş ve memeli gibi hayvanlardır.
Submitted by:

Homozigot
Homos-aynı+Zygos-çift Homolog kromozomların karşılıklı lokuslarında belirli bir karakter ya da bütün karakterler için aynı allel ç iftin bulunmasıdır. 
Submitted by:

Hormon
Vücudun bir kısmında oluşturulan sonrada difüzyonla yada kan dolaşımıyla diğer kısımlarındaki hücrelere taşı narak onların çalışmalarını düzenleyen özel maddeler.
Submitted by:

Hormonlar
Hormaein-harekete başlamak, teşvik e Gövdenin bir kısmında meydana getirilen, sonra da difüzyonla ya da kan dolaşımıyla diğer kısımlardaki hücrelere taşınarak onların aktivitelerini düzenleyen maddelerdir.
Submitted by:

Hücre
Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili olan, içinde organeller bulunduran bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birimi.
Submitted by:

Hücre bölünmesi
Bir hücrenin iki yeni hücre oluşturmak suretiyle çoğalması.
Submitted by:

hücre dışı sindirim
Hücre dışına salgılanan enzimlerle büyük moleküllü besinlerin yapı taşlarına ayrıldıktan sonra hücre içine alınması.
Submitted by:

Hücre döngüsü
Bir hücrenin bir bölünmeden bir sonraki bölünmeye kadar geçirmiş olduğu evrelerin tümü.
Submitted by:

Hücre duvarı
Bakteri, mantar ve bitki hücrelerinde hücre zarının üzerinde yer alan selüloz, kitin gibi maddeler ihtiva eden yapı.
Submitted by:

hücre içi sindirim
Büyük moleküllü besinlerin hücre içerisine alınarak yapı taşlarına ayrılması.
Submitted by:

hücre kültürü
Hücrelerin vücut dışında yapay ortamlarda yetiştirilmesi.
Submitted by:

Hücre Kuramı
Canlıların hücre ve hücre ürünlerinden oluştuğunu, yeni bir hücrenin kendinden önce mevcut olan bir hücreden oluş tuğunu, kimyasal bileşen ve işlevsel bakımdan birbirine benzediğini, organizma faaliyetinin bağımsız hücre birimlerinin etkileşiminin sonucu olduğunu ifade eden kuramdır.
Submitted by:

Hücre Sayısı SabitHayvanlar
Mozaik gelişmenin sonucu olarak aynı tür hayvanların aynı işi gören dokularında aynı sayıda hücre bulunması.
Submitted by:

hücresel solunum
Organik moleküllerden ATP’nin elde edildiği metabolik yollar bütünü.

Humus
Humus-toprak-yer Toprak içindeki organik madde. Toprağa kahverengi ya da siyah rengi veren çürümüş bitki dokularındaki koyu renkli maddedir.
Submitted by:

IAA
Bitkilerde büyümeyi teşvik eden bir çeşit hormon.Uzun adı indol asetik asit .""
Submitted by: ""

İç döllenme
Erkek ve dişi eşey hücrelerinin vücut içinde birleşmesi ile meydana gelen döllenme tipi.. Spermin dişi üreme kanalı nın içerisine salınması karasal ortamda yaşayan çoğu hayvanlar için tipiktir.
Submitted by:

iç solunum
Kan ile hücreler arasında gaz alışverişi.

İçgüdü
Bireyin önce geçirmiş olduğu deneye bağlı olmayan ve genetik olarak belirlenmiş davranış ya da tepki tipi. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca sürükleyen hareket eğilimi Örneğin örümceğin ağ örmesi gibi""
Submitted by: ""

İkiye bölünme
Bir prokaryotun hücresinin büyüklükleri birbiriyle kıyaslanabilir iki yavru hücreye bölünerek gerçekleşen çoğalma olayı.
Submitted by:

İklim
Bir bölgedeki uzun süreli ortalama atmosferik koşullar.
Submitted by:

ilik
Kemiklerin içinde bulunan ve kan yapımının gerçekleştiği bölgeler.

İmmun Reaksiyon
İmmunis-tehlikesiz Antijenlere karşı antikor yapımı.""
Submitted by: ""

İmmünoloji
Organizmanın hastalıklara karşı direnç gösteren bağışıklık sistemini inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

İmmunolojik Tolerans
Bir organizmanın, genetik olarak farklı bir organizmadan nakledilen hücreleri kabul edebilme yeteneği. Organizmanın belli bir antijene tepki gösterme kapasitesini geliş tirmesinden önce oluşan sonuçlar. Bundan sonra reaksiyon gösterme yeteneğinin ortaya çıkışı gecikebilir ya da sonsuza ertelenebilir.
Submitted by:

İmplantasyon
İn-içine+Plantare-koymak vücudun bir bölgesine bir parça ya da dokunun yerleşmesidir. Örneğin, gelişmekte olan bir embriyonun uterusun epitel tabakasına tutunması. Döllenmiş yumurtanın rahim'in Uterus Yumuşak dokusuna gömülmesi, döl tutma
Submitted by:

impuls
Uyarma sonucunda bir sinir hücresi boyunca meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişiklikler.
Submitted by:

in vitro
Hücrelerin, dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında yapay ortamlar içinde (petri kapları, kültür şişeleri vb.) yetiştirilmeleri veya bulunmaları.
Submitted by:

inceleme ortamı
Preparat hazırlarken kullanılan sıvı.
Submitted by:

indikatör
Herhangi bir maddenin test edilen ortamda varlığını gösteren ayıraç.
Submitted by:

indirgenme-yükseltgenme tepkimeleri
Elektron kaybeden maddenin yükseltgendiği, elektron kazanan maddenin ise indirgendiği tepkimeler.

indis
Bir harf
Submitted by: benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde

İndüksiyon
İnducere-yöneltmek Organizatör ya da başka bir dokunun etkisi aracılığıyla gelişmekte olan embriyonun bir dokusunda özel morfogenetik bir etkinin meydana getirilmesi.
Submitted by:

inhibitör
Enzimlerin etkinliğini yavaşlatan ya da durduran maddeler.
Submitted by:

İnorganik
Canlılardan elde edilmeyen, yapısında karbon içermeyen ve canlıların yaşadığı çevrede bulunan karbondioksit, su, tuz gibi mineral maddeler.
Submitted by:

inorganik madde
Canlılardan elde edilmeyen ve canlıların ya?ad??? çevrede bulunan maddelerkarbondioksit, su, tuz vs.
Submitted by:

İnsight Öğrenme Kavrayarak öğrenme
Önceki deneyin değerlendirilmesinin bir sonucu olarak organizmada yeni bir tepkinin belirişi.
Submitted by:

insülin
Omurgalı hayvanlarda kandaki glikoz seviyesini düşüren, karaciğerde glikojen sentezini ve depolanmasını artıran bir hormon.
Submitted by:

İnsülin hormonu
Canlılarda enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve büyümede rolü olan peptit yapılı hormon.
Submitted by:

İntegument
İntegumentum-üzerinde+Tegere-örtmek Deri, gövde örtüsü.
Submitted by:

İnterfaz
Hücre döngüsünde, birbirini izleyen çekirdek bölünmeleri arasındakiperiyotbuperiyotboyuncakromozomlardağınıkdurumdadır ve çekirdek kılıfı bozulmamıştır.
Submitted by:

İnterferon
Hayvan hücrelerinin virüsle etkileşimi sırasında meydana gelen bir çeşit proteindir. Bu madde, hayvan hücrelerini çeşitli virüs enfeksiyonlarına karşı dirençlilik kazandırır. Hücrelerin virüslere karşı ürettiği özel savunma maddesi.
Submitted by:

İnternod
İnter-arasında+Nodus-düğüm İki düğüm arasında kalan gövde parçasıdır.
Submitted by:

İnvaginasyon
İn-içinde+Vagina-kılıf Bir kısmın diğeri içinde katlanması, özellikle gastrulasyon sırasında bir bölgenin çift tabakalı çöküntüyü yapmak üzere katlanması.
Submitted by:

İnversiyon Kromozomal
Kromozomdaki bir segmentin o derece dönüş yaparak aynı kromozoma bağlanması.
Submitted by:

invitro
Hücrelerin, dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında yapay ortamlar içinde yetiştirilmeleri veya bulunmaları. Ait olduğu hücre veya organizma içerisinde yapılan deney.
Submitted by:

irin
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı.

iris
Gözün saydam tabakasının altındaki damar tabakadan oluşan renkli kısmı.""
Submitted by: ""

Irk
Türün alt birimlerinden biridir. Bir ya da daha fazla gen frekansı bakımından başka populasyonlardan farklı olan bir populasyondur. Bir tü rün bazı morfolojik ve fizyolojik özellikler bakımından ayrılmış olan bir alt grubu.
Submitted by:

Islah
Bitki yada hayvanlarda türün iyileştirilmesi işlemi. Bir hayvan veya bitki türünden daha iyi verim alabilmek amacıyla yapılan işlem.
Submitted by:

İsoetales
Bir sarımsak demetini andıran ince, uzun, tüye benzeyen yaprakları olan Lycopsida'nın bir grubudur.
Submitted by:

İstilacı tür
Hızla çoğalan, geniş şekilde yayılış gösteren ve girmiş olduğu bölgedeki yerli türleri olumsuz yönde etkileyen bir yabancı ( egzotik) tür.
Submitted by:

İyon
İon-gitme Pozitif katyon ya da negatif anyon elektrik yükü taşıyan bir atom ya da atom grubu.
Submitted by:

iyon pompası
Hücre zarında bulunan ve iyon akışını düzenleyen kompleks protein molekülü.
Submitted by:

iz element
Canlı dokuda çok az miktarda fakat mutlaka bulunması gerekli elementlerdir.
Submitted by:

izogamet
şekil ve büyüklük bakımından aynı olan gametler.
Submitted by:

İzogami
İsos-eşit+Gamos-evlilik Yapı ve büyüklük bakımından aynı olan iki gametin birleşmesi şeklindeki üremedir. şekil ve büyüklük bakımından aynı olan dişi ve erkek üreme hücrelerinin birleşimiyle yeni canlı oluşumu
Submitted by:

izolasyon
Ayrılma, yalıtım. Biyolojide herhangi bir sebeple popülasyondaki fertlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin kesilmesi. İki ortam arasında ses, ısı geçiş inin önlenmesi için geliştirilen yöntem ve tekniklerin tümü.
Submitted by:

İzomer
İsos-eşit+Meros-kısım,parça Kimyasal formülü aynı fakat yapısı farklı olan moleküldür. Örneğin glukoz ve fruktoz.
Submitted by:

izomeraz
Molekül içerisinde atomların yerlerini değiştiren enzim.
Submitted by:

izotonik
Hücrenin iç ve dış ortamının aynı osmotik basınca sahip olma durumu.
Submitted by:

izotonik çözelti
Hücre öz suyu ile aynı konsantrasyona sahip çözelti.
Submitted by:

İzotonik İzosmotik
Solut ve solvent konsantrasyonu ve dolayısıyla osmotik basıncı karşılaştırıldığı çözeltininkiyle aynı olan.
Submitted by:

İzotop
İsos-eşit+Topos-yer Bir kimyasal elementin aynı atom numarasına fakat farklı atomik kütle ye sahip diğer formları.
Submitted by:

İzozim
İsos-eşit+Zyme-maya Aynı enzimik aktiviteyi gösteren değişik protein molekülleri.
Submitted by:

Jel
Gelare-Dondurmak Katı faz içerisinde sıvı fazın yayıldığı koloidal sistem. Kolloit sıvıların yada sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte koyuluğunda madde.
Submitted by:

Jel elektroforez tekniği
Aynı elektrik yüklü moleküllerin jel matriks içerisinde büyüklüklerine göre ayrılması tekniği.
Submitted by:

Jelatin
Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein.
Submitted by:

Jeomorfolojik
Yer şekillerinin engebe biçimlerine yönelik.
Submitted by:

Jeotermal
Yer kabuğunun iç kısımlarında ısınan sıcak su yada bunlarda elde edilen enerji.
Submitted by:

Jeotropizma
Geos-yer+Tropos-dönüş Yere doğru ya da yerden zıt yön deki bir büyüme tepkisidir. Büyüme üzerine yerçekiminin etkisi.
Submitted by:

Juvenil Hormonu
Deri değiştirme esnasında gençlik morfolojisini koruyan bir artropod hormonudur. Yokluğunda ergine ergine doğru bir metamorfoz başlar.
Submitted by:

Kadavra
Tıp öğreniminde üzerinde çalışmak için hazırlanmış ölü insan ya da hayvan vücudu.
Submitted by:

Kafein
Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit.
Submitted by:

kahverengi yağ dokusu
Sitoplazmalarında çok sayıda yağ damlası ve bol miktarda mitokondri içeren hücrelerin oluşturduğu doku.

Kalaza
Kuş yumurtalarında vitellusu yumurta sarısı karşılıklı iki taraftan zara bağlayan iki sarmal banttan her biri.""
Submitted by: ""

Kaliptra
Kökün ucunu yüksük gibi saran ve koruyan doku.
Submitted by:

kalıp
eşlenik bir polinükleotitin sentezini yönlendirebilen tek iplikli bir polinükleotit (veya bir polinükleotit bölgesi).
Submitted by:

Kalıtım
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında,dişi ve erkeğin kromozomları yoluyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim.
Submitted by:

kallus
Organize olmamış, farklılaşmamış bitki hücrelerinin çoğalmış kütlesi.
Submitted by:

kalori"
gram suyun sıcaklığını 1 °C arttırmak için gerekli ısı miktar. "

kalp krizi
Bazı nedenlerle kalp ritminin bozularak durma eğilimi göstermesi." "

Kalsitonin
Tiroid bezi tarafından salgılanan
Submitted by: kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandıran bir hormon.""

Kambiyum
Çift çenekli bitkilerin gövde ve kökünde yer alan ve meristem hücrelerinden oluşan tabaka yeni odun ve soymuk tabakaları oluşturarak bitkinin kalınlaşmasını sağlar.
Submitted by:

kangren
Yeterince beslenemeyen veya bakteriyel enfeksiyona uğrayan bir dokunun yavaş yavaş ölümü ve çürümesi durumu.

Kanser
Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlere verilen genel ad.""
Submitted by: ""

kanserojen
Doğrudan ya da dolaylı yolla kansere yol açan etmen.
Submitted by:

Kapalı Dolaşım
Kanın kalp ve damarlardan oluşan kapalı bir sistem içerisinde vücut boşluğuna yayılmadan dolaşması.
Submitted by:

kapı toplardamarı
Sindirim ürünlerini karaciğere getiren toplardamar. karboksipeptidazlar
Submitted by:

Kapsit
Virüslerin Nükleik asidinin dışında bulunan, bazı virüslerde tek tip, diğerlerinde birkaç tip proteinden oluşan protein kılıf.
Submitted by:

Karakter
Genetikte, göz rengi gibi, gözlenebilen özellik.
Submitted by:

Karbon ayak izi
Birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür.
Submitted by:

karbonhidrat
Yapısında C, H, O atomlarını bulunduran, monosakkarit, disakkarit, polisakkarit olarak gruplandırılan bileşik.
Submitted by:

Kardeş kromatit
Yeni replike olmuş kromatid çiftinin her biri.
Submitted by:

Kardeş kromozomlar
Mitoz sırasında anafaz evresinin başlayıp ilerlemesiyle birbirin den ayrılmış olan kromatidler.
Submitted by:

kardia
Midenin yemek borusu ile birleştiği genişlemiş kısmı, mide kapısı.
Submitted by:

karnivor
Hayvansal besinler ile beslenen canlılar.
Submitted by:

Karoten
Bazı bitkilerde sentezlenen, özellikle koyu yeşil, lifsi ve sarı sebzelerde, meyvelerde bulunan ve yağda çözünen, A vitamininin öncüsü olan bir pigment.
Submitted by:

karotenoid
Bitkilerin kloroplastlarında ve kromoplastlarında bulunan sarı ve turumcu renkli pigment. kemiozmozis
Submitted by:

karyolemma
Hücre çekirdeğinin etrafını saran zar.
Submitted by:

karyoplazma
Hücre çekirdeğinin iç kısmını dolduran sıvı.
Submitted by:

karyotip
Kromozomların uzunluk, bant özellikleri, sentromer konumu gibi karakterlere göre sınıflandırılıp dizilmesi.
Submitted by:

Kas tonusu
iskelet kaslarının, dinlenme durumundaki kasılı hali.
Submitted by:

Katabolizma
Büyük organik moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması ve enerjinin açığa çıkması.
Submitted by:

Katalizör
Kimyasal tepkimeye katılmadan tepkimenin hızını artıran madde
Submitted by:

Kazein
Sütte bulunan bir çeşit protein.
Submitted by:

kemiozmozis
ATP sentezi için gerekli enerjinin karşılandığı, hidrojen iyonlarının seçici geçirgen bir zardan geçme hareketi.

kemoreseptör
Kimyasal maddelere karşı duyarlı olan almaçlar.""
Submitted by: ""

kemosentez
Bazı canlıların güneş enerjisi yerine inorganik maddelerin oksidasyonu ile açığa çıkan kimyasal enerjiyi kullanarak inorganik maddelerden organik madde sentezlemeleri.
Submitted by:

kemoterapötik ajan
Kemoterapide kullanılan ve kanser hücreleri üzerinde toksik etkisi olan ilaçlar.

Keratin
Omurgalı hayvanların derisinin
Submitted by: tırnak saç

Kilit taşı tür
Bir komünitenin kompozisyonu üzerinde baskın etkiye sahip olan tür. Su samuru, Afrika filleri.
Submitted by:

kimotripsin
Proteinleri peptitlere kadar parçalayan bir enzim.

kimus
Besinlerin midedeki sindirimi sonucu oluşan bulamaç." "

kimyasal enerji
Moleküllerin kimyasal bağlarında depolanmış enerji.""
Submitted by: ""

kimyasal sindirim
Besinlerin enzimler kullanılarak daha küçük yapılara ayrıştırılması olayı.

kimyasal tepkime
Kimyasal bağların oluşması ya da kırılması ile sonuçlanan tepkime.""
Submitted by: ""

kinetik enerji
Bir cismin hareketinden dolayı sahip olduğu enerji.

Kinetokor
Üzerine mikrotubüllerin tutunduğu sentromer üzerindeki özelleşmiş yapı. ""
Submitted by: ""

Kitin
Eklem bacaklıların dış iskeletini ve birçok mantarda hücre çeperini oluşturan glikozdan meydana gelmiş azot içeren polisakkarit çeşidi.
Submitted by:

Kiyazma
Mayozun profaz I evresinde homolog kromozom çiftleri arasındaki X-biçimindeki bağlantı.
Submitted by:

kırık
Kemik bütünlüğünün bozulması durumu.

Kıyı bölgesi
Kıyıdan kıta sahanlığının sınırına kadar uzanan denizel yaşam bölgesi.""
Submitted by: ""

Kloak
Kuşlar gibi omurgalı hayvanların sindirim, boşaltım ve üreme sisteminin açıldığı bölüm.
Submitted by:

Klon
Genetik olarak birbirinin aynı olan canlılar. Genellikle aynı rekombinant DNA moleküllerini içeren aynı hücrelerin bir popülasyonu.
Submitted by:

Klorofil
Fotosentez olayında güneş enerjisini kimyasal enerjiye çeviren yeşil pigment maddesi. Kloroplastın tilakoit zarı üzerinde bulunan ve çeşitli dalga boylarındaki ışığı emen yeşil renkli pigment.
Submitted by:

Kloroplast
Yeşil renkli klorofil pigmentini taşıyan plastid. Bitkiler ve alglerde bulunan fotosentezin gerçekleştiği organel.
Submitted by:

Kodominans
Bir lokustaki iki alelin farklı fenotipik etkiler ürettiği ve heterozigot bireylerde her iki alelin de etkisinin ortaya çıktığı durum.
Submitted by:

Kodon
Özel bir amino asiti şifreleyen üç nukleotitten oluşan mRNA üzerindeki birim.
Submitted by:

Koenzim
Bir enzimi aktif duruma getiren, enzimin protein olmayan ve genellikle vitamin olan organik bileşeni.
Submitted by:

kofaktör
Bileşik enzimlerin protein olmayan kısmı.
Submitted by:

Koful
Ökaryot hücrelerin sitoplazması içinde sıvı, hava ya da kısmen sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili boşlukların her biri.
Submitted by:

Kohezyon
Aynı cins moleküller arasındaki çekim kuvveti. Su moleküllerinin birbirini çekmesi.
Submitted by:

Kohlea
iç kulakta salyangozda bulunan yapı.
Submitted by:

kök
Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğ rultusunda büyüyen yapısı.

Kök basıncı
Bitki köklerinin topraktan su emme kuvveti.""
Submitted by: ""

Kök hücre
Embriyolarda ve yetişkinlerde her çeşit hücreye farklılaşabilme yeteneğini sürdüren, bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşebilen, yetişkinlerde hücre yenilenmesini sağlayan çok yönlü hücre.
Submitted by:

koleoptil
Tek çenekli bitkilerde filizin ucunu saran koruyucu örtü.

Kolesistokinin
İnce bağırsaktan salgılanan ve Pankreasın enzim salgılamasını
Submitted by: safranın da sindirim kanalına dökülmesini sağlayan hormon. ""

Kolesterol
Hayvansal ve bitkisel yağların içerisinde bulunan, karaciğer tarafından sentezlenen, kanda normalden fazla bulunması hâlinde, damar sertliğine neden olan bir maddedir. Hücre zarına dayanıklılık veren hormon, vitamin ve safra asitlerinin sentezinde kullanılan yağ benzeri bir madde.
Submitted by:

Kolloid
Asılı kalan kabarcık büyüklüğü 1-100 milimikron olan heterojen karışım.

kollojen lif
Protein yapılı
Submitted by: sert ve sağlam bağ doku elemanı." "

kolon
Omurgalılardakalınbağırsağınrektumdanöncegelen
Submitted by: dışkıdakifazlasuyu emen bölgesi.""

Koloni
Aralarında işbölümü yapan tek hücreli organizmaların bir araya gelerek topluluk oluşturmaları. Topluluk, küme, özellikle bakteri kültü ründe bir araya gelen mikroorganizmaların oluşturduğu çıplak gözle görülen küme
Submitted by:

kombinasyon
Bir nesne grubu içerisinden sıra gözetmeksizin yapılan seçimler.
Submitted by:

Komensalizm
Birlikte yaşayan iki tür arasında bir katılımcının bu birliktelikten fayda sağladığı diğerinin ise etkilenmediği yaş am şekli.
Submitted by:

kompost
Mikroorganizmaların yaprak, k?ğıt ve yiyecek artıkları gibi organik maddeleri ayrıştırması sonucu oluşan toprağımsı madde.
Submitted by:

komünite
Belirli bir yerde yaşayan ve birbiri ile etkileşimde bulunan farklı türlerin popülasyonlarının oluşturduğu birliktelik.
Submitted by:

Konakçı
Parazit yaşayan bir organizmanın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı.
Submitted by:

Kondrin
Kıkırdak yapı hücrelerinin salgıladıkları ara madde.
Submitted by:

Kondrosit
Kıkırdak doku hücreleri.
Submitted by:

koni hücreleri
Gözün retina tabakasında yer alan, koni şeklindeki, ışığa son derece hassas olan ve renkli görüntünün algılanmasından sorumlu olan hücreler.
Submitted by:

Konjugasyon
Kavuşma. Bakterilerde olduğu gibi, DNA’nın bir hücreden diğerine bir konjugasyon tüpünden geçirilmesi işlemi. Paramesyumda genetik madde alışverişinin olduğu diğer sillilerde görülen, çoğalmanın olmadığı eşeyli süreç.
Submitted by:

Konsantrasyon
birim hacimde bulunan madde miktarı.
Submitted by:

kontraktil koful
Tatlı sularda yaşayan bir hücrelilerde, açılıp büzülerek, fazla suyu hücre dışına atmada görevli olan organel.
Submitted by:

konukçu canlı
Parazit canlıyı üzerinde barındıran canlı.

kör bağırsak
İnce bağırsak ile kalın bağırsağın birleştiği yerde bulunan ve ucu kapalı olan bağırsak.

Koriyon
Memeli
Submitted by: kuş ve sürüngen embriyolarını koruyan zarların en dışta yer alanı bu zar

Kornea
Gözün en dışta bulunan sert tabakasının yaklaşık 1/6’sını oluşturan saydam ön bölgesi, saydam tabaka.
Submitted by:

koroner damar
Kalbi taç şeklinde kuşatan ve besleyen damar.

Korpus luteum
Yumurtlamadan sonra folikülden oluşmuş bir yapı bu yapı
Submitted by: hamileliğin sürdürülmesi için önemli olan hormonlar üretir. ""

Kotiledon
Çenek yaprak.
Submitted by:

kozalak
Açık tohumlu bitkilerde tohumları taşıyan yapı.
Submitted by:

Kozmik
Yıldızlar arası, uzaylarla ilgili olan
Submitted by:

Kozmik madde
Evreni meydana getiren madde.
Submitted by:

krebs döngüsü
Oksijenli solunumun glikolizden sonra Asetil CoA’nın tepkimeye girmesiyle başlayan döngüsel evresi." "

krista
Elektron taşıma zinciri ve ATP sentezini katalizleyen enzimlerin bulunduğu
Submitted by: mitokondrinin iç zarındaki kıvrımlı yapı.""

Kromatin iplik
Dinlenme hâlindeki ökaryot hücrenin çekirdeğinde bulunan kromozomların karmaşık hâli.
Submitted by:

Kromatit
Moleküler duplikasyon olduktan sentromerlerin birbirinden ayrıldığızamana kadar, yeni replikasyon geçirmiş olan kromozom.
Submitted by:

Kromoplast
Bitkilerde sarı, kımızı, turuncu renkli pigmentleri taşıyan plastidler.
Submitted by:

Kromotin iplik
Dinlenme halindeki ökaryot hücrenin çekirdeğinde bulunan kromozomların karmaşık hali.
Submitted by:

Kromozom
Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan DNA ve nükleoproteinden oluşmuş yapı. Hücrenin kendi kendini eksiksiz olarak kopyalamasına yarayan tüm bilgileri içeren ve hücre çekirdeğinde yer alan DNA’lar.
Submitted by:

Kromozom mutasyonu
Bir kromozomun üzerindeki bir DNA parçasının konumunda /yönünde değişikliklerin olması ya da DNA parçasının kaybedilmesi durumu.
Submitted by:

Kroner damarlar
Kalbi besleyen ince atardamarlar.
Submitted by:

kronik böbrek yetmezliği
Böbreğin metabolik ve hormonal fonksiyonlarında ilerleyici bozulma hali.

Krossing over
Mayoz bölünmede
Submitted by: tetratların kromotidleri arasında karşılıklı gen alış-verişi

ksantofil
Kromoplastlarda bulunan ve sarı renk veren pigment maddeleri.
Submitted by:

Ksilem
Odun borusu. Su ve mineral taşıyan cansız iletim borusu.
Submitted by:

Küf
Ekmek, peynir, portakal vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar.
Submitted by:

kültür bitkileri
Gen ekleme veya gen çıkarma ile düzenlenen ekin bitkisi.
Submitted by:

kültür ortamı
Canlı veya uyku durumunda olan belirli mikroorganizmaların yetiştirmek ve geliştirmek üzere aşılandığı besin maddeleri ortamı.
Submitted by:

kuraklık
Bir bölgede canlıların yaşamını tehlikeye düşürecek şekilde nem miktarındaki azalış.
Submitted by:

kursak"
. Kuşların sindirim sisteminde kese şeklinde genişlemiş ve besin depo edilen organ. 2. Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan yapı."
Submitted by:

Kuşlar
Vücutları tüylerle örtülü, kalpleri dört odalı, sıcakkanlı, kanatlara sahip, bazı kemiklerinin içi boş ve deri altında hava keseleri bulunan omurgalı hayvan sınıfı.
Submitted by:

kütikula
Genellikle yaprakların yüzeyini örten ve su geçirmeyen mumsu yapıdaki koruyucu tabaka.

Kütin
Yaprak yüzeyinde su kaybını önleyen mumsu
Submitted by: su geçirmez madde.""

Laktaz
İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve laktozu glikoz ve galaktoza parçalamada görev yapan enzim.
Submitted by:

laktik asit fermantasyonu
Oksijen yokluğunda bazı bakteri ve memelilerin çizgili kas hücrelerinde görülen, glikoliz sonucu oluşan pirüvatın laktik aside dönüş türülmesi.
Submitted by:

Laktoz
Sütte bulunan ve sütün buharlaşmasıyla kristal halde toplanan bir disakkarit.Süt sekeri.
Submitted by:

lam
Mikroskop altında incelenecek maddelerin, üzerine konulduğu ya da yayıldığı, dar ve uzun, yassı cam parçası.

lamel
Lam üstüne konularak mikroskop altında incelenecek cismin üstüne kapatılan küçük
Submitted by: dört köşe veya yuvarlak ve çok ince cam parçası." "

larenjit
Gırtlak iltihaplanması." "

Larva
Balık
Submitted by: kurbağa

lateks
Birçok bitkinin salgıladığı, hava ile karşılaştığında katılaşan sütlü bir bitki özütü.

legümen
Tek karpelden meydana gelen
Submitted by: olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyuncaaçılan kuru meyve.""

Lenf
Akyuvar içeren, kan plazmasına benzeyen renksiz sıvı. Omurgalı hayvanların lenf sisteminde dolaşan renksiz sıvı, ak kan. Damarlarında dolaş an kanla, doku öğeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı.
Submitted by:

lenf düğümü
Lenf damarlarının birleştiği yerlerde kapsülle çevrili küçük hücre kümeleri.

Lenfatik sistem
Omurgalılarda vücuda yayılmış
Submitted by: kan dolaşım sisteminin uçlarına bağlı ince kılcal ağ.""

lenfosit
Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, vücudun savunmasındagörev alan beyaz kan hücresi.
Submitted by:

Lentisel
Kovucuk. Mantar özüne dönüşmüş gövde kısımlarında havanın girip çıkmasını sağlayan aralıklar.
Submitted by:

Leptoten
Mayoz bölünme profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler halinde ortaya çıktığı erken evre.
Submitted by:

ligament
Vücudun eklem bölgelerinde bulunan kemikleri birbirine bağlayan dokular.

Lignin
Odun özü denilen su geçirmez madde. Damarlı bitkilerde hücre duvarlarını sertleştirici
Submitted by: suda çözünmeyen kompleks bir bileşik.""

Liken
Bir mantarın bir siyanobakteri ile ya da birhücreli bir alg ile oluşturduğu simbiyotik birlikten doğan bir organizma.
Submitted by:

likopen
Kromoplastlarda bulunan ve kırmızı renk veren pigment maddeleri.
Submitted by:

Lipaz
Bağırsak öz suyunda bulunan ve safrayla birlikte yağları yağ asitlerine ve gliserine parçalayan enzim.
Submitted by:

Lipit
Alkol, eter, kloroform, benzen gibi organik çözücülerde çözünen ancak suda çözünmeyen yağ veya yağa benzer maddelerle karakterize olan heterojen bir grup.
Submitted by:

Lipoprotein
Basit bir protein ile daha yüksek bir yağ asidinden oluşan kompleks yapı.
Submitted by:

Liyaz
Bir molekülün parçalanmasını yada bir grubun molekülden uzaklaştırılmasını sağlayan enzimler.
Submitted by:

lizozim
Tükürük, gözyaşı, ter ve mukus gibi vücut salgılarında bulunan ve bazı bakterileri yok edebilen bir enzim.

Lizozom
Hücrede sahip olduğu enzimler yardımıyla büyük yapılı besinlerin (protein
Submitted by: yağ

Lökoplast
Bitki hücrelerinde veya bazı kamçılı tek hücrelilerde bulunan, yedek besin depolayan renksiz plastidler.
Submitted by:

Lökosit
Akyuvar, fagositoz yapan, antikor üreten, renksiz kan hücresi.
Submitted by:

Lokus
Kromozomların üzerlerinde genlerin bulunduğu özel yerler.
Submitted by:

Lop
Beyin, karaciğer gibi organların parçaları bölümleri.
Submitted by:

Lösemi
Beyaz kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı.
Submitted by:

Lusiferin
Derin deniz balıkları, sölenterler, Ateş böceği gibi organizmalarda enzimle okside olunca ışık veren bir tür madde.
Submitted by:

Lütein
Folikül hücrelerinde meydana gelen, yumurta sarısına renk veren pigment.
Submitted by:

Lüteinleştirici hormon (LH)
Ön hipofiz tarafından üretilen ve eşey hormonlarını üretmesi için gonadları uyaran bir gonadotropin.
Submitted by:

M fazı
Mitozun yer aldığı hücre döngüsü bölümü.
Submitted by:

Maddenin Sakınımı Korunumu Yasası
Bir kimyasal reaksiyonda atomların yeniden meydana gelmediğini ya da ortadan kalkmadığını, fakat sadece tipini değiştirdiğini ifade eden temel fizik yasası.
Submitted by:

Makrofaj
Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağı dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğ u düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu
Submitted by:

Makroskobik
Mikroskop kullanmadan çıplak gözle görülebilen.
Submitted by:

maksimum taşıma kapasitesi
Belli bir çevrenin sürekli olarak besleyebileceği belli bir türe ait en fazla birey sayısı.
Submitted by:

malpighi cisimciği
Böbreklerde glomerulus ve Bowman kapsülünden oluşan yapı.

Malpigi Borucukları
Marcello MALPHİGİ
Submitted by: 18.yüzyıl İtalyan anatomisti Arthropodların bir çoğunda boşaltım organıdır.""

Maltaz
İnce bağırsaklardan salgılanan maltozu hidrolize ederek iki glikoz molekülüne parçalayan enzim.
Submitted by:

Maltoz
Çimlenmiş arpa ve tahıl nişastasında bulunan, nişastanın enzimler ile hidrolizi sonucu meydana gelen bir disakkarit.
Submitted by:

Mantar
Mikroskobik yada makroskobik olan parazit, saprofit yada simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, zehirli yada zehirsiz olan canlı yapı.
Submitted by:

markalama
Organizmanın işaretlenmesi.
Submitted by:

Marsupialia
Marsupium-kese Keseliler. Memelilerin Metateria alt sınıfı. Karın bölgesinde bulunan bir kese ile tanınırlar. Çok erken doğan yavrular bir süre bu kesede taşınır.
Submitted by:

mast
Omurgalılarda yangısal cevabı tetikleyen histamin ve diğer molekülleri üreten bağ dokusu hücresi.
Submitted by:

mast hücreleri
Histamin ve heparin salgılayan bağ dokusu hücreleri.

Matriks
Mater-madde Bağ dokusu hücreleri tarafından salınan ve onların etrafını çeviren cansız madde. Genellikle kalın ve ağ şeklinde ö rülmüş mikroskobik liflerden yapılmıştır. içinde biyolojik olayların oluştuğu cansız
Submitted by: sıvı ortam.""

Maya
Ekmek mayalanmasında kullanılan canlı yada ölü, tek hücreli mantar yada bakteriler. Suda ya da nemli ortamlarda yaşayan, bölünerek ya da tomurcuklanarak çoğalan tek hücreli mantar.
Submitted by:

Mayoz
Meiosis-indirgenme, azalma Bir çeşit çekirdek bölünmesidir. Orijinal hücredeki kromozom sayısının yarısına, yani haploit sayıda kromozoma sahip yavru hücrelerle sonuçlanan genellikle ardışık iki hücre bölünmesi. Diploit hücrelerde kromozom sayılarını yarıya indirerek haploit kromozomlu hücreler 4 hücre oluşturan özelleşmiş hücre bölünmesidir.
Submitted by:

Medulla
Medius-orta a Bir organın iç kısmı, örneğin böbrek medullası. b Omuriliğe bitişik olarak yer alan beynin en arka kısmı.
Submitted by:

Medüz
Medusa-mitolojide üç gorgondan biri Deniz anasıdır. Bazı sölenterlerin hayat devrelerinde serbest yüzen, şemsiye şeklinde bir formdur.
Submitted by:

Megagametofit
Megas-büyük+Gamete-kadın+Phyton-bitk Heterosporlu bitkilerde dişi gametofit.
Submitted by:

Megaspor
Megas-büyük+Sporos-tohum Megasporangiumda oluşan büyük spor. Gelişerek megegametofiti oluşturur. Bazı deniz bitkilerinin üreme bölgelerinde meydana gelen, büyük sporlara verilen genel ad. Sporangiyum.
Submitted by:

mekanik sindirim
Besinlerin fiziksel olarak parçalanması olayı.

Mekanoreseptör
Dokunma
Submitted by: basınç

Melanin
Melas-siyah Birçok memelinin integümentinde bazen da diğer organlarda bulunan koyu kahverenkli ve siyah renkli pigment.
Submitted by:

melanosit
Deriye renk veren melanin pigmentini üreten bağ doku hücresi.

Melez
Herhangi bir karakter yönünden farklı iki arı dölün çaprazlanması sonucu oluşan heterozigot döl.""
Submitted by: ""

Melez gücü
Hybrida-melez Birbiriyle ilgisi olmayan soylardan gelen ve genetik bakımdan farklı olan fertlerin birleşmesi sonunda yavru meydana gelmesi ve bu yavruların yaş amak için atalarından daha iyi uyum göstermesi.
Submitted by:

Menapoz
Men-ay+Pause-aralık Kadınlarda kırk-elli yaşları arasında ay halinin sona erdiği periyot.
Submitted by:

meninges
Beyin ve omuriliği çevreleyen üçlü zar.

menisküs
Dizlerde ekleme binen ağırlığı dağıtma görevini üstlenen kıkırdak yapılar. mesane""
Submitted by: ""

Menstruasyon
Menstrualis-aylık Eğer hamile değilse dişinin üretken olduğu periyotta genellikle, yaklaşık olarak hafta ara ile tekrarlanan fizyolojik uterus kanaması.
Submitted by:

mercek
Göze gelen ışığı kırarak retina üzerinde odaklanmasını sağlayan yapı.
Submitted by:

Meristem
Merizein-bölünme Mitoz bölünmeyle başka hücreler yapabilen, farklılaşmamış embriyonik bitki dokusu. Bitkinin değişmez dokularını oluşturan farklılaşmamşı embriyonik bitki dokusu.
Submitted by:

Merozoit
Meros-kısım, parça+Zoon-hayvan Sıtma paraziti olan Plazmodium'un insandaki devresinde şizontların parçalanmasıyla oluşan genç formlardan biri. Bunlar insan vücudunda dolaşan kana geçerler ve orada yeni eritrositlere saldırırlar.
Submitted by:

Mesajcı RNA
Nukleusta sentez edilip sitoplazmadaki ribozomlara geçen özel bir RNA çeşididir. Ribozomlardaki RNA ile birleşir ve bir enzim ya da diğer bazı ö zel protein sentezleri için kalıp görevi yapar. elçi RNA, haberci RNA 
Submitted by:

Mesane
boşaltım sisteminin idrar toplanan torbası.
Submitted by:

Metabolizma
Metabollein-değiştirmek Canlı organize maddenin yapıldığı ve korunduğu fiziksel ve kimyasal olayların tümü. Enerji ve maddeyi organizmanın kullanması için hazır hale getiren dönüşümler.
Submitted by:

Metafaz
Meta-sonra, ötesinde, üstünde+Phasis Mitoz bölünme de kromozomların ekvator düzleminde sıralandığı ve uzunlamasına ayrılmış gibi gö rüldüğü, profazı izleyen evre. Canlı organizmanın hücreleri içinde meydana gelen ve enzimlerle kontrol edilen olayların hepsi. Metabolizma ile enerji üretimi ve madde yapımı gerçekleştirilir. ATP üretimi ve protein sentezi iki önemli metabolik reaksiyondur.
Submitted by:

Metafita
Meta-sonra+Phyton-bitki Bryophyta ve Tracheophyta filumlarına ait ileri bitkilerdir. Sporofit gelişiminde embriyonik evreler bulunur.
Submitted by:

Metagenez
Döl değişimi.
Submitted by:

Metamerizm
Meta-ile+Meros-kısım, parça Annelid ve Chordat'larda olduğu gibi dizisel segmentlerden yapılmış olma durumu.
Submitted by:

metamorfoz
Canlının yumurtadan çıktıktan sonra, tam bir ergin görünümüne erişinceye kadar geçirdiği evrelerin bütünü, başkalaşım.

Metanefroz
Meta-sonra
Submitted by: ötesinde

Meyve
Bir bitkide tohum ve tohumu çevreleyen kısımları içeren olgunlaşmış ovaryum.
Submitted by:

Mezenşim
Meses-orta+Enchyme-aşılamak Omurgalı embriyosunda ve bazı omurgasızların erginlerinde bulunan genellikle yıldızsı hücrelerin oluşturduğu gevşek ağsı yapı. Embriyonun gastrula safhasında aktoderm ve endoderm arasında meydana gelen hücre yığını.
Submitted by:

Mezoderm
Mesos-orta+Derma-deri Ektoderm ve endoderm arasında bulunan üç germ tabakasından ortadaki. embriyo gelişimi sırasında meydana gelen orta tabaka.
Submitted by:

Mezofil
Mesos-orta+Phylon-yaprak Yaprağın iç kısmında bulunan ince çeperli ve kloroplastça zengin hücreler. Yaprağın üst ve alt epidermisi arasında kalan kısmı.
Submitted by:

Mezofitler
Mesos-orta+Phytos-bitki Orta derecedeki nemli iklimde yaşayan kara bitkileri.
Submitted by:

Mezoglea
Mesos-orta+Gloia-zamk Sölenterlerde ektoderm ile endoderm arasında bulunan jelatinimsi matriks.
Submitted by:

Mezonefroz
Mesos-orta+Nephroz-böbrek Bir omurgalı embriyosunda pronefrozdan sonraki böbrek. Sölomun orta kısmına doğru olan mezonefroz kanalları gelişir ve arkinefrik kanala boşalır.
Submitted by:

Mezozom
Bakterinin üremesi sırasında bakteri zarından kıvrımlar yaparak meydana gelen mitokondri benzeri yapı. Prokaryotlarda hücre zarının sitoplazmaya doğ ru oluşturduğu çıkıntılar.
Submitted by:

mide özsuyu
Mide içerisinde pepsinojen, HCl asit ve mukus gibi maddelerin bulunduğu sıvı.

mikoloji
Mantarların yapısını
Submitted by: gelişmesini

Mikoriza
Bir bitkinin kökü ile bir fungusun miseli arasındaki işbirliği.
Submitted by:

mikrobiyal hayat
Bir ortamda var olan mikroskobik canlılardan oluşan topluluk.
Submitted by:

Mikrobiyoloji
Mikroorganizmalarla uğraşan bilim dalı.
Submitted by:

mikroenjeksiyon
Bir hücreye yeni bir DNA’nın çekirdek içine doğrudan enjeksiyon ile sokulması yöntemi. Özel mikropipetlerle tek bir hücrenin iç ine madde sokulması.
Submitted by:

mikrofibril
Mikroskobik protein ya da polisakkarit teller.
Submitted by:

Mikroklima
İklimsel koşulların daha büyük ortamdakinden genellikle farklı olan daha küçük özel bir alan yer altındaki oyuklarda yaşayan hayvanların yaşadıkları yer için olduğu gibi.
Submitted by:

Mikron
Micros-küçük Metrik sistemde bir ölçü birimi. Bir milimetrenin binde biri.
Submitted by:

Mikroorganizma
Çıplak gözle görülemeyen ancak mikroskop yardımıyla görülebilen bakteri, mantar, protozoa ve mikroskobik algleri içeren, virüsleri içermeyen mikroskobik canlılar.
Submitted by:

Mikrosapor
Bazı deniz bitkilerinde erkek üreme bölgeleri tarafından üretilen küçük eşey hücreleri.Mikrospor.
Submitted by:

Mikroskop
Çıplak gözle görülemeyecek küçük yapıların büyütülmüş görüntülerinin elde edilmesinde kullanılan optik araç
Submitted by:

Mikrospor
Bitkilerde, erkek gametofiti üreten haploit spor.
Submitted by:

Mikrosporangium
Micros-küçük+Sporos-tohum+Angeion-da Mikro sporları oluşturmak için mayozla bölünen mikrospor ana hücrelerini içeren küçük polen keseleri.
Submitted by:

Mikrosporlar
Micros-küçük+Sporos-tohum Çimlenerek erkek gametofitleri oluşturan küçük, eşeysiz haploit sporlar.
Submitted by:

mikrotübül
Tüm ökaryot hücrelerin sitoplazmasında yer alan hücre iskeletinin, kamçı ve sillerin yapısına katılan, tübülin proteininden oluş muş içi boş tüpçükler.
Submitted by:

Mikrovillus
Silindirik yada kübik epitel örtü hücrelerinin üst yüzeylerinde emme yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı doğ ru yaptığı uzantılardır.
Submitted by:

Miksidema
Myxa-mukus+Oidema-şişme Erginlerde troksin salgısı eksikliğinde ortaya çıkan bir durumdur. Metabolizma hızının yavaşlaması ve vücut ı sının düşmesiyle belirlenir.
Submitted by:

millî parklar
Bilimsel ve estetik bakımdan ulusal ve uluslararası önemi bulunan doğal ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanları na sahip bölgeler.

Mimikri
Mimos-taklit etmek Bir organizmanın yaşamını sürdürebilmek amacıyla bazı diğer canlı ya da cansız nesnelere benzeyerek yaptığı uyum. Bazı canlıların avcılar tarafından av olarak tercih edilmeyen canlılara benzer şekil ya da desenlenme göstermesi. Bazı böceklerin
Submitted by: eşek arılarına benzer desen taşıması

Mineraller
Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik maddeler.
Submitted by:

Mirasidyum
Meirakidion-gençlik dolu kişi Parazit Trematoda'ların ilk larva evresi.
Submitted by:

Misel
Mykes-mantar+Helos-tırnak Bir mantarı oluşturan dallanmış ipliklerin hif tümü.
Submitted by:

miselyum
Bir küf mantarının ipliğimsi gövdesi.
Submitted by:

Mitokondriler
Mitos-iplik+Chondrion-tanecik Elektron taşıma sistemi ve bazı enzimleri içeren yuvarlak ya da uzamış şekildeki hücre içi organelleri. Oksidatif fosforilasyonun yapıldığı bölgeler.
Submitted by:

Mitoz
Mitos-iplik+Osis-durum, koşul Bir hücre ya da çekirdek bölünmesi şeklidir. Bu bölünmeyle oluşan her iki yavru nukleus, atasal nukleusun sahip olduğu tümüyle aynı tamamlayıcı kromozomları alır. Bir hücreden aynı özellikte iki yeni hücre oluşturan hücre bölünmesi.
Submitted by:

Miyelin
Bazı nöronların aksonlarının dışını saran, uyartı iletimini hızlandıran yağlı maddekılıf
Submitted by:

Miyokard
Kalbin çalışmasını sağlayan kas dokusu.

Miyopluk
Myein-kapamak+Ops-göz Yakını görürlük. Göz yuvarlığı aşırı derecede uzamış ve retina
Submitted by: merceğin fazla uzağında kalmıştır. Işık ışınları retinanın önündeki bir noktada birleşip yeniden ayrılarak retinaya ulaştığından bulanık görüntü meydana gelir.""

Miyozin
Myes-kas Kasta bulunan bir çözünebilir protein. Aktin ile birlikte kas liflerinin kasılıp gevşemesini sağlar. Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan protein yapıdaki kalın iplikler.
Submitted by:

Modifikasyon
Çevre etkileriyle canlıların fenotiplerinde meydana gelen değişiklikler.
Submitted by:

Mol
Moles-şekilsiz kütle Gram kütlesi molekül ağırlığına eşit olan bir kimyasal madde miktarı, kendisini oluşturan atomların atom ağırlıkları toplamıdır.
Submitted by:

Molekül
Molecula-küçük kütle Maddenin büyük ölçüde özelliklerine ve yapısına sahip bileşimin ya da kovalent bağlarla bağ lı bir elementin en küçük parçası.
Submitted by:

Monera
Moneres-tek Gerçek bir çekirdek ve plastidlerden yoksun eşeysel üremenin çok ender olduğu ya da hiç olmadığı bakteriler ve mavi-yeşil algler gibi en basit mikroorganizmaları içeren bir sistematik grup. Sistematikte bakteri ve mavi-yeşil alglerin toplandığı alem. Bu alemin içindeki canlılarda zarla çevrilmiş çekirdek ve organelleri bulunmaz.
Submitted by:

Mongolizm
Bireylerin yüz, göz kapakları, dil ve vücudun diğer kısımlarının anormalliği ile ortaya çıkan bir kongenital bozukluk. Zeka ve fiziksel gelişim büyük ölçüde gerilemiştir. . ya da . kromozomun trizomisi nedeniyle ortaya çıkar.
Submitted by:

monogliserit
Yağların sindirimiyle oluşan ve bir yağ asiti bağlı gliserol molekülü.

Monohibrit
Tek karakter bakımından melez.""
Submitted by: ""

Monohibrit çaprazlama
Ebeveynlerin sadece söz konusu tek bir tane lokusun alellerinin farklı olması göz önüne alınarak yapılan çaprazlama.
Submitted by:

Monoik
Mono-tek+Oikos-ev Tek evcikli. Aynı bitki üzerinde hem erkek hem de dişi çiçekleri ya da kozalakları taşıyan bitki.
Submitted by:

Monokotiledon
Monos-tek+Kotyledon-fincan biçiminde Angiospermae sınıfının bir alt sınıfı. Tek çenek yaprağı olan bitkileri içerir. Örneğ in buğdaygiller, zambak ve orkide. Embriyolarında tek çenek yaprağına sahip bitki.
Submitted by:

Monomer
Monos-tek+Meros-kısım, parça Diğerlerine bağlanarak polimer yapabilen molekül ağırlığı nispeten küçük bileşiğin basit bir molekülü. Büyük moleküllerin hidrolizi sonucu oluşan en küçük yapı birimi.
Submitted by:

Monoploid
Haploid tek n sayıda kromozoma sahip hücre.
Submitted by:

Monosakkarit
Genel formülü (CH2O)n olan en basit şeker molekülü.. Glikoz, fruktoz, galaktoz, riboz gibi hidrolizlenmeyen en basit şeker.
Submitted by:

Monosomik
Normaldiploitkromozomsayısındanbirtanedahaazsayıda kromozoma sahip olan organizma.
Submitted by:

Morfogenez
Morphe-şekil+gennan-oluşturmak Vücudun bir kısmının ya da özel bir organın şekil, büyüklük ve diğ er yapılarının gelişimi.
Submitted by:

morfoloji
Biçim bilimi. Canlıların şekil ve yapısını inceleyen bilim dalı.

morula
Emriyonal gelişmin başlangıcında meydana gelen
Submitted by: birbiriyle aynı büyüklük ve genetik özelliklere sahip blastomerlerin oluşturduğu hücre topluluğu.""

Motor Birim
Bütün iskelet kası liflerinin tek bir motor nöron tarafından uyarılması.
Submitted by:

Mukoza
Mukoz zar. Örneğin sindirim kanalını örten zar. Sindirim borusu, soluk borusu gibi iç organların iç yüzeyini örten ve mukus sıvı sı salgılayan ince tabaka.
Submitted by:

mukoza tabakası
Bazı iç organlar ve dışa açılan boşluklarda en dış katmanı oluşturan epitel dokudan oluşan tabaka.

Mukus
Burun
Submitted by: nefes borusu

Multipi alleller
Tek bir lokusun farklı fenotipleri oluşturan üç ya da daha fazla seçenek durumu.
Submitted by:

müsilaj
Suyla temas ettiklerinde su alarak şişen, mide bağırsak kanalında sindirilemeyen ve emilemeyen bitkisel kaynaklı heterojen polisakkaritlerin genel adı.

mutajen
DNA ile etkileşime girerek mutasyon oluşmasına neden olan kimyasal ya da fiziksel faktörler.
Submitted by:

Mutant
DNA sında değişiklik mutasyon meydana gelmiş olan canlı. Bazı etkenler nedeni ile genetik materyalin değişmesi sonucu farklılaşmış mutasyona uğramış hücre ya da birey.
Submitted by:

Mutasyon
Bir gendeki kalıcı ve kalıtlanan değişiklik. Canlılarda çevre şartlarıyla meydana gelen ve kalıtsal olan değişiklikler. Genlerde kendiliğinden ya da çevre (radyasyon, zararlı kimyasal maddeler vb.) şartlarının etkisiyle meydana gelen, dölden döle aktarılan, kalıtsal olan değişim.
Submitted by:

Muton
Değişince organizmanın bir mutantının meydana gelmesine neden olan kromozomun en küçük parçası.
Submitted by:

Mutualizm
Ayrı ayrı yaşayamayan, beraber olmaktan yararlanan farklı türden iki organizmanın oluşturduğu birlik. iki canlının birbirlerinden faydalanarak birlikte yaş amaları.
Submitted by:

Myelin
Myelos-ilik
Submitted by: öz Merkezi sinir siteminde ve bazı periferal sinirlerde ki sinir hücrelerinin aksonları etrafında bir kılıf oluşturan yağlı madde.""

Myofibriller
Myes-kas+ Fibrilla-küçük lif Aktin ve miyozin proteinlerinden oluşan kontraktil, uzun mikros kobik lifler.
Submitted by:

nabız
Kanın atardamar duvarına yaptığı basıncın dalgalanma şeklinde bütün damar boyunca iletilmesi.

NAD
Biyokimyasal tepkimelerde hidrojen ve elektron taşıyan bir koenzim. Biyolojik oksidasyonlarda hidrojen akseptörü olarak iş gören bir koenzim olan nikotinamid adenin dinukleotid'in kısalmış şeklidir. DPN de denir""
Submitted by: ""

NADH
NAD+‘ın indirgenmiş hali.

NADP
Biyolojik oksidasyonlarda hidrojen akseptörü olarak iş gören bir koenzim olan nikotinamid adenin dinükleotid fosfat'ın kısaltılmış şeklidir. TPN de denir ""
Submitted by: ""

Nasti
Bitkinin, uyaranın cinsine göre yaptığı fakat uyaranın yönüne bağlı olmayan davranışlar.
Submitted by:

Nefridyum
Nephros-böbrek Yer solucanları ve diğer Annelid'lerde bulunan boşaltım organıdır. Silli bir huni boru ile bitişiğindeki anteriyör sölom boşluğuna uzanır ve buradan bir delikle vücut dışına atılır. Omurgasız hayvanlarda bulunan boşaltım organı.
Submitted by:

Nefrit
Böbreklerdeki nefronların iltihaplanması sonucu oluşan hastalık.
Submitted by:

Nefron
Nephros-böbrek Omurgalı böbreğinin anatomik ve işlevsel birimi. Böbreklerde, süzme ve idrar oluşturabilme yeteneğine sahip fonksiyonel birim.
Submitted by:

Nekroz
Hücrelerin ve dokuların ölmesi durumu.
Submitted by:

nektar
Çiçekli bitkilerde bulunan böcekleri, kuşları çeken tozlaşmaya yardımcı, bitki öz suyu.

Nekton
Nektos-yüzen Aktif yüzücü organizmalar için kullanılan topluluk adı.""
Submitted by: ""

Nematosist
Nema-iplik+Kystis-kese Sölenter'lerde bulunan tutunma, korunma ve av yakalamaya yarayan küçük sokucu bir yapı.
Submitted by:

Nikotin
Bir nörotransmitter olan asetilkolinin faaliyetini engellediği için zehirli olan ve tütünden elde edilen bir alkaloyid.
Submitted by:

nikotinamit adenin dinükleotit fosfat"
. Işığa bağımlı tepkimeler sırasında açığa çıkan elektronları ve protonları geçici olarak taşıyan bileşik. 2. NADP."
Submitted by:

nikotinamit adenin dinükleotit"
. Hücresel solunumda meydana gelen yükseltgenme ve indirgenme tepkimelerinde
Submitted by: elektron ve proton transferine yardım eden bir koenzim. 2. Hidrojen taşıyıcı"

Nimf
Nympha-genç kadın Pupa evresi geçirmeden erginleşen ve genellikle ergine benzeyen böcek.
Submitted by:

Nimfa
Yarı başkalaşım gösteren böceklerde, dış görünüşü ergine benzeyen, fakat eşey organları ve kanatları tam olarak gelişmemiş evre.
Submitted by:

Niş
Bir türün yaşmak, büyümek ve üremek için gereksinim duyduğu fiziksel ve biyolojik koşullar seti.
Submitted by:

Nişasta
Çok sayıda glikozun özel bağlarla birleşmesinden oluşmuştur. Şekerin bitkilerdeki depo şeklidir. Nişasta, ayıracı olan iyot çözeltisi ile mavi renge boyanır.
Submitted by:

Nitrat indirgenmesi
Nitratın (NO3-) amonyağa (NH3) indirgenme işlemi.
Submitted by:

nitrifikasyon
Toprakta amonyağın, bakteriler tarafından nitrite ve nitrata dönüştürüldüğü metabolik olay.
Submitted by:

Nitrit asit
HNO3 Niterat asidi. Yüksek derecede aşındırıcı, renksiz ve dumanlı sıvı. Zehirleyicidir ve şiddetli yanıklara yol açar.
Submitted by:

Nodül
Baklagil köklerinde azot bağlayan bakterilerin ortak yaşamaları sonucu köklerde meydana gelen yumru şeklindeki yapılar.
Submitted by:

Nodyum
Nodus-düğüm Gövde üzerinde yaprak ya da tomurcuğun geliştiği yer, bir şişkinlik ya da kabartı.
Submitted by:

Nokta mutasyonu
DNA kopyalanması sırasında bir baz çiftinde meydana gelen değişiklik.
Submitted by:

Non disjunction Ayrılmama
Mayoz bölünmedeki indirgenme sırasında homolog kromozom çiftinin normal olarak ayrılamaması. Çiftin her iki üyesi aynı yavru çekirdeğe geçer ve öteki yavru hücre bu kromozomu taşımaz.
Submitted by:

Nörogenez
gelişme sırasında sinir sisteminin gelişme safhası nörolasyon.
Submitted by:

Nöroglia
Sinir dokuda nöronlara desteklik yapan yardımcı hücreler, ara nöronlar.
Submitted by:

nörogliya
Sinir hücrelerinin etrafını saran, koruyan, beslenmesini sağlayan hücrelerdir.

Nörohumor
Neuron-sinir+ Humor-sıvı Nöronun uç kısmıyla salgılanan ve bitişikteki sinir ya da kası aktive eden bir madde.""
Submitted by: ""

Nöron
Neuron-sinir Kolleteral ve terminal uzantılarıyla birlikte bir sinir hücresidir. Sinir sisteminin yapısal birimi. Sinir hücresi.
Submitted by:

Nörosekresyon
Neuron-sinir+ Secrotio-salgı Sinir hücreleri tarafından hormon yapımı.
Submitted by:

nörotoksik madde
Sinir sistemi üzerinde etkisi olan zehirli madde.

nörotransmitter madde
İki nöron arasında veya bir nöron ile başka bir hücre arasında uyartı iletimini sağlayan kimyasal madde." "

Nörozis
Neuro-sinir+Esis-durum Çok değişik belirtilerle ortaya çıkan nispeten hafif ve sıkça görülen psişik bozukluklar. Kuruntu
Submitted by: korku

Nörula
Neuro-sinir İlkel sinir sisteminin oluşturduğu erken embriyonik evre.
Submitted by:

Notokord
Noton-sırt+Chorde-kordon Bütün kordatların embriyosunda ve bazılarının erginlerinde iç iskelet görevi yapan, arka-ön doğ rultusunda uzanan çubuk şeklindeki yapı.
Submitted by:

nötr
Elektriksel yükü sıfıra eşit olan.

Nötr atom
elektron ve proton sayısı birbirine eşit olan atom""
Submitted by: ""

Nötronlar
Kütlesi olan hidrojen izotopu hariç bütün elementlerin çekirdeğinde protonlarla beraber bulunan elektrik yüksüz madde parçacıkları.
Submitted by:

Notum
Noton-arka, sırt Vücudun sırt kısmı. Arthropoda'larda her segmentin dorsal elementi.
Submitted by:

Nükleaz
Nükleik asitleri kısa oligonükleotit parçalarına yada tek nükleotide hidrolize eden enzimler grubu.
Submitted by:

Nükleik asit
Bütün canlı hücrelerde ve virüslerde bulunan, başlıca görevi genetik bilgi aktarımını sağlamak olan nükleotit birimlerinden oluşmuş polimerler. Genetik bilginin depolanması, aktarılması ve ifade edilmesi için özelleşmiş olan, nükelotitlerden yapılmış bir polimer.
Submitted by:

Nukleolus
Nux-fındık, ceviz Hücre nukleusu içinde bulunan küre şeklinde yapı. Ribonukleik asit bakımından zengin olup ribozomların sentezlendiğ i yerler olarak bilinirler.
Submitted by:

Nükleoprotein
proteinlerin Nükleik asitlerle kurduğu moleküler birlik.
Submitted by:

Nükleotid
Bir fosfat grubu, bir beş karbonlu şeker riboz ya da deoksiriboz ve bir azotlu baz pürin ya da pirimidindan oluşan bir molekül. Nükleaz enzimi yardımıyla nükleik asitlerin ayrıştığı bir alt birim. Nükleik asitlerin DNA, RNA yapı birimleri.
Submitted by:

Nükleozit
Fosfat grubundan yoksun olan bir nükelotit bir azotlu baz şekere bağlanmıştır.
Submitted by:

Nukleus
Hücredeki genetik malzemeyi barındıran kısım.
Submitted by:

Nutrient
Nutriti-beslemek Vücudun metabolik faaliyetlerinde kullanılan herhangi bir maddeyi belirten genel bir terim.
Submitted by:

Obezite
Aşırı şişmanlık.""
Submitted by: ""

Obje
Nesne
Submitted by:

ödem
Hücreler arası sıvıda normalden fazla miktarda kan plazması toplanması sonucunda görülen şişkinlik.
Submitted by:

Odunlu Perennial Bitkiler
İki yıldan çok yaşayan ve bir mantar tabakasıyla kaplı odunlu gövdeye sahip bitkiler. Çok yıllık odunlu bitkiler.
Submitted by:

Öğrenme
Deneyimin bir sonucu olarak bireyin davranışında uyumsal değişiklikler meydana getiren süreç.
Submitted by:

ökaryot
Çekirdeği ve zarlı organelleri olan gelişmiş yapıdaki hücre.

ökaryot hücre
Etrafı zarla çevrili çekirdeğe ve organellere sahip olan gelişmiş hücre tipi.""
Submitted by: ""

Ökaryotik
En-iyi+Karyon-çekirdek Golgi cihazı, mitokondri ve zarla çevrili nukleusları olan organizmalara ait. Zarla çevrili organelleri ve gerçek çekirdeği olan hücre.
Submitted by:

Oksidasyon Yükseltgenme
Elektronlara bir atom ya da molekülden ayrılma işlemi. Yükseltgenme Elektronların bir atom ya da molekülden ayrılmasını sağ layan kimyasal tepkime.
Submitted by:

Oksidatif Fosforilasyon
Mitokondrilerin elektron taşıyıcı sisteminde, elektronların aktarılmasıyla bir arada yürüyen reaksiyonlar tarafından inorganik fosfatın, ATP'nin enerjice zengin fosfatına dönüşmesi.
Submitted by:

oksihemoglobin
Alyuvarlarda oksijen ile hemoglobinin birleşmesiyle oluşan yapı.

Oksijen borcu
Yoğun vücut çalışması sırasında kaslarda laktik asit birikimi.""
Submitted by: ""

oksijenli solunum
Organik moleküllerin inorganik bileşenlerine kadar ayrıştırıldığı ve son elektron alıcısı olarak oksijenin kullanıldığı ATP üretim süreci.

Oksinler
Auxe-artış Uzama yoluyla bitki gelişmesini sağlayan hormona benzer maddeler. Bitkide büyüme
Submitted by: gelişme hormonu.""

Oksotrof
Ana ve babanın genlerinde bulunmasına karşın kendi büyümesi için gerekli molekülü sentezleyemeyen mutant mikroorganizma.
Submitted by:

Olfaktör
Olfacere-koklamak Koklama işlemine ait.
Submitted by:

Ommatidyum
Omma-göz Petek gözün, mercek ve retinası tam olan elemanlarından bir tanesi.
Submitted by:

Omnivor
Hem hayvansal ve hem de bitkisel madde yiyen bir organizma.
Submitted by:

omurga
Bazı hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve omurlardan oluşan sütun.
Submitted by:

Omurgalılar
Omurgaya sahip olan memelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvan bölümü.
Submitted by:

Omurgasızlar
Omurgalı hayvanlar dışında diğer tüm hayvanları barındıran hayvan bölümü.
Submitted by:

Omurilik
Omurga içerisinden geçen sinirsel doku.
Submitted by:

Ontogeni
On-varlık,oluş+Gennan-meydana getirm Bireysel bir organizmanın tüm gelişimsel geçmişi.
Submitted by:

Onychophra
Onyx-tırnak+Phoros-taşıyan Ender bulunan, tropikal bölge de yaşayan tırtıla benzeyen hayvanlar. Yapı bakımından Annelida ve Arthropoda arasında geçittir. Bir Annelid gibi boşaltım sistemi, bir böcek gibi de solunum sistemi ve ucu çengelli kısa bacaklara sahiptir.
Submitted by:

Oogami
Genellikle büyük hareketsiz dişi gamet ile küçük ve hareketli erkek gametin birleşmesi.
Submitted by:

Oogenez
Oon-yumurta+Genesis-üretim Yumurtanın olgunlaşması. yumurtanın meydana gelmesi olayı.
Submitted by:

Oogonyum
Oon-yumurta+Gono yaradılış Ovaryumdaki yumurtayı oluşturan öncül hücre, büyüyerek primer oositi yapar.
Submitted by:

Oosfer
Yumurta hücresi, dişi gamet.
Submitted by:

Oosit
Dişi eşey organında eşey hücrelerinin oluşması sırasında oogonyumdan değişen ve iki mayoz bölünmesi geçirecek olan hücre.
Submitted by:

Oospor
Oomiset mantarlarda, alglerde ve protozoonlarda döllenmiş oosferde gelişen kalın duvarlı zigot.
Submitted by:

Operatör Bölgesi
Operon denetimini açıklamak üzere ileri sürülen bir birlik. Operatör bölgenin operondaki yapısal genlere bitişik olup repressör molekü llerin bağlandığı DNA bölgesi olduğuna inanılır. Böylece bitişik operondaki genlerle m RNA sentezlenmesi durdurulur.
Submitted by:

Operatör gen
Bakteri yada virüs genomunda repressör baskılayıcı proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden gen.
Submitted by:

Operon
Şifreleri tek bir m-RNA molekülüne yazılan tek bir repressör denetimindeki genler.
Submitted by:

optimum taşıma kapasitesi
Belirli bir çevrenin sürekli olarak besleyebileceği belli bir türe ait en ideal birey sayısı.

Orbital
Orbitalis-tekerlek izi Yörünge. Bir elektronun atom çekirdeği çevresindeki dağılımı.""
Submitted by: ""

Organ
Belirli bir görevi yapmak için bir araya gelen dokular organları oluşturur. Örnek : Kalp, böbrek.
Submitted by:

Organel
Organon-organ Hücrede özelleşmiş yapılardan birisi. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapı lar. Çekirdek, mitokondri, kloroplastlar gibi.
Submitted by:

Organik
Canlı organizmadan elde edilen, yapısında karbon içeren bileşikler.
Submitted by:

Organik madde
Yapısında karbon zinciri bulunan madde. Doğal olarak bulunmayıp canlı organizmalar tarafından sentezlenen maddeler.
Submitted by:

Organizatör
Embriyonun bazı kısımlarını etkileyen ve onların histolojik ve morfolojik farklılaşmasını yöneten bir embriyo parçası.
Submitted by:

Organizma
Sistemlerin bir araya gelmesiyle hayati olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık.
Submitted by:

Organogenez
Embriyo tabakalarından organların meydana gelmesi.
Submitted by:

orta lamel
Hücre duvarının ilk oluşan ve pektin içeren tabakası.
Submitted by:

Ortogenez
Orthos-doğru+Genesis-üretim Belirli bir yöndeki evrimsel ilerleme. Düz hatlı evrim.
Submitted by:

Örümceğimsiler
Örümcek, akrep, sakırga ve uyuzböceği türlerini içine alan, dört çift ayaklı, eklembacaklı omurgasızlar sınıfı.
Submitted by:

Osein
Kemik dokunun ara maddesi.
Submitted by:

Osel
Oculus-göz Omurgasız hayvanların birçok farklı tipinde bulunan basit bir ışık resep törü. Nokta göz.
Submitted by:

osmotik basınç
Hücre içindeki çözünmüş madde miktarı ya da osmotik değer.
Submitted by:

Osmoz
Osmos-itme İki çözelti, çözünen molekülleri geçirmeyip, çözücüyü geçiren seçici geçirgen bir zarla ayrıldığında çözü cü moleküllerin az yoğundan daha yoğun alana doğru geçmesidir. Suyun yoğunluğunun çok olduğu yerden az olduğu yere doğru, yarı geçirgen zardan geçmesi.
Submitted by:

Östaki Borusu
Bartolommeo EUSTACHİO, 20. yüzyıl İtalyan antomist Kara omurgalılarının çoğunda farinks ile orta kulak boşluğu arasında uzanan işitme borusu. Timpanik zar üzerinde basınç dengelemesini sağlar.
Submitted by:

Osteosit
Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri.
Submitted by:

Östrojen
Birkaç steroid eşey hormonundan herhangi biri esas olarak memelilerin ovaryumları tarafından üretilir.
Submitted by:

Otçul
Bitkisel organizmalarla beslenen canlılar.
Submitted by:

Otolit
Kulak taşı.
Submitted by:

Otoliz
Hücre veya dokunun çıkardığı enzimler nedeniyle kendi kendini eritmesi, kendi kendini sindirmesi. Lizozom enzimlerinin sitoplazmaya dağılması ve hücreyi sindirmesi.
Submitted by:

otoskleroz
Üzengi kemikçiğinin hareketsizleşerek ses iletimini engellediği orta kulak rahatsızlığı.

Ototrof
işık enerjisi veya kimyasal enerji kullanarak inorganik maddelerden kendi organik besinini üretebilen canlılar.""
Submitted by: ""

Ototrofluk
Autos-kendi+Trophis-Beslenmek Kendi beslerlik, inorganik hammaddeden organik besinsel madde üretme.
Submitted by:

Otozom
Autos-kendi+Soma-vücut Eşey kromozomlarından başka herhangi bir kromozom çifti. Ökaryotik canlılarda eşey kromozomu dışındaki diğer herhangi bir kromozom.
Submitted by:

Ovaryum
Bazı eşeysel hormonların üretilerek salgılandığı, üreme hücrelerinin meydana geldiği dişi eşey organı, yumurtalık.
Submitted by:

Ovaryum döngüsü
İnsanların dişi bireylerinde, yumurtaların ve hormonların üretildiği olayların aylık döngüsü.
Submitted by:

Ovul
Ovulum-küçük yumurta Tohum taslağı. Bir ya da daha fazla integumentle örtülü tohumlu bitkinin ovaryumu içinde bulunan bir megasporangium.
Submitted by:

Ovulasyon
Ovulum-küçük yumurta+Atus-ürün Ovaryumun graaffolikülünde olgun yumurtanın atılması.
Submitted by:

Ovum
Dişi gamet.
Submitted by:

özel çevre koruma bölgeleri
Tarihi, doğal, kültürel vb. değerler açısından bütünlük gösteren ve gerek ülke gerek dünya ölç eğinde ekolojik önemi olan alanlardır.
Submitted by:

Özellik
Genetikte, bir karakterin özgül bir formu. Göz rengi, bir karakterdir kahverengi göz ve mavi göz ise özellikleridir.
Submitted by:

özgül ısı
Bir bileşiğin sıcaklığını 1 °C derece artırmak için gerekli ısı miktarı.
Submitted by:

ozmotik basınç
Düşük yoğunluktaki bir çözeltiden yüksek yoğunluktaki bir çözeltiye ozmozla su ya da diğer bir çözücünün girmesi sı rasında meydana gelen basınç.
Submitted by:

ozmoz
Suyun yarı geçirgen bir zardan enerji harcanmadan az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçişi.

ozon
Oksijen atomundan oluşan
Submitted by: atmosferin üst katmanlarında yer alan

ozon tabakası
Zararlı mor ötesi radyasyonu süzen, ozon içeren üst atmosfer katmanı.
Submitted by:

Özümleme
Canlı organizmanın, dışarıdan aldığı besin maddelerini parçalayıp yeniden kendine özgü maddelere dönüştürmesi.
Submitted by:

Özüt
Bir doku örneğinin parçalanmış hali. Bir maddenin herhangi bir yolla elde edilmiş özü.
Submitted by:

Paleontoloji
Fosilleri inceleyen, yaşları ve anatomik yapıları hakkında fikir yürüten bilim dalı.
Submitted by:

Palizat Hücreleri
Yaprağın üst epidermisine yakın mezofil tabakası içine yerleşmiş olan sık silindirik hücre tabakası.
Submitted by:

Pankreas
Genel olarak midenin sol yanında yer alan, hem iç salgı hem de dış salgı ile görevli olan karma bez.
Submitted by:

pankreas özsuyu
Sindirim enzimleri içeren ve pankreas tarafından ince bağırsağa bırakılan sıvı.

pankreatik amilaz
Pankreas tarafından salgılanan amilaz enzimi." "

papilla
Dil üzerinde tadı alan küçük çıkıntılar." "

Paramilum
Euglena'larda kimyasal bakımdan hem nişasta hem de glikojenden farklı olarak karbonhidrat biriktiren cisimcik.""
Submitted by: ""

Parankima
Para-yanında+En-içinde+Khein-dökmek , Bitkilerde diğer dokuların arasını dolduran temel doku. Az özelleşmiş, ince çeperli, klorofil içeren ve tipik olarak oldukça gevşek yapıdaki bitki hücreleridir. Fotosentezde ve besinlerin depolanmasında iş görür.
Submitted by:

Parapodlar
Para-öte+ Podion-ayak Poliket'lerin her segmentinden yanal olarak çıkan kalın kıllı, çift yassı uzantılar.
Submitted by:

Parasempatik
Para-yanında+Sym-ile+Pathos-duygu Otonom istemsiz sinir sisteminin bir bölüm. Sinir lifleri beyinden ve omuriliğin kalça bölgesinden çı kar ve belli başlı iç organları donatır. Organların çalışmasına yavaşlatıcı etki yapan otonom sinir sisteminin bölümü.
Submitted by:

Paratiroidler
Para-yanında+Thyreoeides-kalkan biçi Tiroid bezinin içine yerleşmiş olan küçük, bezelye büyüklüğündeki bezler. Bu bezlerin salgı ları vücudun kalsiyum ve fosfor metabolizmasını düzenler.
Submitted by:

Paratroit hormon
Paratroit bezinden salgılanan, kalsiyumun bağırsaktan emilimini, böbreklerden atılmasını, kemiklerden serbest hale geçirilmesini ve hücreler arasındaki kalsiyum iyon konsantrasyonunu kontrol eden hormon.
Submitted by:

Parazit
Canlı bir organizmanın üzerinde veya içerisinde organizmanın zararına yaşayan bitki veya hayvan.
Submitted by:

Parazitlik
Parasitos-başkasının sofrasından geç Asalaklık. Hem bitki hem de hayvanlar arasında görülen heterotrof beslenme tipi. Parazit, bitki ya da hayvanın vücudu üzerinde ya da içinde yaşar ve bunlardan besinin sağlar.
Submitted by:

Parental (P kuşak)
Bir genetik çaprazlamada çaprazlanan bireyler. Onların yavruları, ilk (F1) kuşaktır.
Submitted by:

Partenogenez
Phartenos-bakire+Genesis-soy Döllenmemiş bir yumurtanın ergin bir organizmaya gelişmesi. Bu tip çoğalma bal arısı, eşek arısı ve bazı Arthropoda'lar arasında yaygındır. Yumurtanın döllenme olmaksızın gelişerek yeni canlı meydana getirmesi.
Submitted by:

Parturisyon
Parturito-çocuk doğurma Çocuk doğurma olayı.
Submitted by:

Patojen
Hastalık yapıcı özelliği olan mikroorganizma veya madde.
Submitted by:

Patoloji
2. Hastalık bilimi. 2. Hastalığın nedenlerini araştıran uzmanlık dalı.
Submitted by:

PCR
Hedef bir DNA dizisinin enzimatik olarak çoğaltılması ile bir DNA molekülünün çok sayıda kopyalarının oluşturulmasına izin veren bir teknik. polimeraz zincir reaksiyonu
Submitted by:

peke sarnıcı
Lenf damarının karın bölgesinde genişleyerek sindirim ürünlerini topladığı yer.

Pektin
Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü
Submitted by: karbonhidrat karışımı maddeler.""

Pelajik
Pelagios-denizde yaşayan Okyanus ortası gibi açık sularda yaşayan organizma.
Submitted by:

Pelajik zon
Açık okyanus.
Submitted by:

pelikula
Kamçılıları dıştan saran ince, esnek ve koruyucu örtü.
Submitted by:

Penis
Erkek hayvanlarda spermi dişilerin üreme kanalına aktarmada işlev gören yardımcı seks organı.
Submitted by:

Penisilin
Penicillium notatum isimli bir mantar tarafından üretilen ve bakteri hücre duvarının sentezini engelleyen bir antibiyotik.
Submitted by:

Pentoz
Beş karbon atomu içeren, doğada serbest formda çok bulunmayan monosakkarit.
Submitted by:

Pepsin
Pepsis-sindirim Midedeki hücreler tarafından salgılanan bir proteo litik enzimdir. Yalnız çok asitli bir ortamda çalışır ve optimum etkisi pH ' de görülür. Mide öz suyunda bulunan ve proteinleri sindiren enzim.
Submitted by:

pepsinojen
Proteinlerin sindiriminde görevli pepsin enziminin pasif formu.

peptidoglikan
Bakterilerin hücre duvarında bulunan madde.""
Submitted by: ""

peptik ülser
Mide ve onikiparmak bağırsağı mukozasının tahribatı sonucu oluşan yaralar.

Peptit bağı
Protein sentezinde bir amino asidin amino grubuyla
Submitted by: diğerinin karboksilik asit grubunun bir su çekilme tepkimesiyle birbirine bağlanması ile oluşan kimyasal bağ.""

Pepton
Proteinlerin mide öz suyunda sindirime uğramış son hali. 3-5 adet aminoasitten oluşur Proteinler, midede bir çeşit polipeptit olan pepton ve aminoaside kadar parçalanır. Sindirimleri bağırsaklarda devam eder. Protein + Su + Pepsin = Aminoasit + Pepton
Submitted by:

Perennial
Per-boyunca+Annus-yıl Çok yıllık. Yıllarca canlı kalıp yaşamını sürdüren bitki.
Submitted by:

Perferal Direnç
Kan damarlarının kasılma ya da gevşeme durumu. Kan basıncının saptanmasında önemli bir rol oynar. 
Submitted by:

Periderm
Ağacın kabuk kısmı.birçok gövde ve köklerde ikinci büyüme ile epidermisin yerini alan doku.
Submitted by:

perikard
Kalbi dıştan saran ve bağ dokudan oluşmuş iki katlı zar.

perikarp
Kalbin en dış örtüsüne verilen ad.""
Submitted by: ""

Periost
Kemik zarı. Kemiklerin dışında bulunan, kemik dokunun beslenmesini onarılmasını sağlayan zar.
Submitted by:

Perisikl
Peri-çevresinde+Kyklos-çember Tek hücre sırasından oluşmuş parankima tabakası. Meristeme dönüşerek kök kambiyumu, mantar kambiyumu ve yan kökleri oluşturur.
Submitted by:

Peristalsis
Peri-çevresinde+Stalsis-kasılma Üreter ya da sindirim sisteminin bir bölümü gibi içi boş tüp şeklindeki organların çeperlerinde kas kasılmasının ve gevşemesinin ritmik ve kuvvetli dalgaları. Bu dalgalar maddeleri tüp içinde hareket ettirmeye yarar.
Submitted by:

peristaltik hareket
Sindirim sistemi gibi bazı organların çeperlerinde görülen ritmik ve kuvvetli kasılıp gevşeme hareketleri. Bu ritmik kasılma dalgaları organ içindeki maddeyi hareket ettirmeye yardımcı olur.
Submitted by:

Periton
Karındaki organları saran iki katlı karın zarı. Karın boşluğunu ve bu boşluğun içinde bulunan organları saran zar.
Submitted by:

Permeabilite
Per-arasından+Meare-geçirmek Geçirgenlik. Bir zarın belli maddeleri geçirebilme yeteneği.
Submitted by:

Pestisit
Tarım bitkilerine zarar veren hayvansal zararlıları öldüren ya da uzaklaştıran kimyasal maddelerdir
Submitted by:

Petal
Petalon-yaprak Taç yapraklar. Bir çiçeğin başkalaşıma uğramış renkli yapraklardan oluşmuş halkası. Sepal halkasıyla stamen halkalarının arasında bulunur. Tipik parlak renkleri ve çekici kokularıyla tozlaşmayı sağlamak için böcek ve kuşları çeker.
Submitted by:

Petiol
Petiolus-küçük ayak, meyve sapı Yaprak sapı. Yaprağı gövdeye bağlayan sap.
Submitted by:

peyzaj
Bir arazi parçasının ekolojik, biyolojik, yapısal ve tüm doğal özelliklerinin topluca anlatımı.
Submitted by:

pH
Bir sıvının asit ya da bazlık derecesini gösteren hidrojen iyonu konsantrasyonunun negatif logaritması.
Submitted by:

Pi Elektronları
Tek ve çift konjuge bağlar sisteminde yer alan hareketli elektronlar. Yalnız tek bir atom ya da bağla değil, bir bütü n olarak konjuge sistemle birlikte bulunurlar.
Submitted by:

Pigment
Hücrelere özgü renk veren madde. Canlı organizmalar tarafından üretilen ve seçici soğurma yoluyla renkli görünen maddeler. Görünü r ışığın belli dalga boylarını emen, diğerlerini yansıtarak renk veren madde.
Submitted by:

pilus
Bakterilerin zemine veya besine yapışmasını sağlayan uzantılar.
Submitted by:

Pinositoz
Hücre zarından doğrudan geçemeyecek kadar büyük moleküllü sıvı maddelerin hücreye alınması.
Submitted by:

Pinositozis
Pinein-içmek+Kytos-hücre+Osis-koşul Hücre içmesi. Hücreler tarafından sıvı damlalarının absorbe edilmesi ve yutulması. Ökaryot yapıya sahip bazı bir hücrelilerde ve bazı hayvansal hücrelerde büyük moleküllü sıvı (besinlerin veya yok edilecek yabancı) maddelerin, hücre zarından koful oluşturarak hücre içerisine alması.
Submitted by:

Pirenoid
Pyren-meyve çekirdeği+Eidos-biçim Bazı protozoonların kromatoforlarındaki nişasta içeren tanecikli yapılar.
Submitted by:

Pirimidin
Nükleik asitlerdeki azotlu bazların iki tipinden birisi. Pirimidinlerin her biri –sitozin, timin ve urasil özgül pürinlerle eşleşir.
Submitted by:

Pirimidinler
Karbon ve azot atomları içeren tek halkalı bazlar, nükleik asit bileşenleri.
Submitted by:

Pirüvat
Üç karbonlu bir asit olan pirüvik asidin iyonlaşmış formu glikolizin son ürünü ve sitrik asit döngüsünün ham maddesidir.
Submitted by:

Pistil
Pistillus-havan eli Dişi organ. Ovaryum, stilus ve stigmadan oluşan ve megasporlar üreten çiçek organı. Çiçeklerdeki dişi organ.
Submitted by:

Placodermi
Plakos-tablet, yassı levha+Derma-der Yalnız fosillerden bilinen ilkel çeneli balıklar. Bunların hem kemikli hem de kıkırdaklı balıkları n ataları olduğuna inanılmaktadır.
Submitted by:

Plankton
Planktos-dolaşan Hemen hemen bütün sularda yaşayan küçük serbest yüzüşlü bitki ve hayvanlar. Çoğunlukla çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük, hareket yetenekleri çok az veya hiç olmayan, suyun dalga, akıntı vb. hareketleriyle sürüklenerek hareket eden küçük canlıların genel adı.
Submitted by:

Plantigrad
Planta-ayak tabanı+Gradus-adım Tabanına basarak yürüme ile belirlenen kısmen yavaş bir hareket biçimidir.
Submitted by:

Plasenta
Placenta-yassı kemik Kısmen embriyo, kısmen de ananın dokularında uterus duvarında oluşan ve embriyoya besin maddesi ile oksijen taşı yan ve artık maddeleri atan bir yapıdır.
Submitted by:

Plasentalı memeliler
Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanların genel adı.
Submitted by:

Plastid
Plastos-meydana gelmiş+İdion-küçültü Hücrenin özel bir organelidir. Bitki hücrelerinde renk veren taneciklerin genel adı. Örneğin kloroplast ya da amiloplast.
Submitted by:

plazma
Kanın hücreler dışında kalan sıvı kısmı.

Plazma Zarı
Plasma-oluşmuş bir şey+ Memb Hücreye tüm besin maddelerinin girdiği ve bütün metabolik artık ya da salgıları nın atıldığı hücrenin canlı işlevsel kısmı.""
Submitted by: ""

Plazmid
Bakteri Sitoplazmalarında bulunan ve kromozom gibi davranan DNA'lar.
Submitted by:

plazmit
Bakterilerde kendini eşleme yeteneği olan, genetik mühendisliği çalışmalarında diğer canlılara gen aktarmada taşıyıcı olarak kullanı lan ana DNA’dan farklı halkasal DNA parçaları.

Plazmodyum
Plasma-oluşmuş bir şey+Odes-benzer Cıvık mantarların diploid evresini oluşturan çok çekirdekli amipsi hareket eden canlı madde kütlesi. Spor oluşturarak üreyen ve sıtmaya neden olan tek hücreleri hayvanlar.""
Submitted by: ""

Plazmoliz
Plasma-oluşmuş bir şey+Lysis-çözülme Bir osmozla su kaybetmesinden dolayı sitoplazmanın büzülmesi.
Submitted by:

Pleiotropi
Bir gen tarafından birden daha fazla karakterin belirlenmesi.
Submitted by:

Pleiotropik Gen
Pleion-çok+Tropos-dönüş Belli bir bireyde birkaç farklı karaktere etki eden gen.
Submitted by:

Pleksus
Plexus-örgü, şebeke Sinirlerde olduğu gibi birbirine bağlanan yapıların ağı.
Submitted by:

Pleura
Akciğerleri saran iki katlı zar. Akciğer dış zarı.
Submitted by:

pleura sıvısı
Akciğeri saran zarlar arasındaki sıvı.

Ploidi
Ploos-kat+Eides-benzer Bir hücrede kromozom takımlarının sayısı ile ilgili.""
Submitted by: ""

Poikilotermal
Poikilos-çeşitli+Therme-sıcaklık Çevrenin sıcaklığı ile değişen bir vücut sıcaklığına sahip olma. soğukkanlı
Submitted by:

Polen
Polen-ince toz Tohumlu bitkilerin mikrospor kütlesi. dölleyici erkek eleman. çiçek tozu.
Submitted by:

Poligen
Poly-çok+Gennan-üretmek Aynı ırkı eklemeli olarak etkileyen iki ya da daha çok gen çifti.
Submitted by:

polimer
Benzer veya farklı yapı birimlerinin kovalent bağlarıyla bağlanarak oluşturduğu büyük molekül. polipeptit
Submitted by:

Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR)
Atasal molekülün çok az bulunduğu yerlerde belirli bir DNA parçasının milyonlarca kopyasının hızlı bir şekilde üretilmesini sağlayan bir enzimatik teknik.
Submitted by:

Polimorfizm
Poly-çok+Morphe-şekil Bir türün üyeleri arasındaki biçim farklılıkları. Bir populasyonda birkaç farklı fenotipin görünmesi.
Submitted by:

Polip
Polypous-hastalık şişliği Hidra benzeri hayvanlar. Bazı Sölenterat'ların hayat devresinde sesil evre. Mukozadan oluşan çıkıntı.
Submitted by:

Polipeptid
Protein molekülünün yapısında bulunan amino asit zincirlerinin bir parçası.
Submitted by:

Poliploidler
Poly-çok+Ploos-kat İkiden daha çok homolog kromozoma sahip olan organizmalar.
Submitted by:

Polisaj
Makine sanayisinde parlatma işlemi.
Submitted by:

Polisakkarit
Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik.
Submitted by:

Populasyon
Belirli bir coğrafik bölgeye yerleşen bir türü bireylerinin oluşturduğu grup.
Submitted by:

Por
Çekirdek zarında bulunan madde alış verişini sağlayan gözenek. Açıklık, delik.
Submitted by:

Porifera
Porus-delik-Ferre-taşımak Sünger filumu. Vücut çok sayıda porla delinmiştir. Buralardan su içeri girer ve besin süzü lür.
Submitted by:

Portal Sistem
Porta-kapı Bir bölgenin kanını toplayan ve yürek yerine diğer organlardaki kılcal damalara uzanan toplardamarların bir grubu. Kapı toplar damarı
Submitted by:

posa
Besinlerin sindirilemeyen kısımları.

Predasyon
Praedatio-yağma etmek İki tür arasındaki ilişki. Bir tür diğer tür üzerinde zararlı etki yapar
Submitted by: ancak onsuz yaşayamaz. Bu tür diğerini öldürür ve yer.""

predatör
Besin olarak diğer hayvanları yakalayıp yiyen canlı, avcı.

Prekursor
Preacurrere-önde gitmek Öncü. Bir metabolik yol içinde başka maddeden önce gelen bir madde. Başka bir maddenin sentezlendiği madde.""
Submitted by: ""

Preparat
Mikroskop yardımıyla inceleme için hazırlanan veya önceden hazırlanarak saklanmış lam, lamel ve doku örneğinden oluşan nesne.
Submitted by:

primat
Memeliler sınıfının maymun, şempanze ve benzeri canlıları içeren alt grubu.

primer
Birinci derecedeki
Submitted by: ilkin

primer duvar
Selülozdan oluşan hücre çeperinin ikinci tabakası.
Submitted by:

Primitif Oluk
Primitivus-ilk Mezodermin şekillenmesi ve hücrelerin hareketinin bir sonucu olarak balık, sürüngen, kuş ve memeli yumurtalarındaki disk üzerinde gelişen uzunlamasına bir oluk. Bu yapı blastoporun kenarlarına homolog olup embriyonun sonradan oluşacak uzun eksenini simgeler.
Submitted by:

Primordiyum
Primordium-başlangıç Bir organ ya da kısmın embriyonik gelişme sırasında görülen ilk belirtisi.
Submitted by:

probiyotik
Hayvanların sindirim kanalındaki mikrofloranın ekolojik dengesini düzene sokmak, potansiyel patojen mikroorganizmaların zararlı duruma gelmesini önlemek ve hayvan sağlığını olumlu etkilemek üzere içme suyu veya yemlere katılarak verilen, Lactobacillus acidophilus ve Bifidobacterium vb. canlı mikroorganizmaları, maya kültürlerini içeren biyolojik ürünler.

Probosis
Pro-önde+Boskein-beslenmek Bir hayvanda genellikle beslenmede kullanılan burun ya da baş kısmındaki hortuma benzer yapı.""
Submitted by: ""

Profaz
Pro-önce+ Phasis-görünüş Mitozun ilk evresi. Bu evrede kromatin iplikleri kısalır, kromozomlar belirgin hale gelir ve iğ oluşur. Kromozomları n yoğunlaşarak,dağınık iplik şeklindeki maddeden kompakt cisimcikler şekline dönüştüğü çekirdek bölünmesinin ilk evresi.
Submitted by:

Progesteron
Pro-önce+Gestus-taşımak Plasentada ve ovaryumun Corpus luteumun'da üretilen hormon. Estrodiol ile kızgınlığı ve ay halini düzenler ve embriyonun döl yatağında tutunmasını sağlar.
Submitted by:

Proglotis
Pro-önce+Glottis-dil Bir şeritin vücut parçaları.
Submitted by:

Prokaryot
Zarla çevrilmiş özel organelleri ve gerçek çekirdeği olmayan hücreler. Bakteriler ve mavi-yeşil algleri içine alan monera alemindeki canlılar.
Submitted by:

Prokaryot hücre
Zarla çevrilmiş özel organelleri ve gerçek çekirdeği olmayan hücreler. Bakteriler ve mavi-yeşil algleri içine alan Monera alemindeki canlılar.
Submitted by:

Prokaryotlar
Pro-önce+Karyon-çekirdek Çekirdek zarları, plastidleri ve golgi aygıtı olmayan organizmalar. Bakteri ve mavi-yeşil algler.
Submitted by:

proksimal tüp
Nefronun ilk kıvrımlı kısmı.

Prolaktin
Ön hipofizdens alınan bir hormon
Submitted by: bu hormonun işlevlerinden birisi

Proprioseptör
Proprius-birinin kendi malı Vücudun durumu, hareketleri kas gerilimi hakkında beyne bilgi veren iç duyu hücreleri.
Submitted by:

Prosimi
Pro-önce+Simia-kuyruksuz maymun Yaşayan ilkel bir primat ya da primatların ilk atası.
Submitted by:

Prostat
Prostates-önde duran biri Memeli erkeğinin büyük yardımcı eşey bezi. Bu bez deferensle birleştiği kısımda üretrayı sarar ve büyük ölçüde seminal sıvı salgılar.
Submitted by:

Prostat bezi
İnsanlarda erkek bireylerde, üretranın vas deferens ile birleştiği yerin etrafını sarar ve meni için asit nötralize edici sıvı sağlar.
Submitted by:

Prostetik Grup
Prostithenai-eklemek Bir enzime sıkıca bağlanan bir kofaktör.
Submitted by:

proteaz
Proteinlerin peptit bağlarını kopararak yıkılmasından sorumlu olan enzim, proteinaz.

Protein
Belli bir sırada dizilmiş bir veya birkaç amino asit zincirinin peptid bağlarıyla birleşmesinden oluşan
Submitted by: yapısında karbon

protein sentezi
Amino asitlerden protein moleküllerinin üretilmesi olayı. Ribozomda gerçekleşir
Submitted by:

Proteinler
Protos-ilk Karbon, hidrojen, oksijen, azot ve genellikle kükürt ve fosfor içeren makromoleküller. Peptid bağlarıyla bağlanmış amino asit zincirlerinden oluşur. Bütün hücrelerde ana bileşiklerden birisidir.
Submitted by:

Proteoliz
Proteinlerin amino asitlerine kadar parçalanması işlemi.
Submitted by:

Proteus Davranışı
Proteus-umulmadık şekilde yakalandığ Predatörler tarafından kovalandığı zaman avın düzensiz, beklenmedik değişik hareketleri. 
Submitted by:

protist
Bitki, hayvan ya da mantar olmayan ökaryot canlılar.

Protista
Protista-en önceki+Protos-ilk Protozoa
Submitted by: flagellata

Protokooperasyon
Protos-ilk+Cooperatio-çalışmak Birlikte bulundukları zaman birbirlerinden yararlanan iki populasyon arasındaki ilişkiler. Ancak birinin yokluğunda diğeri yaşamını sürdürebilir.
Submitted by:

Proton
Protos-ilk Bütün atom çekirdeklerinde bulunan pozitif elektrik yükü ve bir nötronunkine eşit kütlesi olan temel partikül.
Submitted by:

Protonefridyum
Protos-ilk+Nephridios-böbrekler İlkel omurgasızların ve bazı ileri hayvanların larvalarındaki alev hücresinden oluşan boşaltım organı.
Submitted by:

Protonema
Protos-ilk+Nematos-iplik Kara yosunlarında, üzerindeki dik bir gövdenin geliştiği ve bu gövdeye tek sıralı hücreden oluş an sarmal yaprak halkasının bağlandığı ipliksi yeşil yapı.
Submitted by:

Protoplazma
Hücrenin çekirdeği ile sitoplazmasına verilen ad.
Submitted by:

Protozoa
Protos-ilk+Zoon-hayvan Amoeba, ciliata, flagellata ve sporozoa'yı kapsayan tek hücreli hayvanların filumu.
Submitted by:

Protozoon
Hayvanlara benzer özellikler gösteren protistler.
Submitted by:

protrombin
Kanın pıhtılaşmasında görevli bir glikoprotein.

Pseudopod
Pseudes-yalancı+Podus-ayak Bir amip ya da amipsi hücrenin geçici sitoplazmik çıkıntısı. Bu çıkıntı hareket ve beslenmede kullanılı r. Bazı tek hücrelilerin hareket etmek veya besin almak amacıyla sitoplazmasının dışarıya doğru oluşturduğu uzantılardır.""
Submitted by: ""

Pseudosölom
Pseudes-yalancı+Koilia-boşluk Mezoderm ve endoderm arasındaki vücut boşluğu. Kalıcı bir blastösol.
Submitted by:

Psilopsida
Psilos-çıplak Tracheaphyta'nın bir alt filumu, en ilkel vasküler bitkilerdir. Bunlar köksüzdü veya yapraksız ya da pula benzer küçü k yaprakları vardır. Günümüzde yaşayan yalnız üç türü bilinmektedir.
Submitted by:

Pteropsida
Ptero-kanat Eğrelti otları, kozalaklı bitkiler ve çiçekli bitkileri kapsayan Tracheophyta'nın bir alt filumu. Bitki dünyasındaki en geniş grup.
Submitted by:

Pulvinus
Pulvinus-yastık Yaprak sapının gövdeye birleştiği yerde bulunan yastığa benzer şişkinlik.
Submitted by:

Punnett karesi
Her bir ebeveynden gelen gametleri bir karenin kenarına yazarak, genetik çaprazlama sonuçlarını tahmin etme yöntemi.
Submitted by:

Pupa
Pupa-oyuncak bebek Bir böcek gelişmesinde larva ve ergin dönemleri arasındaki bir evre. Beslenmeyen ve hareket edemeyen bir hayat formu.
Submitted by:

Puplaşma
Bazı böceklerin larva evrelerinin sonunda beslenmesiz ve hareketsiz belli bir zaman devresine girerek ergin organizmaları meydana getirmesi olayı.
Submitted by:

Pürin
Nükleikasitlerdekiazotlubazlarınikitipindenbirisi.Pürinlerin her biri –adenin ve guaninözgül pirimidinlerle eşleşir.
Submitted by:

Pürinler Pure ürinin karışımı
Birbirine bağlanmış iki halkada karbon ve azot atomları içeren organik bazlar. Nükleik asitlerin ATP, NAD ve diğer biyolojik aktiviteli maddelerin bileş enleri.
Submitted by:

Pütrifaksiyon
Pucrefactio-çürüme Amino asit ve proteinlerin enzimatik yoldan anaerobik bozulumu. 
Submitted by:

Radikula
Radiculus-kök Tohumlu bitkilere ait hipokotilin kök kısmı.
Submitted by:

Radula
Radula-kazıma aleti Kiton, salyangoz, mürekkep balığı bazı Mollusk'ların sindirim sistemindeki törpüye benzer bir yapı.
Submitted by:

radyal (ışınsal)
Farklı dokular bitki organlarında kesin bir biçimde organize olurlar. Gövde ve köklerdeki dokuların dıştan merkeze doğru uzanan ışınsal biçimde düzenlenmesi.
Submitted by:

radyal simetri
Merkezden geçen düzlemlerin vücudu eşit parça böldüğü simetri tipi, ışınsal simetri.
Submitted by:

radyasyon
Elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji yayımı ya da aktarımı.
Submitted by:

Radyobiyoloji
Radyasyonun canlılar üzerine nasıl etki ettiğini inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

Radyoekoloji
Radyasyon ve ekolojik sistem arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

ranvier boğumu
Miyelin kılıfının akson boyunca kesintiye uğradığı boğumlar.

Rassenkreis
A .Rassenkreis-ırk çemberi. Bir populasyonun coğrafik alt türlerinin geniş bir alana yayılmış grupları. Her alt tür kendisine komşu olandan bazı bakımlardan farklıdır fakat birbirleriyle çiftleşirler. Ancak serinin iki ucundaki gruplar tamamen farklı olabilir ve belirgin şekilde birbirleriyle döllenmeleri azalmıştır.""
Submitted by: ""

Reabsorbsiyon
Böbreğin kıvrılmış tüplerinin hücreleri tarafından glomerulus süzücülerinden bazı maddelerin seçilerek emilmesi ve bu salgı ların kana verilmesi için kullanılan terim.
Submitted by:

Reçine
Çam, elma, erik gibi bazı odunlu bitkilerin salgıladıkları katı yada yarı akışkan, yarı saydam, suda çözünmeyen salgı maddeleri.
Submitted by:

Redüksiyon İndirgenme
Bir molekül ya da atoma elektronların eklenmesi, oksidasyonun tersi.
Submitted by:

Redya
FrancescoREDİ, 19. yüzyıl İtalyan doğa bilimcisi. Trematoda'ların hayat devresindeki ikinci evre. Salyangozda redyalar eşeysiz olarak serkaryaları oluşturur.
Submitted by:

Reflaktör periyodu
Bir sinir ya da kas lifinin bir impulsa tepkisinden sonra, yeni bir tepki gösterişe dek geçen zaman süresi.
Submitted by:

Refleks
Reflexus-geri bükülmüş Verilen bir uyartıya karşı doğuşsal, otomatik ve istemsiz bir tepki şekli olup işe karışan sinirlerin anatomik ilişkileriyle saptanır. Bir uyartıya verilen ani cevap.Alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap.
Submitted by:

Refleks Yayı
Bir refleks için sinir impulslarını ileten duyarlı, bağlayıcı ve motor sinirler dizisi. Duyu, ara ve motor nörondan oluşan en basit mekanizma.
Submitted by:

reflü
Asitli mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşan rahatsızlık.

Regenerasyon Rejenerasyon
Bir organizmanın kopan ya da yaralanan doku parçasının yeniden büyümesi. Canlılarda görülen
Submitted by: yaraların ve yıpranmış organların yenilenmesi olayı.""

Regülatör Genler
Repressör proteinlerin sentezi için şifre veren özel genler.
Submitted by:

Rekapitulasyon
Embriyonun, gelişim seyri içinde evrimsel atalarının embriyonik gelişim evrelerini kısaca tekrar etmesi.
Submitted by:

Rekombinant DNA
Farklı biyolojik kaynaklardan elde edilen DNA moleküllerinin birlenmesinden oluşan yapı.
Submitted by:

rekombinant DNA teknolojisi
Rekombinant DNA moleküllerinin yapılması, çalıüılması ve kullanılmasına ilişkin tekniklerin tümü.
Submitted by:

rekombinant protein
Klonlanan bir genin ifadesi sonucunda bir rekombinant hücrede sentezlenen bir polipeptit.
Submitted by:

Rekombinasyon
Mevcut genlerin yeni genotipleri oluşturacak şekilde bir araya gelmesi. Doğal ya da DNA manipülasyonunun bir sonucu olarak, iki farklı molekül arası nda DNA dizilerinin karşılıklı değişimi.
Submitted by:

Rekon
Genetik rekombinasyonun en küçük birimi. Genetik maddenin bir boyut la uzantısındaki en küçük ve kendi arasındaki yer değiştirebilen fakat rekombinasyonla bölünemeyen elemanı.
Submitted by:

Rektum
Kalın bağırsağı anüse bağlayan düz bağırsak.

Renal
Renalis-böbrek Böbreğe ilişkin.""
Submitted by: ""

Renal Kürecik
Renalis-böbrek Korpüskül. Bir böbrek tübülünü çevreleyen Bowman kapsülü ve bir glomerulustan oluşan yapı. Süzme ve sidik oluşmasının ilk evresi burada olur.
Submitted by:

Renatürasyon
Doğal nitelikleri bozunmuş proteinlerin bozunmaya neden olan koşullar uzaklaştırıldığında yeniden doğal yapı ve işlevlerine dönmesi.
Submitted by:

Renin
Mide mukozası tarafından salgılanan enzim. Bu enzim sütün proteini olan kazeini, çözülebilir bir durumdan çözülemez bir madde şekline sokar. Böylece süt kesilmiş olur.
Submitted by:

Replikasyon
DNA’nın kendini kopyalaması olayı.
Submitted by:

Replikon
DNA molekülünde bir kopyalama kökeni kapsayan ve peş peşe kopyalanan nükleotit dizilerinden oluşan uzunluk.
Submitted by:

Repressör
Spesifik bir genin protein sentezini yapmasını bastıran regülatör bir genin oluşturduğu protein maddesi.
Submitted by:

Reseptör
çeşitli uyarıları alabilen ve duyu organlarının yapısında bulunan özelleşmiş hücre, hücre grupları veya sinir uçları. Almaç. Hücre içinde ya da üzerinde hormon, ilaç, virüs vb. nin özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein,glikoprotein ya da oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı.
Submitted by:

reseptör hücre"
. Çeşitli uyarıları alabilen ve duyu organlarının yapısında bulunan özelleşmiş hücre
Submitted by: hücre grupları veya sinir uçları. 2. Almaç."

reseptör organ
Çeşitli uyarıları alabilen duyu organı.

Resesif gen
Etkisini fenotipte gösteremeyen ve çekinik olan gen.""
Submitted by: ""

Restriksiyon enzimi
DNA'yı parçalamaya, kesmeye yarayan enzimler.
Submitted by:

Retikulum
Rete-ağ Hücre içinde ya da hücreler arasında matriksteki fibril ya da lif ağı.
Submitted by:

Retina
Rete-ağ Saydam sıvıyı çevreleyen ve arka tarafta optik sinirle devam eden göz yuvarlağının en içteki üçüncü tabakası. Işığ a duyarlı reseptör hücreleri, çomakları ve konileri kapsar. Gözün ağ tabakası.
Submitted by:

Rezonans Sistemi
Yapısındaki atomları hareket ettirmeksizin dıştaki elektronları çeşitli yollarla düzenleyebilen atomların birbirine bağlı olduğu bir sistem.
Submitted by:

Rhodophyta
Rhodon-gül+Phykos-alg Kırmızı algler filumu. Hemen hemen tümüyle okyanuslarda bulunurlar.
Submitted by:

ribonükleik asit
Hücrelerde protein sentezinde rol oynayan bir nükleik asit tipi.
Submitted by:

Ribonükleik Asit RNA
Riboz şekerini içeren nuleik asit. Hem nukleus hem de sitoplazmada bulunur ve protein sentezlenmesinde önemli bir moleküldür.
Submitted by:

riboz şeker
RNA’nın yapısında bulunan beş karbonlu şeker tipi.
Submitted by:

Ribozim
Ortamda herhangi bir protein bulunmadığı zaman enzim özelliği gösteren saf RNA.
Submitted by:

Ribozom
Hücrede protein sentezinin yapıldığı yerlerdir. Özel RNA’larla (ribozomal RNA) proteinler içerir.
Submitted by:

ribozomal RNA
Proteinlerle birlikte ribozomun yapısını oluşturan RNA çeşidi.
Submitted by:

Ribozomlar
Protein ve ribonükleik asitten oluşmuş ve sitoplazmada serbest olarak ya da hücrenin endoplazmik retikulum zarına bağlanmış olan küçük granü ller. Protein sentez yeri.
Submitted by:

Rikettsia
Howard T. RİCKETTS, 20. yüzyıl amerikan pataloğu Büyüklük ve karmaşıklık yönünden virüs ve bakteri arasında geçit oluşturan ve hastalık yapan bir organizma tipi. Kene ve böceklerin hücrelerinde parazittir. Hastalık, böcek ve kenenin ısırmasıyla insana geçer.
Submitted by:

Rizoidler
Rhiza-kök+Eides-şekli Karayosunları, eğrelti otları, bazı mantar ve likenlerin gövde dibinden çıkan ve kök ödevi gören, renksiz, tü ysü emici uzantılar.
Submitted by:

Rizom
Rhizoma-köksü gövde Buğdaygiller ve eğreltilerde bulunan ve toprak üstü yapraklarını oluşturan bir toprak altı gövde başkalaşı mı.
Submitted by:

RNA polimeraz
DNA dan RNA sentezini gerçekleştiren enzim.
Submitted by:

Rodopsin
Rhodos-gül+Opsis-görme A Vitaminin bir türevi ile bir protein olan opsinden yapılmış gözün retinasındaki bir maddedir. görme erguvanı Beyne bir impuls göndermek üzere reseptör hücreyi uyaran ışık tarafından bir kimyasal reaksiyon başlatılır ve görme gerçekleştirilir. Göz organında bulunan ve fotonun ilk olarak çarptığı bir çeşit protein.
Submitted by:

romatoit artrit
Eklemlerin iltihaplanmasıyla oluşan rahatsızlık.

S fazı
Hücre döngüsünde
Submitted by: DNA’nın replikasyonun gerçekleştiği interfaz evresi.""

saflaştırma
Bir maddeyi saf (katkısız) hale getirme işi.
Submitted by:

safra kesesi
Karaciğer tarafından üretilen safranın toplandığı ve gerektiğinde ince bağırsağa gönderen kese.

safra pigmenti
Safraya renk veren biluribin gibi maddeler." "

safra sıvısı
Karaciğer tarafından üretilen ve yağların fiziksel sindiriminde görevli sıvı." "

Safra tuzları
Safra kesesinden ince bağırsağa salgılanan ve yağların misellere küçük partiküller dönüşümünü sağlayan biyokimyasal maddeler.""
Submitted by: ""

Sakkaroz
Bütün meyve ve sebzelerde özellikle şeker pancarı ve şeker kamışında bulunan, saf hâlde renksiz, kristal şeklinde, suda çözünen, hidroliz olduğ unda fruktoz ve glikoz oluşturan, besin endüstrisinde tatlandırıcı olarak kullanılan ve metabolizma için önemli bir enerji kaynağı olan bir disakkarit.
Submitted by:

Sakkulus
Sacculus-torbacık İç kulakta bulunan duyarlı tüy hücreleriyle kaplı ve kalsiyum karbo nattan oluşan taşlar içeren torbacık. Statik denge duyusu reseptörleri burada bulunur.
Submitted by:

samara
Kanatlı, açılmayan kuru meyve.
Submitted by:

santrifüj
Farklı yoğunluktaki sıvı ya da katı parçacıkların yoğunIuklarına göre farklı hızlarda döndürülme ile birbirinden ayrılmasının sağlanması.

saprofit
Ölü organizmaları veya organik atıkları inorganik maddelere ayrıştırarak beslenen canlı
Submitted by: çürükçül

Saprofit Beslenme
Sapros-çürük+Phyton-bitki+ N Bir heterotrof beslenme tipi. Bu yolla beslenen organizmalar gerekli besin maddelerini hücre dışı sindirimden sonra hücre zarları aracılığıyla sağlar.
Submitted by:

Sarkolemma
Kas telini saran zar.
Submitted by:

schwann hücresi
Bazı nöronların aksonlarını çevreleyen ve miyelin kılıfı oluşturan hücreler.

Seboidler
Yeni dünyanın sarılır kuyruklu maymunları.""
Submitted by: ""

Sedimentasyon
Çökelme.
Submitted by:

Segmentasyon
Segmentum-kesik parça Bir vücut ya da yapının az çok benzer parçalara bölünmesi. Bir vücut yada yapı nın benzer parçalara bölünmesi, zigotun geçirdiği bölünme evreleri.
Submitted by:

sekonder
İkincil, ikinci derecede önemli olan.

sekonder duvar
Bitkilerde hücre duvarının üçüncü tabakası.""
Submitted by: ""

Sekonder Tepki
İlk enjeksiyondan günler, haftalar, hatta aylar sonra yapılan ikinci bir antijen enjeksiyonuyla başlatılan hızlı antikor üretimi.
Submitted by:

Sekresyon
Secretio-salgılama Bazı hücreler tarafından üretilip salgılanan ve vücudun başka bir yerinde bazı metabolik olaylarında kullanılan madde.
Submitted by:

Sekretin
İnce bağırsaktan salgılanan ve pankreastan bikarbonat iyonlarını içeren pankreas özsuyunu salgılatan hormon.

Sekum
İleum
Submitted by: kolon ve apendisin açıldığı kapalı kese.""

Seleksiyon
Seçilim, ayıklama.
Submitted by:

Selüloz
Çok sayıda glikozun birleşmesi ile oluşan bitki hücrelerinin temel yapı taşı olan polisakkarit.. Üç bin ya da daha fazla glikozun birleşmesi ile oluşan bitki hücrelerinin temel yapı taşı olan polisakkarit.
Submitted by:

Seminifer tubülleri
Testislerde, içerisinde sperm üretiminin gerçekleştirildiği tubüller
Submitted by:

sendrom
Özel bir bozukluğu belirleyen, bir arada görülen, teşhisi kolaylaştıran bulgu ve belirtilerin tümü.
Submitted by:

sentez
Moleküllerin birleştirilerek yeni bir molekülün üretilmesi.

Sentriyol sentriol
Centrum-merkez Hayvan hücresinde sitoplazma çekirdeğe yakın yerde bulunan koyu boyanan ve mitoz ile mayoz bölünme sırasında iğ ipliklerini oluşturan organel. Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden
Submitted by: iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organellerdir.""

Sentromer
Kentro-merkez+Meros-kısım Kromozom üzerinde iğ ipliğinin tutunduğu nokta. kromozomlarda kardeş kromotidleri bir arada tutan kısım.
Submitted by:

Sentrozom
Sadece insan ve hayvan hücrelerinde bulunur. Birbirine dik 2 sentriyolden oluşur. Hücre bölünmesinde görevlidir. Hücrenin normalden daha hı zlı bölünmesini sağlamaktadır.
Submitted by:

Sepaller
Skepe-örtmek Çanak yapraklar. Çiçek örtü yapraklarının dış halkasını oluşturan ve genellikle normal yaprakları andıran yeşil yapraklar.
Submitted by:

Ser
Bir süksesyonun belirli bir alanda, birbirinin yerini alan kommüniteleri. Geçici kommüniteler, seral evreler adını alır. Serler, yeryüzünü n o kesimindeki iklime özgü bir klimaks kommünitesiyle sonlanır.
Submitted by:

Serebellum
Cerebrum-beyin Omurgalı beyninin kas koordinasyonunu denetleyen kısmı.
Submitted by:

Serebral
Beyin organıyla ilgili yapı.Beyine bağlı.
Submitted by:

Serebrum
Cerebrum-beyin Omurgalılarda kafa tasının üst kısmını işgal eden beynin ana kısmı. İnsanda iki beyin yarım kü resi Corpus callosum'la birleşerek merkezi sinir sisteminin en kısmını oluşturur. 
Submitted by:

Serkarya
Kerkos-kuyruk Balıklarda kist yapan Trematod parazitlerin serbest yüzen son larva evresi.
Submitted by:

Serkopitekoid
Eski dünya maymunu. Kuyruğu var fakat bir ekstremite olarak kullanmaz.
Submitted by:

serolojik test
Belirli bir mikroorganizmaya karşı üretilmiş antikorların varlığını saptayan bir kan testi.
Submitted by:

serotonin
Bağ dokuya ait mast hücreleri ve kan pulcukları tarafından üretilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kasları uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan nörotransmitter.

Serum
2. Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm. 2. Mikroplu bir hastalığa veyazehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde.""
Submitted by: ""

serum"
. Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm. 2. Mikroplu bir hastalığa veyazehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde."
Submitted by:

Serviks
Rahmin vajina içerisine açıldığı açıklık.
Submitted by:

Sesil
Bir organizmanın sap, gövde ve pedisel gibi yapıları olmaksızın doğrudan bir yere oturması örneğin deniz tabanına oturması.
Submitted by:

Sessiz mutasyon
Meydana geldiği gen üzerinde, daha sonra bu gen tarafından üretilecek proteinin fonksiyonunu değiştirmeyen mutasyonlardır etkisiz mutasyon.
Submitted by:

Sfinkter
Sphinkter-sıkıca bağlamak Kısalarak bir açıklığı kapatan dairesel dizilmiş kas lifleri grubu. Midenin sonunda bulunan pylor sfinkter gibi.
Submitted by:

Sikaslar
Tropik ve subtropik bölgelerde yaşayan odunlu, tohumlu bitki ordolarından biridir. Ya kısa yumru biçiminde toprak altı ya da dik silindirik toprak üstü gövdeye sahip bitkilerdir.
Submitted by:

Siklozis
Kyklosis-çevreleyen, muhafaza Tipik olarak bitkilerin yaprak hücrelerinde görülen sitoplazmanın dairesel hareketi.
Submitted by:

Sil
Bazı tek hücrelilerde hareketi sağlayan, yine bazı organizmaların akciğer borularında senkronize hareket ederek toz vb. partikülleri akciğerden uzaklaş tıran kamçı benzeri yapı.
Submitted by:

şilomikron
Yağların emilimi sırasında ince bağırsak epitel hücreleri tarafından oluşturulan lipoproteinler." "

Simbiyozis
Symbiosis-birlikte yaşama İki değişik organizmanın birlikte yaşaması. ortak yaşam Bu tip yaşam mutualizm, kommensalizm, parazitizm ya da amensalizm biçimlerinde olabilir.
Submitted by:

Sinaps
Synapsis-birleşme, bağlanma Bir nöronun aksonu ile bir başkasının dendriti arasındaki bağlanma. Sinir hücrelerinin akson uç larının diğer sinir hücrelerine, epitel hücrelere, kas veya salgı bezi hücrelerine bağlanma bölgesi.
Submitted by:

Sinapsis
Sinapsis-birleşme, bağlanma Mayoz bölünmenin erken evresinde erkek ve dişiye ait homolog kromozomların yan yana gelerek temas etmesi.
Submitted by:

Sindirim
Vücuda alınan besin maddelerinin fiziksel ve kimyasal olaylar sonunda bağırsaktan dolaşım sistemine geçebilecek duruma getirilmesi olayı.
Submitted by:

Sinerjistik
Syn-birlikte+Ergon-çalışma Birlikte faaliyet gösterme. Bir başka güç ya da etmenin etkisini artırma.
Submitted by:

sinestezi
“Birleşik duyu” anlamına gelen Yunanca kökenli bir kelime
Submitted by:

Singami
Syn-birlikte+Gamos-evlenme Eşeyli üreme. Döllenme olayında gametlerin birleşmesi.
Submitted by:

sinirsel iletim
Sinir hücrelerinin uyartı iletmesi.

Sinoatrial Düğüm
Sino-oyuk
Submitted by: boşluk+Atrium-hol+Nodus-düğüm Üst Vena cava'nın sağ atriuma boşaldığı noktada yer alan küçük bir düğüm dokusu kütlesi. Yürek atışlarını başlatır ve kaslımla hızını düzenler.""

sinoviyal zar
Eklem kapsülünün iç kısmını örten ve eklem sıvısı salgılayan zar.

Sinsitiyum
Syn-birlikte+Kytos-içi boş kanal Hücrelerin kaynaşmasıyla oluşan çok çekirdekli bir sitoplazma kütlesi. Çizgili kas hücresinin oluş umu""
Submitted by: ""

Sinüs
Organların yada dokuların arasındaki boşluk yada her hangi bir açıklık.
Submitted by:

Sirkadiyen Ritim
Circa-etrafında+Dies-gün Saat aralıkla ortaya çıkan ritmik olaylar.
Submitted by:

Sistem
Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik.
Submitted by:

Sistematik
Canlıları benzerliklerine ve farklılıklarına göre gruplandırma, sınıflandırma.
Submitted by:

Sistol
Systole-birlikte çekme Yüreğin kasılması. Kanın Aorta ve Arteria pulmonaris içine itilmesi sırasında birinci ve ikinci yürek atışları arasındaki evre.
Submitted by:

Sistron
Biyokimyasal işlevde genetik birim. Bir peptid zincirde aminoasit dizilişini tayin eden DNA'daki nükleotid çiftlerinin diziliş sırası.
Submitted by:

Sitokinez
Kytos-içi boş damar+Kinesis-hareket Mitoz ya da mayoz sırasında sitoplazmanın bölünmesi.
Submitted by:

Sitokromlar
Kytos-içi boş damar+Chroma-renk Elektron taşıyıcı sistemin demir içeren hem proteinleri, biyolojik oksidasyonda arka arkaya okside ve redükte olurlar.
Submitted by:

Sitoloji
Hücrenin yapısını inceleyen bilim dalı.
Submitted by:

Sitoplazma
Ökaryotlarda hücrenin çekirdek zarıyla hücre zarı arasında kalan, prokaryotlarda ise hücre içini dolduran, organeller ve organellerin içinde yer aldığı koyu kıvamlı sıvıdan oluşan hücre bölümü.
Submitted by:

sitozin
DNA ve RNA’ nın yapısında bulunan azotlu organik baz tipi.
Submitted by:

Şizosöl
Schizein-bölmek+Koilia-boşluk Embriyonik mezodermin iki tabakaya ayrılmasıyla oluşan bir vücut boşluğu.""
Submitted by: ""

Sıcakkanlı canlılar
Vücut sıcaklığı ortam sıcaklığına göre değişmeyen ve hep aynı kalan canlılar.Sabit sıcaklıklı canlılar
Submitted by:

Sınıf
Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve takımların bir araya gelmesiyle oluşan bir taksonomik grup.
Submitted by:

Sınıfandırma
Canlıları benzerliklerine ve farklılıklarına göre gruplandırma, sistematik.
Submitted by:

Sklerankima
Skleros-sert+Enchyma-karıştırma Çeperlerine lignin maddesi yığılmasıyla kalınlaşan hücrelerden oluşan bitkisel destek dokusu.
Submitted by:

Snaps
iki nöronun veya nöronla başka bir hücrenin bağlandığı yer. Bakınız: Sinaps
Submitted by:

Soğukkanlı canlılar
Vücut sıcaklığı ortam sıcaklığına göre değişen balık, kurbağa, sürüngen hayvanlar.Değişken sı caklıklı hayvanlar Polikilotherm
Submitted by:

Sol
Sürekli fazın, sıvı, çözünen fazın . ile . mikron çapındaki katı parçacıklardan oluştuğu bir kolloid sistem.
Submitted by:

Sölenterler
Deniz anası, mercan ve sifonlular gibi vücutları radyal simetri gösteren ve dokuları bulunan çok hücreli omurgasız canlılardır.
Submitted by:

Sölom
Koilia-çukur, boşluk Üç embriyo tabakasına sahip olan hayvanlarda mezoderm ile sarılı olan vücut boşluğu. Hayvanlarda bir epitel sölom epiteli ile astarlanmış olan vücut boşluğuna verilen ad.
Submitted by:

Solungaç
Suda yaşayan hayvanlarda bulunan, çoğunlukla vücut yüzeyinden ya da sindirim kanalının bir kısmından uzamış ince duvarlı solunum organı.
Submitted by:

Solunum
Respirare-solumak Bitki ve hayvan hücrelerinin oksijen kullanıp, karbondioksit vermesi ve besin maddelerinin moleküllerindeki enerjinin ATP gibi biyolojik olarak kullanışlı formda depolandığı bir olay. Soluma işlevi ya da hareketi.
Submitted by:

solunum (Gaz alış verişi)
Bir organizmada oksijenin dokulara taşınması ve karbondioksitin atılması olan fiziksel ve kimyasal olaylar.

Solut
Solvere-çözmek Çözünen. Gerçek bir çözeltide çözülmüş madde. Bir çözelti çözen ve çözünenden oluşur.""
Submitted by: ""

Solvent
Solvere-çözmek Çözen. Gerçek bir çözeltide, içinde çözünen moleküllerin çözündüğü sıvı ortam.
Submitted by:

Somatik hücre
Üreme için özelleşmiş olan vücut hücrelerinin tümü.
Submitted by:

Somitler
Soma-vücut Embriyonun omurga ve sırt kaslarını meydana getiren ve nöral tüp boyunca sıralanan mezoderm kütlesi çiftleri.
Submitted by:

sonar
Balık sürülerinin akustik dalgalarla görüntülenmesinde kullanılan cihaz.
Submitted by:

sosyal davranış
Sosyal grupların daha iyi organize olmasını sağlayan iletişim, yurt savunması, hiyerarşi, çatışma ve baskınlık gibi davranışlar.

Soyağacı (pedigri)
Genetik bir özelliğin bir aile içerisinde aktarılma tarzı.""
Submitted by: ""

Sperm
Erkek üreme hücresi.
Submitted by:

Spermatid
Bir primer spermatositin ikinci mayozun ürünlerinden bir tanesi.
Submitted by:

Spermatogenez
Sperm üretimine yol açan gametogenez olayı.
Submitted by:

Spesiyes
Species-çeşit, tür Tür. Bitki ve hayvan sistematiğinde temel sınıflandırma birimi. Ortak bir atadan gelen, doğada yalnı z kendi aralarında çoğalan, yapısal ve işlevsel özellikleri benzeyen bireylerin oluşturduğu populasyon.
Submitted by:

Sphenopsida
Sphen-kama Bir Tracheophyta alt filumu. Basit iletim demetlerine, eklemli gövdelere ve indirgenmiş, pulsu yapraklara sahip atkuyruklarını ve birçok fosil bitkilerini iç erir.
Submitted by:

spikül
Bazı omurgasız hayvanlarda bulunan, silis ya da kalkerden oluşan, iskelet görevi yapan, iğne şeklindeki yapı.
Submitted by:

Spirillum
Spirillum
Submitted by:

Spor
Sporos-tohum Genellikle tek hücreli olan eşeysiz üreme elemanı. Bir protozoon ya da bir tohumsuz bitkide olduğu doğrudan ergin duruma geliş ebilen bir organizma . Eşeysiz üreyen türlerde, küçük ve dayanıklı olan üreme hücresi.
Submitted by:

Sporangium
Sporos-tohum+Angeion-kanal İçinde eşeysiz sporlar ya da spor benzeri yapıların üretildiği oluşuk.
Submitted by:

Sporofit
Sporos-tohum+Phyton-bitki Bitkilerin hayat devresinde döl değişiminin eşeysiz spor üreten diploit evresi.
Submitted by:

Sporozoa
Sporos-tohum+Zoon-hayvan Protozoa alt filumunun eşadı. Özel bir hareket yönteminden yoksun, parazit hayvanlardır. Bunlardan biri insanlarda parazit olup sıtmanı n etkenidir.
Submitted by:

Sporozoit
Sporluların sporlarından türeyen ve yetişkin hücreyi veren, çekirdekli küçük sitoplazma parçası.
Submitted by:

Stamen
Stamen-iplik, lif Bir çiçekte mikrospor polen üreten yapı. İnce bir sap ve bunun ucunda bir anterden oluşur. Anterler içinde mikrosporlar üreten mikrosporangiumlar bulunur. çiçekte erkek organ.
Submitted by:

Stapes Üzengi kemiği
Orta kulak boşluğunun en iç kısmında bulunan üzengi ye benzer küçük kemik.
Submitted by:

starling hipotezi
Kılcal damarlardaki madde alış-verişini basınç farkı ve difüzyon kurallarına göre açıklayan hipotez.

Statosist
Statos-duran+Kytis-torba Bir ya da daha çok tanecik içeren hücresel kese. Bazı hayvanlarda yerçekimi yönünü ayarlar.""
Submitted by: ""

Steatopigia
Steatos-yağ+Pyge-kalça Kalça ve butta aşırı yağ birikimi.
Submitted by:

Stele
Stechelo-gövde Gövde, kökün merkez silindiri. Perisikl ve onun içinde yer alan ksilem, floem ve parankima dokularını kapsar.
Submitted by:

steril
Canlı mikroorganizmalardan ve virüslerden arındırılmış.
Submitted by:

Steroitler
Stereos-katı+Eides-benzer Birbirine bağlı dört halkadan oluşan ve karbon atomları içeren, karmaşık moleküller. Bu moleküllerden üçü 6'ş ar karbon atomu, dördüncüsü ise 5 karbon atomu taşır. Erkek ve dişi eşey hormonları ve adrenal kortikal hormonlar bu yapıdadır.
Submitted by:

Stigma
Spirare-solumak+ Stigma-işar Bir çiçeğin dişi organının en üst kısmı, tepecik. Islak, yapışkan bir madde salgı layarak üzerine konan polen tanelerini yakalar ve tutar. a Bir solunum açıklığı. Örneğin böceklerde bir trakenin yüzeyinde bulunan bir açıklık ya da kıkırdaklı balıklarda yutağa doğru su girmesini sağlayan değişikliğe uğramış bir solungaç açıklığı. Euglena'da göz noktası. Trake solunumu yapan böceklerde, trake açıklığı yada Öglenada ışığa duyarlı göz noktası. Çiçekteki dişi organın üstü.
Submitted by:

Stilus
Stilos-direk, sütun Boyuncuk. Bir dişi organın ovaryumla stigmasını birleştiren ince uzun kısım.
Submitted by:

Stimulus
Stimulus-uyarmak, dürtmek Uyartı. Bir reseptör ya da uyarılabilen bir dokuda işlevsel ya da trofik tepki oluşturan herhangi bir etki, etken ya da hareket.
Submitted by:

Stipe
Stipes-gövde, dal, direk Bazı kahverenkli alglerde vücudun gövdeye benzeyen yapısı ya da kısa sapı.
Submitted by:

Stoma
Stoma-ağız Gözenek. Yaprak üzerinde bulunan küçük delik. Deliğin her iki yanında, açıklığın genişleyip daralmasını ayarlayan birer bekçi hücresi bulunur. Yaprağın alt ve üst yüzeyinde bulunan, gaz alış verişini sağlayan delik.
Submitted by:

Strobilus
Strobilos-yuvarlak top Bazı bitkilerde gövde ucunda bir grup sporofil tarafından oluşturulan kozalak.
Submitted by:

stroma
Kloroplastlarda granumların bulunduğu ara madde.
Submitted by:

Şube
Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında ortak özelliklere sahip sınıfların bir araya gelmesinden oluşan grup.
Submitted by:

Suberin
Suber-mantar meşesi Endodermis ve mantar hücrelerinin çeperlerinde biriken, su geçirmeyen ve suda erimeyen mumsu bir maddedir.
Submitted by:

Subgerminal Boşluk
Sub-altında+Germinal-germ Tavuk yumurtalarının bölünen hücreleri altında bulunan küçük boşluk. Bu boşluk kurbağ a yumurtalarının blastosölüyla homolog değildir.
Submitted by:

Substrat
Enzimin özgün olarak etkilediği bir bileşik veya reaksiyona giren madde.
Submitted by:

substrat düzeyinde fosforilasyon
Yıkım tepkimeleri sırasında bir ara maddeden ayrılan fosfat grubunun ADP’ye doğrudan transfer edilmesi suretiyle ATP oluşturulması.
Submitted by:

sukkulent bitki
Çok etli ve suyla dolu gövde ve yapraklardan oluşan bitki.

Süksesyon
Bir bölgede yaşayan çeşitli türlerin belirli bir zaman içinde birbirlerini izleyerek ortaya çıkmaları ekolojik süksesyon , ardılık.
Submitted by:

Süngerler
Vücutları içten dar ve uzun kanalcıklardan oluşan, dıştan bu kanalcıklara açılan deliklerle kaplı omurgasız canlılar.
Submitted by:

Sürdürülebilir kalkınma
Ekonomik büyüme ve refah seviyesini yükseltme çabalarını, çevreyi ve yeryüzündeki tüm insanların yaşam kalitesini koruyarak gerç ekleştirme yöntemi
Submitted by:

Sürdürülebilirlik
Daimi olma yeteneği. Biyolojik sistemlerin çeşitliliğinin ve üretkenliğinin devamlılığının sağlanması.
Submitted by:

surfaktan
Alveollerden salgılanan
Submitted by: alveollerin açık kalmasını sağlayan protein ve fosfolipit yapılı salgı." "

Sürüngenler
Vücutları pullarla ya da kemik plâklarla örtülü olan, soğukkanlı, suda ya da karada yaşayan, çoğunlukla yumurtlayan omurgalı hayvanlar.
Submitted by:

suş
Bir mikroorganizmanın benzer özellik gösteren çeşitleri.

Suşamdanları
Tatlı su göllerinde bulunan çok hücreli yeşil algler. Minyatür ağaç görünümünde bitkiler olup işlevsel ve morfolojik bakımdan kök
Submitted by: gövde

Süspansiyon
Asıltı. Bir akışkan içinde yüzen sıvı parçacıkların oluşturduğu sistem.
Submitted by:

Suspansör
Suspendere-asmak Döllenmeden sonra bitkilere ait zigotun bölünme ile oluşturduğu hücresel iplik. Bitki embriyosu bu ipliğin sonuncu hü cresinden oluşur.""
Submitted by: ""

süzüntü
Kan basıncının etkisiyle, glomerulustan Bowman kapsülüne geçen sıvı.

tabiatı koruma alanları
Bilimsel çalışmalar ve eğitim açısından önem taşıyan, nadir, tehlike altındaveya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemleri ve türleri iç eren alanlar.
Submitted by:

Takım
Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaları n meydana getirdiği taksonomik birlik. Ordo.
Submitted by:

Taksis
Taxis-bireyler arası düzenleme Göçüm hareketleri. Bir uyartıya tepki niteliğinde ve uyartının yönüne bağlı uyum hareketi. Hayvanlarda, bazı ilkel bitkilerde ve kara yosunları ya da eğreltilerin erkek eşey hücrelerinde görülür. Tek hücrelilerin yer değiştirme hareketi.
Submitted by:

Takson
Canlıların sınıflandırılmasında, âlemden alt türe kadar bir hiyerarşi içinde düzenlenmiş tüm birimlerin ortak adı.
Submitted by:

Taksonomi
Taxis-bireyler arası düzenleme+Nomos Sistematik. Organizmaları adlandırma, tanımlama ve sınıflandırma bilimi. Canlıların sınıflandırı lması ve bu sınıflandırmada kullanılan kural ve prensipler.
Submitted by:

Talamus
Thalamos-iç oda, bölme Diansefalonun yan duvarları. Beyne giden duyusal impulsların mesajını alan merkez. Aynı zamanda beyinle karmaşık yollarla ilişki kurar.
Submitted by:

Tallofitler
Thallos-yeşil sürgün+Phyton-bitki Embriyo ve iletim demetlerinden yoksun ilkel bitkiler.
Submitted by:

Tallus
Thallos-yeşil sürgün Kök, gövde ve yaprakları farklılaşmamış basit ilkel yapı.
Submitted by:

Tampon
Bir çözelti içinde hidrojen iyonu yoğunluğunun pH değişmesini azaltan madde.
Submitted by:

tansiyon
Kanın atardamar çeperine yaptığı basınç.

taşıyıcı RNA
Sitoplazmadaki serbest amino asitleri ribozoma taşıyan RNA çeşidi.""
Submitted by: ""

Taşlık
Gigare-kümes hayvanlarının pişmiş barsakl Sindirim kanalının mekanik sindirim için özelleşmiş bir kısmı.
Submitted by:

Tayga
Taiga Özellikle Kanada, Kuzey Avrupa ve Sibirya'da bulunan kuzey konifer ormanları biomu.
Submitted by:

tein
Çayda bulunan uyarıcı bir madde.

Tek çenekli bitki
Embriyolarında bir çenek yaprağı bulunduran bitki.""
Submitted by: ""

Teknoloji
İnsanoğlunun ihtiyaçlarına uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yetenektir.
Submitted by:

Tektorial Zar
Tektum-çatı+Membran-zar Kulağın kohleasında bulunan korti organının çatı zarı.
Submitted by:

Telofaz
Telos-son+Phasis-evre Mitoz bölünmenin dört evresinden sonuncusudur. Bu evrede iki yavru çekirdek belirir ve genellikle sitoplazma bölünür.
Submitted by:

Telomeraz
DNA replikasyonu sırasında kromozomlardan kaybedilen telomerik dizilerin eklenmesini katalizleyen bir enzim.
Submitted by:

Telomerler
Ökaryotik kromozomların uçlarındaki tekrarlanmış DNA sekansları.
Submitted by:

Templat
Templum-küçük tomurcuk Bir duplikatın oluşmasına yol gösteren kalıp ya da örnek.
Submitted by:

tendon
Kasların kemiklere bağlanmasını sağlayan bağ dokudan oluşmuş yapı.

tentakül
Bazı omurgasız hayvanlarda bulunan
Submitted by: dokunmaya ve tutmaya yarayan hareketli uzantı." "

Teori
Theoria-uygulamaya karşıt fikir yürü Kuram. Büyük ölçüde gözlem ve denemelerle desteklenen formülleşmiş hipotez.""
Submitted by: ""

Terapsitler
Permiyen devrinde yaşamış olan ve memelilerin ataları olarak kabul edilen bir grup memeli benzeri sürüngen.
Submitted by:

Terminatör gen
RNA polimerazın transkripsiyonu durdurmasına neden olan DNA dizisi.
Submitted by:

Termodinamiğin Birinci Yasası
Therme-ısı+Dynamis-güç Enerjinin ne yeniden yaratılacağı ne de yok olacağı, ancak bir formdan ötekine dönüşebilece ğineilişkin fizik yasası.
Submitted by:

Termofil
Yüksek sıcaklıklarda yaşayabilen mikroorganizmalara verilen genel ad termofil = ısıyı seven.
Submitted by:

termogenin
Mitokondri iç zarında bulunan ve ATP sentaza benzer bir şekilde protonların matrikse geri geçişini sağlayarak ısı açığa çıkmasına neden olan bir protein.

termoreseptör
Sıcaklığa duyarlı alıcı." "

Territorialite
Territorium-yeryüzü Bir hayvanın özellikle bir erkeğin bir kara parçasına sahiplenmesi ve bu alanı aynı türün aynı eş eydeki bireylerine karşı savunmasına ilişkin bir davranış örneği.""
Submitted by: ""

territoryum
Canlıların beslenmek, eşleşmek ve yavrularını büyütmek amacıyla kendilerince işaretledikleri yaşam alanları.

Test çaprazı
Başat fenotipe sahip bir birey ile homozigot çekinik bir birey arasında yapılan çaprazlama.""
Submitted by: ""

Testis
Spermatozoonları üreten erkek gonadı. İnsanda ve öteki bazı memeliler de testisler skrotal kese içinde bulunurlar. Er bezi
Submitted by:

Tetani
Tetanos-gerilmiş Diz ve dirsek eklemlerinin ani burkulması. Kas seğirmeleri, krampları ve sarsılmalarıyla beliren ve paratiroid salgısının azlığından ileri gelen bir çeşit hormonal tetanoz.
Submitted by:

Tetanoz
Tetanos-gerilmiş Bir kasın
Submitted by: ardı ardına hızlı sinir impulslarından ileri gelen maksimum düzeyde sürekli hareketsiz kasılma.""

Tetrad Tetrat
Tetra-dört Birinci mayotik profazın sonunda meydana gelen dört homolog kromozom grubu. Mayoz bölünme sırasında homolog kromozomların birbirlerine sarılarak oluşturdukları dört kromotitli yapı.
Submitted by:

Tetraploit
Tetra-dört+Ploos-kat Dört takım kromozoma sahip birey ya da hücre.
Submitted by:

Tetrapoda
Tetra-dört+Podos-ayak Dört ayaklı omurgalılar, amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler.
Submitted by:

Tigmotropizma
Thigma-dokunma+Trope-dönmek Bir organizmanın dokunma uyartısına tepki olarak durum değiştirme hareketi.
Submitted by:

tilakoit
Kloroplastların içinde bulunan ve üzerinde ışık enerjisinin kimyasal enerjiye dönüştürüldüğü yassı kesecikler.

tilakoit zar
Kloroplastların stromasında bulunan içsel zar sistemi. ""
Submitted by: ""

Timin
DNA yapısına katılan fakat RNA yapısına katılmayan bir primidin bazı.
Submitted by:

Timpanum
Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk.Aynı zamanda böceklerin işitme organı, timpanal organ.
Submitted by:

timus
T lenfositlerini üreten salgı bezi.

Tohum
Bitkilerde döllenmeden sonra tohum taslaklarının gelişmesiyle meydana gelen yapı.""
Submitted by: ""

tohum taslağı
Çiçeğin yumurtalığında embriyoyu meydana getirecek yapı.
Submitted by:

Toksin
Toxicum-zehir Bir organizma tarafından üretilen ve genellikle bir başkasının tüm vücudu yerine bir organ ya da organ sistemini etkileyen madde.
Submitted by:

tolerans
Herhangi bir olumsuz etmene karşı organizmanın gösterdiği dayanma gücü.
Submitted by:

Tolerans Yasası
yılında Shelford tarafından ortaya konmuştur. Bu yasaya göre, canlı varlıklar herhangi bir faktöre karşı, en iyi gelişebildikleri optimum değerlerin dışında bulunan maksimum ve minimum sınırlardaki değer*lere olan toleransları hoşgörüleri sayesinde hayatlarım devam ettirebilirler. Buna göre, bir canimin herhangi bir faktör karşısında varlığını devam ettirebildiği alt ve üst sınırlar arasında kalan değerlere ekolojik tolerans denir. Ekolojik toleransın alt ve üst sınırları arasında en iyi gelişim gösterebildiği değerlerin bütünü optimum alan adım alır. Bir canlının bir faktöre karşı tolerans sınırının alt ve üst değeri arasındaki fark fazla ise o faktör açısından geniş toleranslı canlı, az ise dar tole*ranslı canlı adını alır.
Submitted by:

tomurcuk
Bitkilerde büyümeyi sağlayan, çiçek ve yaprak gibi organları veren uç noktalar.

Tomurcuklanma
Ana gövdeden ayrılan bir parçanın başlı başına gelişerek tek başına yaşamak ya da bir koloninin üyesi haline gelmesi şeklindeki eşeysiz üreme.""
Submitted by: ""

Tonus
Tonos-gerilme, ton Kasın sürekli, kısmi kasılması.
Submitted by:

Topoğrafik
Bir yerin görünümüne, engebelerine ilişkin.
Submitted by:

Tornaria
Tornara-dönmek Serbest yüzen ve birçok bakımından ekinoderm larvalarını andıran hemikordat larvası.
Submitted by:

Totipotent
Tam bir birey meydana getirmek için gerekli olan tüm genetik bilgiye ve diğer kapasitelere sahip olma.
Submitted by:

Trake
Bitkilerin odun kısmındaki su taşıyan kılcal borular. Bölmesiz geniş odun boruları. Böceklerde solunum organı.
Submitted by:

trake solunumu
Böceklerde ya da diğer eklem bacaklılarda dokuya doğrudan oksijen sağlayanborucuklardan oluşmuş solunum sistemi.
Submitted by:

Trakeit
Bölmeli ve dar olan odun boruları. Böceklerdeki solunum organının kılcal boruları.
Submitted by:

Trakeitler
Tracheia-sert, kaba İleri bitkilerin ksilem dokuları içinde ilk kez gelişen kalın çeperli, sivri uçlu, uzun ksilem hücreleridir.
Submitted by:

Trakeofit
Trachea-trake+ Phyton-bitki Ksilem ve floem dokularına sahip bitki. vasküler bitki
Submitted by:

Transdüksiyon
Transducere-çapraz yönetim Bir genetik parçanın bir hücreden bir başkasına taşınması. Örneğin bir parçanın bir virüs tarafından bir bakteriden diğerine taşınması. Bir mikroorganizmadan bir diğerine virüs veya bakteriyofajlar aracılığıyla gen aktarılması olayı.
Submitted by:

Transdüsör
Transducere-çapraz yönetim Enerjiyi, bir formdaki bir sistemden, bir başka formdaki başka bir sisteme çeviren aygıt. Örneğin, ışıma enerjisini kimyasal enerjiye çeviren aygıt.
Submitted by:

Transform Etkenleri
Pnömokok ve öteki bazı bakterilerden elde edilen ve aynı bakterinin değişik bir suşuna verildiğinde sürekli kalıtsal değiş iklikler meydana getiren maddeler.
Submitted by:

Transformasyon
Bakterilerde genetik bilginin transfer iiçin bir mekanizma.Rekombinant DNA’nın bir konak hücreye sokulması.
Submitted by:

transgenik
Genetik mühendisliği metotlarıyla kendine ait olmayan genler nakledilmiş herhangi bir bitki ya da hayvan." "

Transgenik canlı
Rekombinant DNA teknolojisiyle yabancı bir genin yerleştirildiği canlı.""
Submitted by: ""

transgenik hayvan
Tüm hücrelerinde klonlanan bir gene sahip olan hayvan.
Submitted by:

Transkripsiyon
yazılma DNA ipliklerinin birinden genetik bilgilerin yeni sentezlenen mRNA'ya aktarımı.
Submitted by:

Translasyon
okuma mRNA'nın sentezlendikten sonra stoplazmadaki ribozoma bağlanıp amino asitleri tRNA'lar yardımıyla sıraya koyması.
Submitted by:

Translokasyon
Trans-arasında+Lokus-yer A. Floem içinde organik maddelerin taşınması. B. Bir kromozom parçasının homolog olmayan farklı bir kromozoma taşınması.
Submitted by:

Transpirasyon
Trans-arasında+Spiratio-soğuk vermek Terleme. Suyun, gövdeden yukarıya doğru çıkarak iletim basıncı yardımıyla bitki yapraklarından buharlaşması.
Submitted by:

Transversal Düzlem
Sırt-karın ve sol sağ eksenleri taşıyan bilateral simetrili bir hayvanda ön-arka eksenine dikenine kesit.
Submitted by:

Trigliserit
Hayvan, bitki ve deniz ürünlerinin özütlenmesinden elde edilen, yenilebilir yağların ve monogliseritlerin imalatında kullanılan, yağ asitleri ve gliserolden doğ al olarak meydana gelen bir ester. (Ester: Asit ve alkollerden suyun ayrılmasıyla oluşan bileşikler)
Submitted by:

Trikosist
Trichos-tüy+Kryptos-gizli Paramecium gibi kirpikli tek hücreli hayvanların sitoplazmasında bulunan hücresel bir organel. Avı yakalamada ve tutmada iş gören bir kol görevi yapar.
Submitted by:

triküspit
Kalbin sağ kulakçığı ile sağ karıncığı arasında bulunan üç parçalı kapakçık.

Trilobitler
Tres-üç+Lobos-lop Sırtta uzanan iki yarıkla vücutları üç loba ayrılan birinci zamanın denizsel Arthropoda'ları.""
Submitted by: ""

Triplet Durum
Bir foton absorbe ederek aktive olan bir elektronların yüksek yörüngeli bir enerjiye geçmesi ve benzer dönme hızına sahip bir elektronla eşleşmesi durumu.
Submitted by:

Triplet Kod Üçlü şifre
Bir peptid zincirinde bulunan amino asitlerin sırasını belirleyen ve DNA‘daki genetik bilgi birimleri olan kodonların şifre üç nükleotid sırası.
Submitted by:

Triploit
Triploos-üçlü+Eides-benzer Üç kromozom takımına sahip bir birey ya da hücre.
Submitted by:

tripsin
Peptonları daha küçük polipeptidlere dönüştüren sindirim enzimi.

Trizomik
Bir kromozom çiftinin iki üyesi yerine üç tanesini taşıma durumu. ""
Submitted by: ""

tRNA
Protein sentezi sırasında translasyon amino asitleri ribozoma taşıyan özel bir RNA çeşidi.
Submitted by:

Trofallaksis
Trephein-beslemek+Allaxis-alışveriş Bir böcek kolonisi bireyleri arasında besin ve salgı maddesi alış-verişi.
Submitted by:

Trofik düzey
Enerjilerini, bir biyolojik komünitedeki besin ağının aynı kısmından elde etmeleri nedeniyle birlikte gruplandırılmış olan organizma grubu.
Submitted by:

Trofoblast
Memeli gelişiminin 32-hücreli evresinde, plasentanın bir kısmını oluşturacak ve böylece gelişmekte olan embriyoyu besleyecek olan dış taki hücre grubu.
Submitted by:

Trokofor
Trochos-tekerlek+Phoros-taşıyan Poliket ve Arkiannelit'lerin gelişimlerini simgeleyen ve Mollüsk larvasını andıran bir larva formu.
Submitted by:

Trombin
Thrombos-topak, küme, pıhtı Protrombinden türevlenen ve fibrinojeni fibrine dönüştüren enzimdir. Kanın pıhtılaşmasında iş görür.
Submitted by:

Trombus
Thrombos-topak, küme, pıhtı Bir kan damarında ya da yürek odacıklarında bulunan ve oluştuğu yerde kalan kan pıhtısı.
Submitted by:

Tropizma
Trope-dönüş Yönelim hareketi. Yer değiştirmeyen bir organizmada bir dış uyartıya karşı meydana gelen bir büyüme tepkisi.
Submitted by:

Trup
Birkaç erkek, üç ya da daha çok sayıda dişi ve bunların yavrularından oluşan bazı primat kuyruksuz maymun türlerinin toplumsal birliğ i.
Submitted by:

Tuber
Tuber-şişkinlik, yumru, düğüm Yumru gövde. Patates gibi bazı bitkilerin besin depo eden şişkin yer altı gövdesi.
Submitted by:

Tubul
Hücre içerisinde veya doku içerisindeki tüpsü yapılara verilen genel ad.
Submitted by:

Tüketici
Üretici organizmaların ürettiği kaynakları tüketen organizmalar, heterotroflar.
Submitted by:

Tüketici Organizmalar
Bir ekosistemin başka bitki ve hayvanları yiyen hayvansal ve bitkisel öğeleri.
Submitted by:

tümör
Kontrolsüz hücre bölünmesi sonucu oluşan ve sürekli büyüme eğilimi gösteren kitleler.

Tümör villus
ince bağırsağın iç yüzeyindeki
Submitted by: sindirilmiş besinleri emip kana karıştıran parmaksı uzantılar.""

Tundra
Bir terim Güneyde tayga, kuzeyde kutup buzulları arasında kalan ağaçsız düzlük. Düşük sıcaklığı, kısa bir büyüme devresi ve yılın büyük bir kısmında donmuş topraklarıyla tipiktir.
Submitted by:

Tür
Ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer organlara sahip, doğal yaşam ortamlarında çiftleştiklerinde verimli döller verebilen bireylerin oluşturduğu topluluktur.
Submitted by:

turbalık
Sulak alanların etrafındaki bitkilerin su altında oksijensiz kalarak çok yavaş bir şekilde çürümesi sonucu meydana gelen doğal yaşam alanları.
Submitted by:

türbin
Bir akışkanın enerjisini işe çevirmek için kullanılan alet.

Turgor
Bir bitki hücresinin osmozla su alıp şişmesi ve hücre çeperinin gergin hale gelmesi.
Submitted by:

Turgor Basıncı
. Turgor-şişme+Pressure-sıkıştırma Bir bitki hücresinin osmosla su alarak şişmesi ve sitoplazmanın çepere basınç yapmasıyla belirlenen hücre içi basınç. Bu basınç hücre içine daha fazla su girmesini önler.
Submitted by:

Turnover Sayısı
Yenilenme sayısı. Bir enzim molekülü tarafından bir dakika da aktive edilen substrat molekülleri sayısı.
Submitted by:

tuz
Asitlerle bazların reaksiyona girmesi sonucu oluşan bileşikler.
Submitted by:

Ubikinon
Koenzim. Elektron taşıyıcı sistemin bir elemanı. Elektronları alıp veren
Submitted by: karbonlu bir halkadan oluşan bir baş ve karbon atomları zincirinden oluşan uzun bir kuyruğu vardır.""

Uç meristem
Bitkilerin kök ve gövdelerinin en uçlarında bulunan, sürekli bölünerek bitkinin büyümesini sağlayan doku.Meristem dokusu.
Submitted by:

ultrasantrifüj"
. Yüksek devirli santrifüj. 2. Bir solüsyon içindeki protein
Submitted by: nükleik asit gibi büyükmoleküllerin ayrılmasında kullanılan yüksek devirde dönme özelliğine sahip cihaz."

ultrason
İnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan yüksek frekanslı ses titreşimi.
Submitted by:

Umbilikus
Umbilicus-göbek Fötüsde göbek bağının bağlandığı yerin izi.
Submitted by:

Ungulatlar
Ungula-tırnak Dört ayaklı memeliler. Bu hayvanlarda parmaklar az çok kaynaşabilir ve uçları boynuzsu bir madde ya da tırnakla korunabilir. 
Submitted by:

Unguligrad
Ungula-tırnak+Gradus-adım, basamak Bazı hayvanların her ayağının bir ya da iki tırnağı ucundan destek alarak koşması hareketi.
Submitted by:

Unipolar
Tek kutuplu olma durumu.Bazı sinir hücreleri yalnız tek bir uzantıya sahip olabilir unipolar sinir hücresi.
Submitted by:

Urasil
RNA’nın nükelotitlerinde bulunan pirimidin bazı.
Submitted by:

Üre
Ouron-idrar Karbonik asit diamidi. NHCONH Protein metabolizmasının suda eriyen art ürünlerinden biri.
Submitted by:

Üreme
Canlıların belli bir olgunluğa eriştikten sonra kendine benzeyen yeni canlılar meydana getirmesi
Submitted by: çoğalması.""

Üreter
Ourein-idrar çıkarma İdrarı böbrekten sidik kesesine veren lifli kas tüpü.
Submitted by:

Üretici
Ototrof, kendi besinini yapan canlı.
Submitted by:

üretici canlı"
. Işık enerjisini veya kimyasal bağ enerjisini kullanarak inorganik maddelerden kendi besinini kendisi üreten canlı. 2. Ototrof."
Submitted by:

Üretra
Ourein-idrar çıkarma İdrarı idrar kesesinden vücut dışına çıkaran zarsı kanal. Çoğu memelide, idrarı idrar torbasından dışarıya taşınması nı sağlayan ve erkek bireylerde genital kanal olarak hizmet eden kanal.
Submitted by:

Uterus
Uterus-rahim, döl yatağı Rahim, döl yatağı. Dişinin üreme kanalında, içinde fetüsün geliştiği kaslı organ.
Submitted by:

Uterus döngüsü
Bayanlarda, endometriyumun gelecek olan bir blastosit için hazırlandığı aylık döngü.
Submitted by:

Utrikulus
Utricilus-kese Kulakta, vücudun dengesini sağlayan reseptörle riiçeren zarsı labirentin iki bölmesinden büyük olanı.
Submitted by:

Uyarı
Canlılarda belli bir tepkiye yol açan, fiziksel, kimyasal veya biyolojik etken.
Submitted by:

Uyarılara tepki
Canlılık özellikleri arasında yer alan, organizmanın bir etki (uyaran, uyarıcı) karşısında gösterdiği herhangi bir zihinsel ya da duygusal davranım.
Submitted by:

uyarılma
Hücrenin bir uyarana hemen cevap vermesi.
Submitted by:

Uyartı
Bir uyarının sinir hücresinde oluşturduğu kimyasal veya elektriksel değişmeler.
Submitted by:

Uyum
Herhangi bir canlının değişen çevre koşullarına kendini uyarlaması, adaptasyon, alışma, uyma.
Submitted by:

Vagina
Vagina-kama kını Vajen. Birçok hayvanda dişi üreme kanalının dışarıya açılan kısmı. Erkeğin çiftleşme organını kabul eder.
Submitted by:

Vagus
Beyinden çıkan 10.sinir. mide, bağırsak, kalp ve akciğerlerin otomatik çalışmalarını sağlar.
Submitted by:

Vaksin
Vaccinus-inek Aşı. Belirli bir hastalıktan, ticari amaçla elde edilen antijen. Vücudun antikor üretimini stimüle eden fakat hastalığın zararlı etkilerini yeterince yok edemeyen madde.
Submitted by:

Vakuol
Vacuus-boşluk+Ole-küçültücü son ek Sulu bir sıvı ile dolu olan ve sitoplazmanın öteki kısmından bir zarla ayrılan hücre içi küçük boşluk. Koful Ökaryot hücrelerin sitoplazması içerisinde sıvı, hava yada kısmen sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili yapıların her biri.
Submitted by:

Valans
Valentia-kuvvet, güç Hidrojen atomları ya da bunların eşdeğerlerinin sayısal ifadesi. Bir ya da daha çok sayıda atomlar arası bağ lar oluşurken kimyasal bir elementin negatifken kombine halde tutabildiği, ya da pozitifken bir reaksiyonla ayırdığı, kazanılan, kaybedilen ya da ortaklaşa kullanılan elektronların sayısı.
Submitted by:

Valin
Protein sentezine katılan amino asitlerden birisi.
Submitted by:

Vanadyum
insan ve hayvanlar için gerekli bir eser az miktarda bulunan elementidir.
Submitted by:

varis
Bacaklarda bulunan toplardamarların genişlemesi sonucunda oluşan hastalık.

Varyasyon
Bir türün bireylerindeki aynı karakterin farklı şekilleri
Submitted by: değişiklik

Vas deferens
Spermleri epididimisten üretraya nakleden kanal.
Submitted by:

Vaskular sistem
Ksilem ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez ürünlerinin taşınmasını sağlayan iletim sistemi.
Submitted by:

vasküler kambiyum
İletim demetleri arasında yer alan yanal meristemdir.

Vejetasyon
Bitkinin tohumdan gelişip tekrar tohum verecek hale gelene kadar geçen dönemi. Bir yerdeki ekolojik koşullara bağlı olarak oluşan bitki ö rtüsü.""
Submitted by: ""

vejetatif çoğalma
Yaprak, sap gibi bitki kısımlarının kültüründen bitki üretilmesi.
Submitted by:

vektör
Bir konak organizmada replike olabilen, rekombinant bir DNA molekülü yapmak için içine bir genin sokulduğu bir DNA molekülü.
Submitted by:

Ventral
Bir organizmanın karın kısmı, sırt kısmı dorsal.
Submitted by:

Ventrikulus
Venter-mide Bir organın boşluğu. Örneğin, beyinin çeşitli odacıklarından biri ya da yüreğin kanı atriumlardan alan odacıklardan her biri.
Submitted by:

Verilmiş bir ya da daha çok önermeden sonuç çıkarma edimi."

Verimlilik
Birim zamanda meydana getirilen yavru sayısı ile ölçülen, bir bireyin yada popülasyonun üreme kapasitesi. Fertilite.
Submitted by:

Vesikül
Vesicula-kesecik Herhangi bir küçük kese ya da boşluk.
Submitted by:

Vestigial
Vestigium-ayak izi, iz, işaret Yararsız, eksik ya da indirgenmiş. Atasal bir organizmada görev yaptığı halde sonradan körelen ve bir organizmada körelmiş olarak kalan homolog organ.
Submitted by:

Villus
Villus-tüy demeti Küçük, parmaksı çıkıntılar. Özellikle bağırsağın iç duvarındaki gibi serbest yüzeyler üzerinde bulunan ince çıkı ntılar.
Submitted by:

Viroid
Bitki hücrelerinde hastalık yapan, 400 ' e kadar ribonükleotitten oluşan, virüslerden daha basit yapılı organizma.
Submitted by:

Virüs
Virus-kaygan sıvı, zehir Nükleik asitten oluşan bir merkeze ve bunu etrafında bir protein kılıfına sahip küçük enfeksiyon etkenli nesne. Konukçu bir hücre içinde çoğalabilir ve mutasyona uğrayabilir. Bir protein kılıf ve nükleik asite sahip, tamamı hastalık yapıcı, elektron mikroskobunda görülebilen parazit.
Submitted by:

Vital Kapasite
Vita-hayat+Capaticas-almak Derin nefes alıp verirken alınıp verilen havanın toplam miktarı.
Submitted by:

Vitamin
Vita-hayat Bir organizmanın normal metabolik faaliyetleri için küçük miktarlar da gerek duyduğu organik madde. Hayvanlar bazı vitaminleri yeterli oranlarda sentezleyemediğ i için besin içinde hazır olarak almak zorunda dır. Canlıların sağlıklı yaşaması, büyümesi, üremesi ve normal metabolizmanın sürmesi için çok az miktarda gerekli olan, genellikle bitkiler tarafından sentezlenebilen, ancak hayvanlar ve insanlar tarafından sentezlenemediği için besinlerle dışarıdan alınan, koenzim bileşeni olarak işlev gören organik maddeler.
Submitted by:

Vitellus
Yumurta sarısı, yedek besin. Hayvan yumurtalarında protein ve yağ bakımından zengin olan depolanmış besin maddesi.
Submitted by:

Vitellus Kesesi
Bazı omurgalı embriyolarında sindirim sisteminin dışarıya doğru cep biçimindeki çıkıntısı. Yumurta sarısı etrafında gelişir ve onu sindirerek organizmanın yararlanacağı duruma getirir.
Submitted by:

Vitröz
Vitreus-camsı Camsı ya da saydam. Göz yuvarlağının arka kısmını dolduran açık, geçirgen jelimsi maddeden oluşan kı sma verilen ad.
Submitted by:

Vivipar
Vivus-canlı+Parere-doğurmak Anne vücudu içinde ve yumurtadan gelişen canlı yavruya sahip olma. Yavru, besinini ya yumurta sarısından ya da emnik bir uzantı olan plasenta yoluyla bağlandığı anneden sağlar.
Submitted by:

X Organı
Krustaselerde bulunan ve kabuk değiştirmeyi, metabolizmayı, üremeyi ve bileşik gözlerde pigment dağılımını düzenleyen ve vücudun pigmentasyonunu denetleyen organ.
Submitted by:

yabanıl tip
Normal fenotipe sahip birey, mutasyona uğramamış.

Yağ
Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik.""
Submitted by: ""

Yağ asidi
Esterlerle bileşikler yaparak yağ moleküllerini meydana getiren maddeler. Bir ucunda karboksil grubu bulunan hidrokarbon zinciri.
Submitted by:

yağmur gölgesi
Nem getiren ve yağış bırakan rüzgârların geldiği yönün aksi tarafında olduğu için az yağış alan veya hiç yağış almayan, siperde kalmış dağ yamaçları.
Submitted by:

Yangı İnflamasyon
Yaralanmaya karşı dokunun gösterdiği reaksiyonlar. Ağrı, ateşlenme, kızarma ve iltihaplanma.
Submitted by:

yangısal tepki
Hastalık yapan etkenlere karşı vücut savunmasının sıcaklığın yükselmesi, ağrı, kızarıklık ve şişme şeklinde gösterdiği tepki.

Yapısal gen
Hücrenin yapısı ve metabolizması için gerekli RNA ' ları kodlayan DNA dizisine verilen genel ad.""
Submitted by: ""

Yaprak
Bitkilerin dallarında bulunan ince ve geniş yüzeyli yeşil renkli organlarına yaprak denir.
Submitted by:

yarım ay kapakçıkları
Kalbin aort ve akciğer atardamarına açılan bölgelerinde bulunan kapakçıklar.

Yaşam döngüsü
Bir organizmanın döllenme anından onun üremeye başlayacağı zamana kadar geçirdiği tüm yaşam süresi.""
Submitted by: ""

Yavru Döl Seçimi
Progignere-ileri çıkarmak Deneme eşleşmeleri yaparak ve yavruyu gözleyerek genotipin saptandığı bir üreme programı.
Submitted by:

Yayılma Alanı
Belli bir türün yaşadığı yeryüzü kesimi.
Submitted by:

yoğunluk
Birim alanda ya da hacimdeki bireylerin sayısı.
Submitted by:

yoğuşma"
. Yoğunlaşma. 2. Gazdan sıvı hale geçiş."
Submitted by:

Yumurta
Ovum-yumurta Spermle döllendikten sonra aynı türün yeni bir bireyini verecek olan dişi üreme hücresi.
Submitted by:

Yumuşakçalar
Vücutları genellikle yumuşak ancak sert kalkerli bir kabukla örtülü, vücudun arka kısmında yüzmeye, sürünmeye vb. iş lere yarayan kaslı bir ayak organı olan, iyi gelişmiş bir kalple damar sistemleri bulunan ve özel solunum organlarına sahip, çoğu üyesi denizde yaşayan omurgasız canlılardır.
Submitted by:

yutak
Sindirim kanalının ağız ve burun boşluklarının arkasında kalan bölümü.

zar
Hücreyi ve çoğu organelleri çevreleyen lipit ve proteinlerden oluşan yapı.""
Submitted by: ""

zatürre
Akciğer dokusunun iltihaplanmasıyla oluşan solunum sistemi hastalığı. Alveollerin iltihaplanması ile ortaya çıkan hastalık (pnömoni).
Submitted by:

Zigot
Zygotos-birleşmek Döllenmiş yumurta. İki gametin birleşmesiyle oluşan hücre. Diploit jenerasyonun en ilk evresi.
Submitted by:

Zona Pellusida
Primordiyal follikül içindeki primer oositin ve Graaf follikülü içinde gelişmekte olan ovumun, etrafını saydam zar şeklinde saran glikoprotein tabakası saydam kuşak Zona pellucida, ovulasyon esnasında dışan atılan ovumun da çevresini sarar fertilizasyon oluştuğu takdirde, gebelik ürünü blastosist haline gelinceye kadar varlığını korur
Submitted by:

zooloji
Biyolojinin hayvanları inceleyen dalı.
Submitted by:

zooplankton"
. Hayvansal plankton 2. Suyun hareketiyle pasif olarak sürüklenen fotosentez yapamayan bir hücrelilerin oluşturduğu topluluk."
Submitted by:

Zoospor
Zoon-hayvan+Sporos-tohum Eşeysiz olarak üretilen kamçılı ve hareketli spor. Alglerde ve mantarlarda, herhangi bir yüzücü spor.
Submitted by:

zorunlu aerob
Hücre solunumu için oksijene ihtiyaç duyan, oksijensiz ortamda yaşayamayan organizmalar.
Submitted by:

zorunlu aerobik
Hücre solunumu için oksijene ihtiyaç duyan, oksijensiz ortamda yaşayamayan
Submitted by:

zorunlu anaerob
Oksijeni kullanamayan ve oksijenin olduğu ortamlarda yaşayamayan organizmalar.
Submitted by:


Submit a name